çelişkiler, kuruntular, ızdıraplar yaşatır . avucunuzun içinden kayıp giden aşkı güzelliği arar durursunuz her yabancıda. bağlanmaktır, kopamamaktır meziyeti zaten aşkın. yaşanmışlıklar, derine iter her şeyde onu arar, onu yaşarsınız. bir sonraki, bir sonraki gelenler bile belki , kimbilir unutmanıza yardımcı olacak bir süreç için içinizde yanan aşkı unutturmaya çalışacaktır. her şeyden habersiz olarak. süresi belirsizdir. ne kadar alışıp, nasıl sevdiğinizle alakalı süreçtir.
2. yılda unutursun. 2. yılın 6. ayında rüyanda görürüsün. sıç. hep aklındadır aslında hiç çıkmaz. zamanla öfke tükenir, hatırladığında yerini salak gülümseme alır. bakarsın ki beddua da etmiyorsundur. artık onu sevmiyorsundur.
cok garip bi surec. mesela aklindan cikiyo 2 saat fln bi mutlu oluyosun. sonra acep ben neden mutluyum diyip cevabi bulunca yine huzunleniyosun. birlikte oturdugunuz starbucks masasini gorunce bogaziniz dugumleniyo. onunla gecirdiginiz zaman dinlediginiz muzikler size onu geri getirip ruyanizdan uyandiginizda yalniz oldgunuzu fark ettiriyo. gercekten zor be seven icin.
hiç bir zaman unutmak mümkül değildir. herzaman aklının ve kalbinin bir köşesinde tozlanmış olarak durur, ara sıra üstünü üfleme gereği duyarsın o kadar.
kişisine göre değişir.
ilk aşksa sözkonusu olan biraz zordur unutmak.
yıllar geçer, hafızadaki kareler hep aynıdır.
aynı şekilde bakıyordur rüyalarınızda.
garip bir pişmanlık sarar ruhunuzu unutmak istedikçe.
ağlarsınız. 'ağlama ne olur' der yine.
rüya işte.
ilk'e özgü birşey midir bilmem bu.
yeri hep ayrıdır.
bir daha kimse beni onun kadar sevemez dersiniz.
unutulmaz sadece bir köşede saklanır.
küllenir.
x yıldır diye bir cevabı olamayacak soru. ama cevabı belirli değişkenlerle doğru orantılıdır.
neden mi? bu rakam bir kere kesinlikle hayatındaki kişinin güzelliği/yakışıklılığı ile doğru orantılı artar. ne kadar güzel/yakışıklı ise o kadar zor unutursun. nazist değilim ama bu böyledir kanımca.
ayrıldıktan sonra çevrende kalma süresiyle de doğru orantılıdır. mesela aynı sınıftaysan, aynı işyerinde çalışıyorsan hergün onu öyle ya da böyle görüyorsan yani...bombok hissedersin. unutamazsın. onunla konuşunca yerli yersiz umutlanırsın belki yeniden başlarız diye.
bir de hayatında bıraktığı etkiyle doğru orantılıdır. kişi olur; 2 sene hayatında olur ama son 1 buçuk senesi tarışmalarla, kavgalarla, kıskançlık krizleriyle belirli alışkanlıklara dayatılmış şekilde geçer. kişi olur; sadece 2 ay hayatında olur ama hayatının o ana kadar yaşadığın en güzel dönemini onunla geçirirsin ve her şey sana mümkün, gökyüzü daha mavi, ağaçlar daha yeşil görünmeye başlar. işte böyle insanlar ile beraberlikte de süre değişkendir.
bu süre bazıları için ecelin kapıya dayandığı vakittir; ki onlar aşksız yaşayamazlar.
ha bi de, aşk unutulmaz sevgilim, sevgili unutulur; aşk öksüz kalır o olur.
aşkına maşkına bağlı değildir. sevenin, daha doğrusu sevdiğini söyleyenin hüzünbazlığına bağlıdır. kısaca kendini sikertmek istiyorsan aga, hiç unutmazsın aşkı sevdiğin d gözünün önünden gitmez, ama istersen unutursun hacı.
kimse kimsenin kafasını ütülemesin o yüzden..
ha sevgilin aldatır, belki kaybedersin, kaderden kaynaklanan ani bir şey olur vs. vs. eyvallah.. ama öbür türlü kimse şöyle böyle demesin.
hiç kimse bi başkasının kimsesi olamaz, belki olur da, yokluğuyla hiç olamaz. anlaştık mı?