patavazsızlıkla karıştırılmamalıdır. laf, kıvrılmadan söylenmelidir. dobra olunmalıdır ama bunu dozunu kaçıranlar da vardır. açık sözlü olmakla patavazsızlıkla arasında ince bir çizgi vardır. insanlar genellikle bu çizgiyi aşar. dikkatli olunuz.
Bende de bunun biraz fazlalığı var. Fazla açık sözlü olmak iyi midir bilmem. Bunun için ya çok acı çektim hala da çekiyorum. Kızdıysam kızdım, sevdiysem sevdim, saklamam. Saklayamam ki. Senden de saklayamadım bazı şeyleri. Özür dilerim. Seni üzmek istemedim...
Bugüne kadar hiçbir zararını gormedigim canım özelliğim. Yapmacik davranıp, ufak yalanlar soylecegime açık sözlü olup icim rahat yaşamayı seçtim. Tavsiye ederim.
Lafı eveleyip geveleyip, diyeceğini açık açık söyleyemeyen insanları şoke eden kişilik özelliği.
Direkt insanların gözlerinin içine bakarak ne söyleyeceksem söyledim hep. Gördüğüm gözlerini kaçırma, lafı kıvırmak oldu hep karşımdakinden.
Istediğin kadar saygılı ol, kaybettirir Ve o insan sevilmez.
Insanlar ne kadar moron olsa da yalinlik korkusundan onlara duymak istediklerini söyle ve mutlu ol. Kural basit, zaten bunu secmeyeni de yok denecek kadar az.
yetişkin olunca herkesin herkesten beklentisi, ama kimseninde oralı olmadığı şeydir açık sözlü olmak. çok açık sözlü olduğun için kaybetmezsin, kendi değerini yansıtırsın, patavatsız olursan kaybedersin. bir de insanlar, açık sözlü ol deyince, mahremini ortaya dök denildiğini sanıyor. hayır öyle değil ki. sadece kafanda neler geçtiğini söyle demek isteniyor belli ki.
açık sözlü olmak iyidir ancak, muhataplarınız yaralanabilir ve yaralayabilirler.onun için açıksözlüler kedi gibi kendi yaralarını kendileri temizlemek zorundadır.
içindekileri, aklından geçen her şeyi uygunsuz bir şekilde iç organlarını ortalığa saçacak kadar dökmenin adı açık sözlülük ve dobralık oldu. Son yıllarda bu kelimelere yeni ve yersiz bir anlam kazandırıldı. aslında bu durum patavatsızlık ve cıvıklıktır. kimse kimsenin bütün düşüncelerini ve mahrem sırlarını duymak zorunda değil, bünye kusacak duruma geliyor.