zamanla boşa üzülmüşüm ya bak şimdi umrumda değil dedirtse bile psikolojide geri dönüşü olmayan izler bırakan acıdır. her aşk acısı kalbe yapılmış bir askeri darbe gibidir. herşeyin normale dönmesi kaçınılmazdır ama o askeri darbenin etkileri hiçbir zaman geçmeyecektir.
ilk zamanlar "olamaz yaa", sonrasında "ben bunları haketmedim", daha sonrasında yaşadıklarının akla gelişi ve en sonunda kabullenme. bu devrelerde aileler ve dostların önemi çok yüksektir.
ilk baslarda, ilk ask yasandiginda cok aci verir.. ölmek istenir, abuk subuk dusuncelere daliniverir.. zamanla bu ask acisi nasir baglar. oyle ki, zaman gectikce alisilir.. eskisi kadar seneler boyu yas tutulmaz.. daha az caninin yandigi anlasilir.. seneler aylara, aylar haftalara sigar..
Güzel bir ilişkiden sonra , kaybedilenlerin arkasından yüreğimizin yanmasıdır aşk acısı.
Kimi zaman ağlatır , kimi zaman isyan ettirir. Ama sonunda eskisinden daha güçlü ve daha olgun olursun .
hiç geçmeyecekmiş gibi geliyor ama geçiyor hatta böyle bir acıyı hiç çekmemiş gibi hissedebiliyorsunuz... hiç acı çekmemiş ve hatta daha önce hiç aşık olmamışsınız gibi sevebiliyorsunuz birisini yeniden...
en derinlerden gelen depremler gibi sarsıcı bir acıdır.
zannedersin ki hayatta herşey insanlar içindir ve her başa gelen bir şekilde çekilir. bugün canını acıtan şey 3 gün sonra başına tekrar geldiğinde hazırlıklı olursun. tenine, gözyaşına, artık ruhuna mı neyineyse dokunmaz.
bu sefer başka diye başlarsın ama o bambaşka aynı olur. sen değişmedin çünkü seninle gelen değişti. yaşadığın yerler değişti ama sen hep aynısın.
karakter midir her ne zıkkımsa yapıştı üzerine, herşey geçmişin başka bedenlerde tekrarı oldu.
müstehak sana..
aşk acısıymış.
eh kaç kere daha yaşaman lazım ki derine işlemesin, bir daha karşılaştığında üzmesin?
yeryüzünde yaşanan acılardan biridir.zamanla geçer, tüketirsin biter. bir yenisi için yer açılmalıdır acı dolabında, örtersin üstünü göremezsin, sonra geçer...
"onca zaman sonra, onca sene, onca yol aldık yine düşmesin yoluma
içime dolmasın
seni içer gibi olmam bu sefer.
sen bile sigaraya döndüremezsin sen bile.
temmuz bile şubat artık!"