turkmax'ın toplamda 8826 kere verdiği bu film bu akşam kanal d ekranlarının sağ üst köşesinde "tv'de ilk" ibaresiyle yayınlanmıştır veya yayınlanmaktadır.
fahriye evcen'in elinin ne kadar ağır olduğunu anlamamızı sağlamış filmdir. son sahnede tolgahan şayışman'a attığı tokadı ben yesem bayılırdım heralde.
türk işi romantik komedidir. maç, kaza, tesadüf vs. vs. gözünüzü seveyim mantık aramayın filmlerde. illa mantık arayan varsa matrix falan seyretsin.
(bkz: ya ne olacağıdı)
Tekdüze bir filmdir. izlenilmese de çok bir şey kaybedilmez. Ancak bazı sahneleri sıcak ve samimidir. Bu yönleri ile birçok hanım kızın gönlüne taht kurmuş filmdir.
filmdeki karakterler tanıdık senden benden bizden. mekan bilindik her gün önünden geçtiğimizden. bir de fenerbahçeli iseniz tadından yenmeyecek bir film lakin o kadar. fazlası yok eksiği var hatta. o eksiği ancak fenerbahçe fanatizmi doldurabilir.
sadece fahriye evcen için bile izlenebilecek güzel bir filmidir. yaprak dökümündeki memoli modeli geriye yaslanmış saçı, soğuk bakışları ve donuk duruşuyla çok da sevemediğim fahriye evcen o kadar güleryüzlü, sevimli ve güzel ki bu filmde dediğim gibi sırf onun için izlenir. ayrıca zaten romantik komedi konusunda eksik olan sadece yarı çıplak kızların olduğu erotik temalı gençlik fimlerinin çekildiği türk sinemasında bu kadar sıcak, içten ve hoş bir yapımı görebilmek gerçekten takdire değer. murat şeker'in, sugarworkz'un ve tüm oyuncuların eline sağlık.
klasik romantik-komedi filmlerinin dışına pek çıkamasa da diyaloglarıyla kendini sevdirmeyi başarmış bir filmdir. aynı yönetmenin bir diğer filmi için buyrun ; (bkz: aşk geliyorum demez)
başrolde yine tolgahan sayışman abimiz var lakin esas kız değişmiştir.
filmin tanıtımını izlediğimde, tamamının izlemeye değer olduğunu düşünmüştüm. izledim, öyle değilmiş. birşeyler eksik kalmış, sanki ne yapsalar tamamlanamayacakmış gibi.
filmin güzel olmasının yanı sıra pınar'ın odasında ki audrey hepburn tablosuyla beni benden almış filmdir,öyleki tabloyu gördükten sonra hep acaba kızın odasına girerler mi,kızın odasın da bir olay olurda kamera ordan çekim alırmı diye kendi kendimi yedim ekran başında..
-aşkım ben yapamayacağım yaa!!
-neden ??
-yarın beşiktaş macı var; bugun şey yaparsak yarın da beşiktaş bizi şey yapar...
-(sinirlilik ve ardından gelen sağlam bi tokat)
-şaka yaptım ya
-(öncekine göre daha sağlam bir tokat ve filmin kararmasıyla beraber gülüşmeler :D:D)
içerisinde hatalar barındıran film. basroldeki eleman ugur'un, kankasıyla tavla macı yaptıgı sahnede hata var. kankası zarı atıyor ve sonra düşeş ya da dübeş diyor ve ardından ekliyor: mars!
lakin tavlayı az biraz bilen birisi hatayı kolayca fark eder. kamera tavlayı ilk gösterdiği anda iki oyuncu da pulları toplamaya başlamışlar. kısacası marslık bi durum yok ortada. ha tabi ki oyunun kuralları değiştiyse orasını bilemem.
hayatımda üç kez izlediğim ve daha da izleyebileceğim tek film. lakin kötü bi yanı var. tehlikeli bi film. mesela siz bu aralar bi kızın peşinden koşuyo olabilirsiniz ama bu filmi izledikten sonra "bana ne ya, daha da koşmam peşinden" diyerek tüm çabalarınızdan vazgecebilir, aşkı tesadüf eseri bulmayı göze alabilirsiniz. tabi...