"Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin acı bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o gücün de artık yok olduğu ve yerini etkili bir sessizliğe bıraktığı anlardır. Bu türlü sessizlik ise en şiddetli elem gözyaşlarından daha gönül yakıcıdır."
kafa az uyuşuyor böyle, sakinleşiyorsun. bi de ağlarken şeyi seviyorum: gözyaşın, gözden direkt çeneye kadar akıyor ya hızla, radara takılmadan. (ağlarken bile mutlu olunacak bir şey aramak)
bak bunlar hep dram.
HERŞEY TEKRARDIR BiRAZ
öperse sakalımı biralanmış bir berber
aşkımın civcivleri kanatlanmış
merhaba
şiirlere kılıç çeken gökyüzü
yerin bu şiirde de bir çocuk ağlamasıdır
(yerin bu şiirde küçük bir çocuk ağlamasıdır)
yani ki sen
-arkadaş zekai özger-.
rahmettir. kötü şeyleri anımsatsa da güzeldir. bazen içte birikip dayanamayacak gibi olduğumuz özlem için, bazen dönmeyeceğini bildiğimiz biri için, bazen de aramızdan uğurladığımız sevdiklerimiz için akar.
ağlamak yaşadığını hissettirir insana. göz pınarları kuruyana kadar ağlandığı zaman görev tamamdır. artık güzel günler var demektir.
bi söz vardır: öz ağlamadan göz ağlamaz diye. aynen öyledir. öz demek kalpte biriken acılar demek.
öz ağlarsa gözünüzü durduramazsınız.
mevlana bununla ilgili şöyle der:"gözyaşının bile görevi varmış, ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış". ağlamak çaresizlik değil, zayıflık, güçsüzlük değil. insanın canı yanarsa ağlar. kadını erkeği de yoktur. ve ağlamak insanın kalbinin yumuşatır. düşünün bişe oldu ve sinirden deliye döndünüz. gözyaşlarınız akmaya başladı. bu sizi yumuşatmaz mı? o sinirli halden bir nebze de olsun uzaklaştırmaz mı? şahsen beni yumuşatır.
ağlamak doğaldır. sevindiğimizde kahkaha atmamız gibidir, üzüldüğümüzde ağlamak. ağlayan insanın kalbinde hala umut var demektir, ağlayabilenin.
necip fazıl ın sözleriyle bağlayayım:
--spoiler--
yaradan rahmetini kahrından üstün saydı,
ne olurdu halimiz, gözyaşı olmasaydı?
--spoiler--