hafif aralik mevcut ise; daha once acilan fistiklarin kabuklarindan bir parcanin sivri ucunun o araliga yerlestirilerek kendi etrafinda hafifce dondurulmesi ile duyulacak "catirt" sesi akabinde acilmis olacak fistiktir.
hic aralik yok ise; muhattap dahi olmayin boylesi tutucu ve yobaz bir fistikla derim ben. zira cok zor verir kendisi icini...onla ugrasana kadar 4 tane fistigi goturmus olursunuz.
ulan onemli bir mevzu olsa bu kadar bilgilendirici entry icin kasmam kendimi.. niye bu kadar ciddiye aldim bu fistik acamama konusunu anlamadim...bir yerde bir yamukluk var ama sozluk, sende mi bende mi tam bilemiyorum. daha cok sende gibi duruyor gerci.
tırnakların uzun olmasının faydalanabileceğiniz sorun yaratan çerez. tırnaklar fıstık kabuğunun küçük aralığından içeri köklendiğinde sorun kendiliğinden ortadan kalkmış olacaktır. afiyet olsun.
Diş sokup kanırtacak bölgesi bulunmayan , dakikalarca uğraştırdıktan sonra tadının dakikalara layık olmadığı gerçeğiyle felsefeye sevkedebilecek varlıktır.
o fıstık açılmayınca cidden üzülüyorum abi böyle bi kandırılmış,dolandırılmış hissediyorum kendimi,sanki bi yerden izliyorlar benide o halime gülüyorlar gibi çok feci sözlük harbi çok feci etkileniyorum.
(bkz: it göt bok pis pislik)
fıstıkla arandaki inatlaşma o kadar sinir yapar ki, kaçarı yok mutfağa koşup kaptığın sağlamca bir su bardağının altı ile kırmaya çalışırsın, bu arada fıstığın kabuğu kırılırsa oh ne ala... yok eğer bardağı kırmışsan bu kez de boka sardığının resmidir... güzelim bardağa mı yanarsın, fıstığın inadının seni ezip geçmesine mi? bilemezsin... en güzeli inatlaşmayıp, fıstığı küçük kapalı dünyasında rahat bırakmaktır...
"nın amına koyim ben" diye devam eden cümlenin biraz daha başıdır.
sinir bozucu yemiş türü kırarsın olmaz. ordan saldır yok, burdan saldır yok, sanki altın arıyoz amk.
en son kırarsın dişinle ortadan ikiye oda dolar zaten hep ağzına kabuklarıyla, pahalı amk yemişi lanet gelsin kıyamazsın da ki atasın. ayıkla fıstığın taşını arkadaş ya.
ulan ne fakirmişim amk utandım kendimden ha.
anam duysa oturur ağlar şu yazdıklarımı, bilmez ki biranın yanında açılmayan fıstığın hikayesidir bu. *
tırnakla açmaya çalışırken tırnağın kırılmasıyla sonuçlanınca dişle kırılmak istenirse aynı eylemi dişe de uygulayan fıstıktır.
tadım gibi markaların karışık kuru yemişlerinden alınır. genelde bunların içinde bolca leblebi olurken süs niyetine içine atıldığını düşüneceğimiz kadar az badem ve antepfıstığı olur. o olan 3-5 antepfıstığından biri de açılmadı mı insan ne yapıp ne edip onu açması gerektiği psikolojisine kapılır. sonra da başta anlattığım senaryolar vuku bulur.
buradan fıstık üreticilerine sesleniyoruz!
açılmayan antepfıstığı istemiyoruz.
bir de siz kuru yemiş firmaları, dünya üzerindeki tek kuru yemişin leblebi olmadığını hatırlayın ve biraz daha oranlı davranın paketlerde *
tabakta cabuk acilanlar secilip acilmayanlar posete tekrar koyulur. ( aman ya biri yer belki) tek sen mi uyaniksin baskasi da yemez posetin dibinde garip garip bekler.