istanbul asıklarına bir film olsa gerek.
ankara'nın en sevdigim yanı istanbul'a donusudurculerin filmi olsa gerek.
ya da baskasının cocuklarını kendi cocuklarıymıs gibi sevebilenlerin, baskalarının acılarına ve mutluluklarına kendilerininkiymis gibi yaklasabilenlerin filmi olsa gerek.
ask'ı her seyiyle sahiplenmek gerek sanki filmi icsellestirirsen. aniligiyle, kendi dogrularıyla, gorece yanlıslarıyla, beklenmedikligiyle, sıradanlıgıyla, sıradısılıgıyla, sıcaklıgıyla, sogukluguyla, hatalı tutumuyla, turnayı yureginden vurmalarıyla, kaderle, kendi elinle yarattıgın gelecekle, umutlarla, vazgecislerle, vazgecemeyislerle, duygu saganaklarıyla, okuzluklerle, sencilligiyle, bencilligiyle, sabitligiyle, tutarsızlıgıyla, mantıgıyla, mantık dısılıgıyla, nesesiyle, acılardan acı begendirmesiyle, guzeliyle, cirkinligiyle, egrisiyle dogrusuyla..
oldugu gibi..
her seyiyle sahiplenmek gerek.
cok elestirilmesi bundan olabilir.
benim hayatıma almanya´da devam etmeme sebep olan konu, "x" ülkesinde yaşarken sigara almak için girdiğim bir dükkanda, o an cebimde bozukluk çıkmaması, ve arkamdakio cok güzel alman kadının bana o çıkmayan o çok cüzi miktarı vermesidir, mesela...
eğer cebimde o çok cüzi miktardaki para o an cüzdanıımda olsaydı, yüzde 99,99 şu an sizin aranızda olurdum, ve birçoğunuz beni şahsen tanıyor olurdunuz.
sanırım koca sözlükte seven tek insanım. belki kendimden bir şeyler bulduğumdan, belki yalnızca dilediğimden seviyorum filmi. bayağı bayağı en sevdiğim film yahu bu. çıktığı günden beri bir gelenek gibi aynı gün aynı saatte izliyorum filmi. cidden bir tek ben mi sevdim Özgür ile Deniz'in hikayesini?
Neden-sonuç ilişkisi evrendeki her şey için geçerlidir.
Determinist kurallar dahilinde işleyen kainatta, tesadüf bulunmaz.
Tesadüf yoktur, neden-sonuç vardır.
Aşk tesadüfleri sevemez.
Sevseydi, leyla ile mecnun gibi olurdu, şirin ile ferhat gibi olurdu.
Mümkünatsızlığa aşık olmak beterdir, kainatta.
Toplum olarak aşk filmlerine bir önyargı ile yaklaşıyoruz nedense. Bence her aşk filminin altında özcan denizin çıkmasından dolayı. Bu önyargıyı bir kenara bırakıp filmi incelersek 2000 sonrası türk sinemasındaki en iyi aşk filmine aday bir yapımdır. Oyuncu açısından bakarsak belçim bilgin ve altan erkekli taş gibi oynamışlar fakat insan yine de mehmet günsür yerine neden başka biri değil diye soruyor...
Film zamanında ergen tayfaya ait gibi gözüktüğü için yaftalanmıştır. Zaten müslüm gürsesle başlayıp şebnem ferahla biten bir filmi beğenmemek olmaz. Önyargıyı atın ve izlememişseniz bu filmi izleyin.
aşk sadece tesadüfleri sevmiyor arkadaşlar.. amerikalıların "blind date" birilerin siz tanıştırdıktan sonra bir kadın ve erkeğin tanışması (aslında bir nevi görücü usulü). olmaz demeyin ben şahit oldum oluyor üstelik bu iki kişi 50'lerinde. Bildiğin aşk yaşıyorlar şu anda. umudunuzu yitirmeyin..