aşk kırmızı

    52.
  1. insanın hayatına kaç kişi girerse girsin sadece bir tanesinin yeri diğerlerinden çok daha başkadır... insan ömründe bir defa yürekten sever. 'çok kişi girdi hayatıma ama 2-3 tanesini de sevdim' diyenlerin bile eminim bir tanesinin sevgisi o sevdim dediklerinden daha üstündür. aşk böyle bir şey... “ben onu çok sevdim kalbimde yeri bambaşkaydı” dediğin kişi de yıllar sonra karşına tekrar çıkıyor ve hikaye burada başlıyor... mantık devre dışı, kalp devrede. kalbe karşı koymak ne mümkün. kocasını seven bir eş, kocası kalbine yenik düşüyor ve sonra olan oluyor... kadın aldatıldığını öğrendikten sonra hırsına ve öfkesine yenilir o da kocasını aldatır... bazı yerde çok duygulandım bazı yerde öfkelendim ama keyifle izledim.
    9 ...
  2. 11.
  3. +13 yaş sınırı getirilmiş osman sınav yapımı sözde türkiş aşk filmi. öncelikle siz siz olun filme giderken arkadaş kurbanı olmayın, o alınan bilet görülecek*. kurguyu yanlış yerlerde aramış osman sınav, sanki filmi çekmiş ama montajda sahneler silinmiş. bir şeyler eksik.

    ezgi asaroğlu' nun o ha ağladım ha ağlayacağım suratı, o mimik karmaşası insanı deli ediyor. ağlayacaksan ağla! yüz felci geçirmek nasıl bir şeymiş uygulamalı gösteriyor ezgi asaroğlu.

    nurgül yeşilçay herzaman ki gibi, yahu be kadın her rolde aynı kişiyi oynuyorsun. rol oturmamış.

    tayanç ayaydın, aktörümüz aliye deki sümsük rolünden maskülen bi role geçiş yapmış**
    osman sınav yapımı filmlere giderken tekrar düşünelim.***
    4 ...
  4. 6.
  5. Bu filmden çıkınca ağlayanlar "evim sensin" den cıktıktan sonra ağlayanlarla aynı kişilerse hiç bulaşılmaması gereken filmdir.
    5 ...
  6. 20.
  7. öncelikle,tayanç ayaydın'ın aliyeden sonra geçirdiği evrimi hepimiz görmüş bulunduk bu filmle.o kaslar o dövme o gamzeler en önemlisi nazlıyı ilk gördüğündeki o ağlamaklı bakışıyla yapma der gibi bakması beni eritti zannerdersem.
    yapılan yorumlara baktım da bi çok kişi beğenmemiş,yarısında çıktım diyenler bile var,bense bu sene izlediğim en vurucu filmlerden biri diyebilirim.belki karakterlerde kendi hayatımı gördüğüm için,belki başka yönlerden bakabildiğim için bilmiyorum.
    filmi aslında 3 kişinin gözünden yorumlamak lazım,aldatılan kadın,aldatan ve ilk aşkı arasında sıkışmış erkek ve ilk aşk.hepsi bi yönden haklıymış gibi dursa da filmi izlerken aldatılan kadına bi türlü anlam veremiyorsunuz.lan ben olsam hepsini sikerdim derken buldum kendimi,kadın gidip arkadaş oluyor nazlıyla. hayatına girmeler filan.çok ilginç gerçekten.ferhatın yaptıkları,önce nazlının yatağına girip sonra karısına dönmesi,karısının onu herşeyi bilirken o kadının yatağından kalkıp geldiğini bilirken hala kollarını açıp onu alması bize aldatılan ama bırakamayan çok seven kadını hatırlatıyor.e bi yere kadar gurur diye bişey var demeyin,insanın gözü yaşadığı şoktan hiçbişey görmeyebiliyor! bir yandan kocasını başka bi kadına yaptırması, orda iş arkadaşına da benim ondan neyim eksik,benden daha mı iyiydi diye bağırırken onun dudaklarına yapışmasını çok doğal buldum.insan o şoktan herşeyi yapabilir.yalnız oyunu fazla sürmesi ve ferhatın onu yakalaması,biraz sıktı gibi geldi.hele sonunda masal!a sahip çıkmaları,3ü birlikte resim yapmaları filan oha falan olduğumun resmidir.
    ferhatın yönünden bakarsak,evet karısını 'çok' seviyor ama aldatabiliyor.kim olursa olsun,ister ilk aşk,ister adriana lima aldatmanın hiç bir şekilde açıklaması yoktur.seven insanın aldatabilmesini de aklım almıyor.ama oğlumuz ferhat bi yandan nazlı ona artık durmalıyız derken duramayız nazlı,biz yıllar sonra bir araya geldik ve bişiler yaşadık bu tesadüf olabilir mi demesi,resmen karısına dur bakalım sen bi kenarda bende geçmişimle hesaplaşıp geleyim demesinden farksız.bi yandan nazlının yatağına girmesi,elinde şarapla gülle kapısında belirmesi,sonra ordan çıkıp hiiiç bişey olmamış gibi karısının yatağına girmesi bravo diyorum şerefsizliğine.ama oyunculuk olarak hakkını verelim ki,nazlıyı ilk gördüğünde o karnına yumruk yemiş gibi bakışları,ağlamaklı suratı,yapma okuma o şiiri der gibi bakması,nazlı intihar ettikten sonra kapı önünde kendini yere atarak ağlaması,çaresizliğin resmidir.
    nazlının yönünden bakarsak,ilk aşkı,ilk erkeği,kollarından çekip alınarak bi pezevege hapsoluşu insanın içini gerçekten acıtıyor.yıllar sonra ilk aşkıyla böyle bi ortamda karşılaşması,başka erkeğin kucağından alınması,orospu muamelesi yapılması,en sonunda başından kurtulamadığı belalısıyla birlikte kendini ölüme teslim etmesi.yazıklarla geçen bi hayatın sahibi nazlı.
    film boyunca sadece 1 şarkının dönmesi,ama her sahnede başka duygular hissettirmesi de ayrıca başarılıydı.
    5 ...
  8. 2.
  9. nurgül yeşilçay ın enfes göründüğü ilk teraser malum ortamlara düşmüştür.

    3 ...
  10. 38.
  11. insan hayatından 105 dakika çalan film. osman sınav yaptı güzel olacak diye bir kaide yok.

    edit: osman sınav was here!
    3 ...
  12. 3.
  13. nurgül yeşilçay varsa giderim. yeter ki kaba saba dizilerde oynamasın. bu cilveler bu minnoşluk onunla bütünleşmiş.
    fragmanın sonunda ilginç bir soru var.
    sevişirken gözlerine değen tek adamı reddedebilir misin?
    2 ...
  14. 21.
  15. porno morno değil. şu film amerika'da çekilmiş olsa dibiniz düşerek izlerdiniz. ha filmi beğenmedim orası ayrı. kurguyu önemsemeyerek sadece 1-2 sevişme sahnesiyle sansasyonel olmaya çalışmış bir film.
    2 ...
  16. 22.
  17. 9.
  18. filmi izlemedim ama kelebegin ruyasini izlemeden once fragmanini gormustum sinemada o yuzden konusu bikiyorum allah askina tayanc ayaydindan baska adam kalmadi mi oynatcak su tip T e bir adam nasil iki kadinin asik oldugu adam olarak oynatilmis anlamadim.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük