Genellikle Isfahan Şahının oğlu ve asıl adının Ahmet Mırza olduğu kabul edilir. Kerem'in babasının haznedarlığını yapan Ermeni bir keşişin kızı Aslı ile Kerem arasındaki aşkı anlatan, 16.-17. yüzyılda ortaya çıktığı sanılan bir halk öyküsünün (Kerem ile Aslı) kahramanıdır. Dinleri ayrı olduğundan dolayı bir türlü biraraya gelemeyen 2 gencin öyküsüdür. Ancak yine de bu konuda tam bir kesinlik bulunmamaktadır. Bu anlatış biçimi temelde aynı olsa da kahramanların konum ve inançları anlatıldığı yere göre farklılık göstermektedir. Ancak öykünün, 16. yüzyılda yaşadığı varsayılan Kerem Dede ya da Aşık Kerem adlı bir aşığın şiirlerinden oluştuğu ihtimali ağır basmaktadır. Aşıkların böylesi hikayeler yaratması ve anlatması geleneğinin yaygınlığından hareketle gerçekliğinden öte anonimleşerek bir halk anlatısına dönüşmüş olabileceği açıklanabilir bir durum gibi görünmektedir. Öykü, Balkan ülkelerinden Orta Asya'ya dek çok geniş bir alanda ve değişik dillerde anlatılır. Kerem, halk türküleri açısından aşkın ateşini simgeler. Bazı araştırmacılar tarafından ise Karacaoğlan geleneğinin de temelde Kerem anlatıları ve türkülerinden ortaya çıktığı varsayılmaktadır.