aşk, sevmenin doruk noktası. ben değil, sen değil, biz olma saplantısı. evliliğin ya da başka birinin öldürdüğü düşünülen büyük bir kalp çarpıntısı.
aşkın ömrü, sürdürebilme becerisi. ateşi canlı tutma yeteneği.
ne kadardır peki aşkın ömrü? yazarın dediği gibi askin omru uc yildir mı? peki öyleyse yaşları 80'lerde insanların hala birbirlerinin gözlerine baka baka seni seviyorum demesi? çok mu ütopik? çok mu kurgusal?
aşkın ömrü ona biçtiğimiz ömür kadardır. aşkın ömrü biz ne kadar sürmesini istiyorsak, aşkı yaşatmaya ne kadar istekliysek, işte aşkın ömrü o kadardır.
gerçekten azdır. Bir kişiye duyulan aşk ömür boyu sürmez. Zaten sürseydi de cok salakca olurdu. Çünkü aşıkken sevilen kişiden başka şeyi gormezsiniz. Buda hayatınızı cok etkiler.. ee bide bunun cok uzun sure oldugunu dusunursek cok salakca gozukuyor.
illegand :yaaa witch aşkın ömrü ne kadar? witch : şimdi canım benim bu konulara girmeyelim. öncelikle aşk diye birşey varmı bunu tartışmak gerekir. ben şahsen yok diyorum. illegand : ulan sen değilmiydin daha önce aşk var aşk var diye ortalıkta dolaşan. witch : o konuyu karıştırma o önceki mevzuu canım. konumuz aşkın ömrü. illegand : e o zaman aşkın ömrün aşık olduğun kişiye kavuşunca biter diyebilirmiyiz witchcim? witch : diyebiliriz diyelim senin gönlün olsun canım. illegand : eyvallah abla. witch : gözümsün kardeşim. *
aşk ancak Allah ile kul arasında gerçekleşebilir insanlar arasındaki aşk değil sadece sevginin yoğunlaşmış halidir. insanlar arasındaki karşılıklı cinsel ve duygusal arzuların başlangıcı ile sonu arasındaki "t" kadar sürenin toplam hesabıdır.
Balon gibi bişey. Malum şahıs görüldüğünde kalbin pompalama gücüyle (bkz: güm güm atmak) tam gaz hava basılan ancak evli olduğu öğrenildiğinde fıssss diye acıklı bi ses çıkararak sönen, uçamayan balonun ömrü!!!
aşk uyumlu birlikteliklerde yerini karışılıklı sevgiye bırakır. Aşk denen, insanı yanıp tutuşturan şey aslında başka bir insan aracılığıyla kenarını köşesini süsleyerek ve güzelleştirerek hayran olduğumuz bir imajdır. Bunun tadına doyulmasa da, karışımızdaki insanın "gerçeğine" yaklaştıkça ve onunla tanıştıkça ayaklarımız yere iner. Onun üstüne giydirip yakıştırdığımız kostüm de düşer. Bu gerçek ve aşk kostümünü çıkarmış kişi, bizi birliktelik anlamında ne kadar tatmin ediyorsa, ilişki de o kadar sürer. Yani aslında ilişkiler aşkın gücünden çok kişiler arasındaki uyuma bakmaktadır. Aşkın süresi ise aşık olan kişinin karşısındaki insanı kafasında yarattığı imajdan ayrıştırma süresiyle aynıdır. Bu bir hafta da olabilir, bir yıl da olabilir, dört yıl da olabilir. Bu, hem insanın hayallere sarılma gücüne ve isteğine bağlıdır, hem de karşısındakini ne kadar gerçekten tanıma fırsatı edinebildiğine. Karşımızdakine duyduğumuz aşk yoluyla giydirdiğimiz ve süslediğimiz imaj, onun gerçeğine ne kadar yakınsa aşkın süresinin ve yoğunluğunun çok olması o kadar muhtemeldir. Ama dolu yaşanan ve birbirine alışılan ilişkilerde aşkın yerini birbirinden sıkılmaya ve mutsuz olmaya, veya birbirine alışıp birbirini severek mutlu ve uyumlu yaşamaya bırakması kaçınılmazdır.
etrafimda cok buyuk yaralar alan ve biten iliskilere baktigimda 3 ve 6 senelerine denk gordugum ikili ask suresi.
kaldi ki kim demis aski iki kisinin ayni anda yasamasi gerektigini? Ask ayrildiktan sonra taraflardan birinde devam edebilir ki bu da kisiye bagli bir durumdur , suredir. Ask bir zaman tanimina uymaz kanimca. bazen gelir bazen gider ama omur boyu surer bazi kisilerde. (bkz: askin omrunu sahibi belirler)*
aşkın ömrü, başka birini bulana kadar geçen süredir.
altı ay önce seni seviyorum, sensiz yaşayamam diyen birinin başka biriyle evlilik gününü kararlaştırması ile biter.
hemen ardından tekrarlanır aynı replik. seni seviyorum.. sensiz yaşayamam.