olmayan tanımdır. ya da vardır ama o kadar çok vardır ki, ortak payda da birleştirmek mümkün olmadığı için yoktur. herkesin hissettiği aşk farklıdır. birine sorsan ben şöyle aşk yaşıyorum ulen ya sen? desen, yok ulen ben daha çok seviyorum, daha farklı benimki der. bu böyledir. soyuttur. ruh gibidir. ruhundan daha yakındır sana.
buhar yapmış camda sevgilinin isminin baş harfiyle kendi isminin baş harfini kalp içinde çizmektir aşk. Yaşın 10 da olsa 20 de olsa bunu yapıyorsan aşıksındır. Ben çok yaptım bundan son zamanlarda ama o yapmıyor galiba sözlük, üzülüyorum.
aşk dediğimiz olay kimyasal bir tepkimedir.
ateş-barut misali çaktığın an puff olur. kimse birbirine çakmadan hisseleri sevgide tutmak daha akıllı bir yatırım olacaktır.
aşkın bi çok tanımı vardır. bunu yanında bilimsel tanımları da vardır tabii. yok göz bebekleri büyür, yok kalp atışları hızlanır, yok midesine ağrı girer falan. bana göre ise kontrolümü kaybetmemdir. onun yanında karakterimin, kişiliğimin, davranışlarımın tamamen devre dışı kalma durumudur. bi nevi salaklaşma durumu yani.
o an akvaryumda mal mal bakan japon balığı gibi bakarım. bi çok şeyi kontrol edemem. zamanı ağır çekimde yaşamam da cabası tabi. kimsenin dikkatini çekmeyen anları da yakalarım. o kadının saçları rüzgarda savrulur. eğer aşıksam o saçların her bir telinin savruluşunu ağır çekimde izlerim. o an ki zamanı yaşamayıp da kendi zamanımı yaşama durumu gibi. etrafın umrumda olmaz pek.
tam bir tanımı asla yoktur. her bedende ve beyinde farklı şekilde yaşanır. her insanın farklı yaşayacağı bi şeydir. kimisi 'benden başkasına yar olamaz' diye düşünürken kimisi de 'onun bu dünyada varlığıyla bile mutlu olur. kimisi ayrıldıktan sonra bile başkasıyla beraber olmasını kaldıramaz ve intihar eder. kimisi de onun uğruna kurduğu çilingir sofrasında tokuşturur kadehini.