ağlayamamak

entry271 galeri2
    72.
  1. yaşanılan acıların, dertlerin, sıkıntıların, yenilen kazıkların bünyeden dışarıya atılamaması durumudur. bünyede biriken bu dertler topluluğu ağlanamadığı takdirde kalple bağırsak arası bi yerlerde birikip katılaşır. katılaştığı içinde bunun gözlerden çıkması gittikçe zorlasır. en sonunda ağlamayı başaran bünye; tpkı uzun dönem kabızlık ceken bir insanın günler sonra sıçması gibi aynı acıyı ve aynı sıkıntıyı yaşar. ama nihayetinde yaşanan rahatlama da aynı olacaktır.
    1 ...
  2. 71.
  3. yuttum ben gözyaşlarımı.

    hani vardır ya bir söz ağlayabilseydiniz anlayabilirdiniz diye.
    anlayamıyorum hayatı ben. duygusuzca yaşıyorum sadece...

    boğazıma birikiyor tüm yaşam, bir hıçkırıkla bitecek her şey biliyorum. bir damla gözyaşı bekliyorum sadece bir damla, ama ağlayamıyorum...

    ota boka ağlayan kızları eleştirdim hayat boyu. hatta tiksindim onlardan. yeter sus dedim içimden her ağlayışlarında. bari duygularınızı içinizde yaşayın diye isyan ettim sonunda, ama ben hiç ağlamadım.

    ağlayanları teselli ederken bile onları kıskandım içten içe. ağlamak istedim sadece. ama yine ağlayamadım.

    çevremdeki insanlar bana iyi dileklerde bulunurken hayat seni hiç ağlatmasın dediler. hep böyle gül, hiç ağlama! mutlu oldum. ağlamamayı güzel bir şey sandım ve ağlamadım.

    hayat beni hiç ağlatmadı. teşekkür ettim. ama nereden bilebilirdim ki ağlayamamanın ağlamaktan daha kötü olduğunu...
    daha acımasız,
    daha uzun süreli,
    daha çok yaralayan olduğunu...

    gözyaşlarımı silip devam edebilirim mutlu hayatıma ama boğazda oluşan düğümü silip atamıyorum ve hala ağlayamıyorum!
    6 ...
  4. 70.
  5. iğrenç bir durumdur... içinde biriktirirsin biriktirirsin ağlaman gerekir hem de salya sümük ama ağlayamazsın yaş gelmez gözlerinden... bu sefer içinde biriktirdiğin nefret,üzüntü vs. davranışlarına vurmaya başlar. ve ağlayamaman hem senin ruh sağlığın açısından hem de çevrendeki kişiler açısından çok zararlı olur.
    0 ...
  6. 69.
  7. dünyanın en boktan durumlarından biridir. tuhaf bir anlamsızlaşmaya başlar. o andan sonra o boğazdaki düğüm çözülmemek üzere kurar hükümranlığını adem elmasının üstüne. bir gün ansızın bir damla yaş sızar gözünden anlamsızca belki o zaman biter saltanatı. belki de sonsuz köleliktir, belki sonsuz derebeylik.
    1 ...
  8. 68.
  9. aglamak isteyipte, ağlayamamaktır. gözlerin, ağlamaktan o kadar harap olmuşki, ağlamak istesende ağlayamassın. yüreğin o kadar yanıyordur ki, ağlamak istersin ağlayamazsın. çaresizsindir, elinden bir şey gelmez, ağlamak istersin ağlayamazsın. çünkü ağlamak senin için günlük, normal hayatının bir parçası olmuştur. hep ağladık, devletimiz ağlattı(hangisi olursa olsun, kim geldiyse gelsin başa hepsi anamızı ağlattı)

    biz insanlar sırf çıkar yüzünden, insanlığı unutup, birbirimizi ağlattık. düşene bir tekmede biz vurduk, ağlattık. dost bildik ihanet etti, ağladık. sevgili dedik aldattı,
    ağladık. e artık ağlayamam normal, gözyaşı kalmadı.
    0 ...
  10. 67.
  11. kalbini sıkıştıran ve nefesini kesen bir ağırlıkla yaşamaktır.
    1 ...
  12. 66.
  13. gözyaşlarını içine akıtmaktır ki lanet olası bir durumdur. gözyaşlarınız sadece içine akmakla kalmaz kelimeleri de dizer boğazınıza; konuşamazsın, anlatamazsın üzüntünü! sadece içini acıtır acıtır acıtır...
    0 ...
  14. 65.
  15. Göz yaşının aktığı deliklerdeki tıkanma sonucu meydana gelir.
    1 ...
  16. 64.
  17. --spoiler--
    içinde çağıldayan her şeyin ona doğru aktığını bilip de anlatamamaktır.
    --spoiler--
    1 ...
  18. 63.
  19. daha çocuk yaşta hayatın sillesini yemiş vatandan ayrı düşmüşsünüzdür. hayatınız çilelerle yoğrulmaya başlamıştır. 3 yaşında anne ve babadan ayrılmak zorunda kalmışsınızdır. annesiz babasız bir hayat zordur. bir abla ve üç ağabey ile aile olmaya çalışmışsınızdır ama nafile. 13 yaşınızda anne yerine koyduğunuz abla elenir ve çok uzaklara gider. hayatınız bomboştur. yırtınırsınız ama nafile... birilerine seversiniz aldatılırsınız hayat ağlatır sizi. en son 19 yaşına geldiğinizde deliler gibi aşık olduğunuz insan gözlerinizin önünde can verir veda eder size, sevginize ve hayallerinize... yüz üstü bırakılmış gibi hissedersiniz. günler hatta aylarca ağlarsınız...
    aradan yıllar geçer 20, 21,...., 28 der yaşınız, ama akmaz gözyaşınız.
    hayata lanet edersiniz, en çok ihtiyaç duyduğunuz anda hatırlarsınız hayat gözyaşlarınızı bile alıp gitmiştir sizden...
    oysa ki sizde masum bir bebek olarak doğmuşsunuzdur.
    neydi bu kadar çilenin sebebi dersiniz... cevap bulamazsınız!
    sonra en okkalı küfürlerle bunca sene ağlamanın bedeli hiç ağlayamamak olmalı! der bir sigara yakarsınız, ve devam edersiniz yaşamaya indına!
    inadına göztepe! der gibi.

    Velhasıl zor iştir ağlayamamak; bir yürek taşıyrsanız kalbinizin olduğu yerde, seviyorsanız inadına... yaşıyorsanız inadına!
    2 ...
  20. 62.
  21. sonu saatlerce ağlamakla bitebilecek bir eylemdir.
    0 ...
  22. 61.
  23. gözlerden yaş gelmesi gerekmez, ruhun ağlıyordur.
    2 ...
  24. 60.
  25. 59.
  26. gözyaşlarının hayattan erken emekli olmasıdır. göz yerine kalpten ağlar b kişiler ve daha acı ve kesinlikle daha ızdırap vericidir.
    0 ...
  27. 58.
  28. ağlamak isteyip de ağlayamamaksa eğer, boğazda birşeylerin düğüm olması, akabinde kendinizi kasmaktan başınızın ağrımasıdır.
    0 ...
  29. 57.
  30. geçenlerde bir falcıya gittim, hamileydi. bana bir yarım saat kadar hayatımı okuduktan sonra dedi ki -üzülme bu da geçecek- dedim ki geçmez. bak dedi aslında ben pedogoji uzmanıyım ama diplomam bu ülkede geçmediği için falcılık yapıyorum, bundan 13 yıl önce kocamı ve kızımı trafik kazasında kaybettim, yabancı olduğum için pasaportumu alıp beni satmaya kalktılar tam 4 yıl gece gündüz ağladım, şimdi gözyaşı bezlerim kuruduğu için ağlayamıyorum. ve yeniden hamileyim ben bunca acıdan sonra dünyaya yeniden bir çocuk getirmeye karar verebildiysem sen de hayatına çok daha güzel bir şekilde, kendini başkaları için yıpratmadan devam edebilirsin ve gözyaşlarını benim gibi bol bol kullanma bir ömür boyunca yetecek gözyaşın olsun, çünkü ben çocuğum doğduğunda sevinçten ağlamak isterdim...susuyorum.
    1 ...
  31. 56.
  32. 55.
  33. genellikle çocuklarda görülen durumdur. ağlamayı yedirememekten de olabilmektedir bazen. bu çocuklar ıkınır sıkınır, domates kırmızısı olur suratları ama ağlamazlar. zararlıdır.
    0 ...
  34. 54.
  35. 53.
  36. deşarj olamama sendromudur. keşke olmasa da pöyküre pöyküre ağlansadır. hatta ağlamaktan titreşim moduna girilsedir.
    ilginçtir ki dertlerin en yoğun anında -ki eğer ağlayabiliyorsa insan- bırakır kendisini. ağlaması bittikten sonra * ise bir kuş kadar hafif hisseder. ağlamanın dayanılmaz hafifliği de bu olsa gerektir.
    0 ...
  37. 52.
  38. 51.
  39. gözyaşının akacağı yolu bulamayarak donup kalmasıdır gözün üstünde.
    0 ...
  40. 50.
  41. yaşadığınız şeylerden sonra artık kalbinizin olmadığını hissetmek gibidir. ruhsuz, duygusuz biri olduğunuz anlamına gelmez tabiki bu durum. sadece hissettiğiniz şeyin adı yoktur, o ne acıdır ne de bir yara. çaresi yoktur. bedeniniz artık bu durumu kabullenmiş ve tepki olarak duygularınız isyan etmiştir. kısacası : ruhunuzda artık ölü bir yanınız vardır. *
    1 ...
  42. 49.
  43. o kadar büyük bir acı yaşamıştır ki yaşadığı herşeyi onunla kıyaslar insan, artık ağlayamaz *
    1 ...
  44. 48.
  45. kendinizi duygusuz.. beceriksiz, anlamsız hissettirir.

    utanmış..

    Her dakika boğazın düğümlenmesi..

    Nefret etmek, sinirlenmek, hayaletler gibi dolaşmak. Her nefes alışta bünyenin gözyaşlarını gözlere yollaması, ama yetmemesi.

    boş bakan gözlerle, bembeyaz bir suratla, geçiştiren sözlerle dolaşmak. insanların endişelerini görmek. Siyah-beyaz fonda bir hayatın akıp gitmesini izlemek. Sahte sahte kahkahalar atmak. Kronik bir yaşayan ölü olarak, sahte üzüntülere şahit olarak solmak, batmak.

    kötüdür ağlayamamak.

    çığlık atmak istersiniz, duvar yumruklarsınız, yumruklarınızı sıkar, tırnaklarınızı avuç içlerinize batırır, dudaklarınızı ısırırsınız.

    ağlamak için iyi nedenleriniz varsa,

    haksızlık gibi gelir ağlayamamak.

    zaten ne adil ki.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük