21 yaşındayım ve en son ne zaman ağladığımı hatırlamıyorum.. 17 yaşında bir amcamı, dün gece de bir diğer amcamı kaybetmeme rağmen ağlayamadım.. babamın feryat ve figanına rağmen ağlayamadım.. babaannemin haykırışına rağmen ağlayamadım.. ağlayacağım zamanı ve bunun sebebini çok merak ediyorum..
tanım: kişinin zor durumda kalmasına rağmen gözyaşı dökememesidir.
acıların birikimine sebep olacak durumdur. bu birikimler kişiye biyolojik ya da psikolojik bir rahatsızlıkla geri dönecektir. insan boşaltmalı içindeki katranı. ağlayınız.
için dışına taşmaya çalışırken, sen etraf kirlenmesin diye, onu dirseklerinle bastırırsın göz çukurlarından içeriye doğru. işte bunu çok sık yapmış olmanın verdiği bir sıkıntıdır ağlayamamak. sonra öyle göğsün kabarıp durur her an organlarını püskürtecekmiş gibi. zorlarsın zorlarsın, ama olmaz, içine akıtırsan boğulur gibi olursun, sağa sola saldırırsın. kirletmesin diye akıtmadığın gözyaşların, bir zehir olup çıkar karanlık ağzından. halbuki keşke sağaltsaydın yaranı ve kimseyi kırmasaydın.
gözyaşlarınız yanaklarınızdan süzülemiyodur belki, ama ağlıyosunuzdur... bi yerde patlar ve gözyaşlarınız kurutur pınarlarınızı... güçsüzleşir, kendinizden uzaklaşırsınız... hıçkıra hıçkıra ağlamak rahatlatır belki sonunda...
bir nevi yüreğin kanaması olayıdır. sanılır ki kişi duyarsız ve kayıtsız kalmaktadır. halbuki gereğinden fazla yıpranmıştır. bir ağlayabilse hıçkıra hıçkıra ağlayacaktır.
rahatlayamamaktır. zira ağlayabilseniz, üzüntünüzü hafifletebilirsiniz. ama ağlayamamak öyle ağır ki bünyeye, yükünü, üzüntünü daha da katlıyor. duygusallık tavan yapmış, her şeye ağlayasın var, ağlayıp rahatlayasın var. yok anasını sattığımın göz yaşı akmıyor! ak ulan ak! ak da biraz olsun rahatlayabileyim.
ağlayamamak sorunsalı ... ağlayabildiğin zamanlara sükrettiğin oldu mu hiç ?
cıkmazlardasındır , acır bir yerler, derinlerde pansuman edilmemiş kabuk bağlamış yaralar vardır. küçük darbelerle aşınır gider kabuğu.. sonunda baslar dur durak bilmeyen kanamalar , acılar , terkedilişler... bir kez daha mı dersin evet bu soruna da cevap verecek olan yine kendinsindir çünkü cevrende kimse kalmamıştır. tam da bu ruh halindeyken göğsune yaslanıp hıçkırıklarla içindeki zehri dostunun yardımıyla dısarıya akıtmak istersin.. ancak baktığında etrafına senden baska kimsecikler yoktur ha tabi aç kalan afrikalı çocuğu yemeye gelen leş kargalarını saymazsak tabi... ağlamayı o kadar çok istersinki ama bir türlü akmaz o iki damla göz yaşı. belkide akıtmak istemiyorsundur zaten içeride kanayan bir yerler var birde gözlere zulmetmemek lazım diye düşünürsün.. onlarda mı kan ağlasın..