kalabalık bir yerde başa gelir ise inadına ağlamaya başlarsınız, sıkmaya çalıştıkça..
belediye otobüsünde başıma gelmişti. kendimi uzunca bir süredir tutuyordum, eve gidince ağlayacaktım. lakin gözyaşlarım çok sabırsızdılar. etraftakilere sezdirmeden siliyordum onları, daha doğrusu öyle zannediyordum ki yanımdaki genç kız hiç bir şey söylemeden bana bir selpak uzattığında artık gizlemeye gerek olmadığını farkettim.
sonrasında bir yabancının hassasiyetiyle iyice duygusallaşmak, gözyaşlarının daha süratle vücudu terk edişi.. *
gözyaşlarınızın artık sizden bağımsız olarak ve içinde olduğunuz durumu sorgulayamadığınız anlarda akması durumudur. dişlerinizi sıkarsınız daha fazla ağlamamak için ama ok yaydan fırlamıştır bir kere... sözcüklere yüklenmeyen anlamları o küçük damlalar çok daha iyi özetlemiştir. **
aşırı bir şekilde duyguları bastırmaya çalışmak ve sonunda nafile bir şekilde duyguların patlak vermesidir. ağlamayı isteğe dayatmak zaten ağlamanın hakkını vermemektir. insan ağlamayı da gülmeyi de hakkıyla yapmalı ki, istediği zaman değil duygularını olduğu gibi yansıtabildiği zaman ağlamak da gülmek güzel olur.
hıckırıkların bogazında tıkanması sonucu artık nefes alabilmek için göz yaslarına dur demekten vazgeçmektir.bosluklardan bosluk beğenip haykırarak,hıckırarak caresizlikler içinde kendini avutmanın bir yoludur.