insanı ağlamak için gaza getiren bir şarkı.
yusuf taşkın 'kördüğüm çember dört duvar...' diye haykırırken gözden sıcacık yaşlar süzülür.
aşk acısına iyi gelir.
tekrar tekrar dinlersiniz. sözleri derinden etkiler sizi. tüyleriniz çoktan ürpermiştir. zaten intihar etmeyi düşünüyorsunuzdur bir de bu şarkı tam oturur bulunduğunuz duruma.
bugün vefat etmiş aysel gürel'in bu dünya üzerindeki aşıklara bıraktığı muazzam parça. sözlerinin öldürücü etkisi vardır, bir yorumcu olarak yusuf taşkın da başarılıdır. bu parçayla içmeden sarhoş olmak nedir, onu tadarsınız. kısacası her zaman dinlenilemeyecek kadar güzel bir parçadır.
baştan sona çok güzel olan ancak,
" habersiz kuşlar geçer
geceler zehir zıkkım
gözlerimi sel basmış
yağmurlar ardındayım
aşığım, ben sana çok aşığım
yola çık, yollardayım.. " kısmı bambaşka olan şarkı.
duvara karşıda sibel kekilli`nin inthar sahnesinde dinlediğimiz aynı zamanda ağır roman film müziğidir. her dinleyişte iç çektiren şarkıdır. "beni sen al, yeminim var" der, sizi sizden alır. bazı "ağla sevdam" günleri vardır ki o gece başka hiçbişey dinlenmez.
garip bi şarkıdır. sevda getirtir akla. hüzün çarpar gönüllere. hele ki vurmalıların girdiği yer adamı bitirir. yusuf taşkın' ın sesi aysel gürel' in kalemi şarkının dağıtan müziği ile birleşince ortaya bu güzellikte bir şarkı çıkmıştır. şarkının içinde yer alan müzisyenlere bakıldığında müziğin de neden o kadar koyduğu anlaşılmaktadır.
ağır roman'dan çok duvara karşı filmindeki sahnelerde daha vurucu inledikçe insanın tüm vücudundaki tüyleri diken diken eyleyen, ''of'' çekişler arasında dinlenilmesi en muhtemel şarkılardan birisi olan, bilimum içki yanında dinlenilmesi sonucunda, kişinin kendisini bilmez tehlikeli hareketlerini yapmasının da, daha da muhtemel olduğu şarkı... yusuf taşkın kişinin nefesini keser...