"davetiyeler, odalar
ve localar iki kişilik...
ya tek gidersin bi koltukta
ya biletler; iki kişilik...
ya tek kişiliktir bi yatak
ya yalnız yatılmaz; iki kişilik...
ya tek taraflıdır bi aşk
o da severse; iki kişilik...
başka kaç kişiyi seversen sev
bir sevda yalnız iki kişilik...
hele baş başa bi akşamda
masalar hep iki kişilik...
peki sen kimsin dediler bana
dedim üçüncü tekil kişilik...
peki dostluk var mı dünyada
dedim dünya iki kişilik...
çocuktuk çoktuk oysa
çok üzgünüm şimdilik..."
--spoiler--
Aşk iki kişilik falan değildir. Başta iki kişi başlasa da oyuna sadece tek kişi ölür oyun bittiğinde, hayalleriyle birlikte karışır sonsuzluğa, yaşayan bir ölünün yaşayan kanıtıdır artık.
aşk tek kişiliktir. aksi düşünülemez bile. eğer bir insan aşk duyduğu şeyi elde ederse o artık aşk değil alışkanlık olur.
ya elde edemezse...
işte tamda burada aşk başlar. hep ister, hep arzular, hep düşünür, uykuları bölünür, kimi zaman uyuyamaz, harkesi ona benzetir. aşk öyle bir şeydir ki tek başına güneşi kucaklarsın ama yine sevilenin sana verdiği soğukluğu bir türlü bitiremezsin.
aşk iki kişilik değil tek kişiliktir.
siz birine aşık olursunuz ve son.
ellerine, gözlerine, kokusuna, burnuna vs. çoğu zaman ruhu bile duymaz. buna rağman aşık kalabildiğinize göre aşk tek kişiliktir. aksi halde karşılık alamadığı an biterdi.**
ve ölümdür tek başına yaşanan.. eğer "aşk tek kişiliktir" dersen, ölümü yaşıyorsundur. karşılıklı olmadıktan sonra aşk olmaz. sadece aşk olduğunu zannettiğin saplantı oluşur. sonra da hergün ölürsün zaten.
işte bu yüzden ataol behramoğlu na hak ver ve iki kişi yaşa aşkı.