azer bülbül

entry338 galeri27 video18 ses1
    230.
  1. 2 ...
  2. 229.
  3. baba özlendin be. çık gel artık, dudak büküp hor görmezsen sevdam dağlar delebilir...
    3 ...
  4. 229.
  5. 228.
  6. 227.
  7. "-güç bende artık." diyemeden tam atılgana dönüşecekken öldü gitti zavallı titrek.
    1 ...
  8. 226.
  9. O attığın Viagra ile karıyı sikemedin ama bizi siktin azer Baba.
    3 ...
  10. 225.
  11. 0 ...
  12. 224.
  13. 0 ...
  14. 224.


  15. allahına kurban reis.
    1 ...
  16. 223.
  17. kafa güzelken dinlenmesi tavsiye edilmez.
    1 ...
  18. 222.
  19. Dört bir yandan kuşatılmış şehir gibiyim.
    Hiç tadım yok yine zehir gibiyim.
    5 ...
  20. 221.
  21. Pisi pisine gitti.
    Rabbim taksiratini affetsin.
    3 ...
  22. 220.
  23. 219.
  24. Bir otel odasında ölü bulundu. Onun hayatını mahveden şey alkol ve uyuşturucu oldu.
    2 ...
  25. 218.
  26. Kendisiyle Yalova'da bir balıkçıda rakı sofrasında saatlerce sohbet etmişliğim vardır o günden sonra hayranı oldum. Mükemmel bir karaktere sahip bir insandı. Amansız bir sevda şarkısını dinlediğimde hala gözlerim dolar. Nur içinde yat güzel yürekli abim. Unutamam asla seni...
    4 ...
  27. 217.
  28. Bilinçsiz bir şekilde cinsel ilaç kullanımı sonrasında girdiği cinsel ilişki neticesinde ölmüş sanatçı.
    0 ...
  29. 216.
  30. fanatik bir galatasaray taraftarıydı rahmetli. Nurlar içinde yatsın.

    5 ...
  31. 215.
  32. Ölünün arkasından konuşmayı sevmem.iyisiyle kötüsüyle gitti ama tek bildiğim şey bu adam öldükten sonra bu kadar ünlü oldu.
    1 ...
  33. 214.
  34. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1117271/+
    Nurlar içinde yat baba.

    işte hakkında yazılan bir yazı,

    azer bülbül bakunin’in yanına göçtü
    azer bülbül (subutay kesgin) kars’ın arpaçay ilçesinde doğdu, almanya’da büyüdü, antalya’da şiddetli lodosun estiği bir kış gecesi (6 ocak 2012), üçüncü sınıf bir otelde, yalnızlık ve umutsuzluk içinde öldü.
    bülbül'ün kalbinin harap durumda olduğunu belirten adli tıp uzmanları, “kalbini çok ihmal etmiş. damarları tıkanmış ve 43 yaşında olmasına rağmen kalbi 70 yaşındaki bir insanda görülebilecek derecede yorulmuş” dediler.
    *
    azer bülbül, gerçek “öteki!”lerin şarkıcısıydı. bu ülkede bu ülkenin gerçek “öteki”lerini unuttuk biz!
    ahmet türklerin, selahattin demirtaşların temsil ettikleri değildir “öteki” aslında. bir avuç zenginin ezip sömürdüğü milyonlarca isimsiz yoksuldur öteki!
    işte sınıf bilinci olmayan milyonlarca ezileni, yoksulu azer bülbül temsil ediyordu.
    oysa ezilenlere, çaresizlikten başka hiçbir şey önermiyordu.
    onu dinleyenler gerçekten çaresiz insanlardı. ama çaresizliğin de bir bilinci vardır. çaresizliğin bilincini azer bülbül’den öğreniyorlardı.
    birahanelerde, kuytu kahvelerde, konfeksiyon atölyelerinde, ucu bucağı belirsiz küçük sanayi sitelerinin rutubetli, beton çatlaklarında sızıldayan bu ses o kadar umutsuzdu ki teslim oluşu önererek aslında direnmeyi öneriyordu.
    *
    edebiyat ve eleştiri’yi çıkardığım yıllar matbaacı dergi basımını geciktirmişti. bir an önce dergiyi alabilmek için yardım etmek istedim; dergiye kapak takılan, duvarları ankaragücü posterleriyle süslü mücellithaneye gittim. ilk kez orada dinledim azer bülbül’ün şarkılarını.
    kaynatılan tutkal kazanının yanına göğsünde kocaman bir hoparlörü olan bir teybe azer bülbül’ün kasetini koymuşlar, sesi sonuna kadar açarak “her an her şey olabilir”, “dokunmayın çok fenayım”, “hele aney aney”, “sol yanımdan vurdular beni”, “dayanamıyorum”, “üzülmedim ki”yi dinliyorlardı.
    kırım makinesinin mekanik sesi arasında azer bülbül’ün sesi dalga dalga yükseliyordu. herkesin hiç konuşmadan "azer" dinleyip çalıştığı bu iki saat, benim için türlü duyguların ve düşüncelerin yumağı içinde kavrulduğum saatler olmuştu.
    *
    uyuşturucudan kurtulmak için mücadele ettiği, unutturulduğu yıllarda, dergi büromun kapı komşusu beşinci sınıf bir menajerlik bürosundan çıkarken karşılaştık azer’le. tanıdım; asansöre bindik. iyileşeceğini söyledim; susarak ayaklarının ucuna baktı.
    *
    sistem bir türlü onu ele geçiremiyordu. düzenin bir parçası olmuş ve yoksulları kullanıp kullanıp satmış orhan gencebaylar, müslüm gürsesler gibi değildi.
    uyum göster(e)miyordu!
    onu en çok dinleyenler ankaragüçlülerdi.
    tanıl boralar, ahmet çiğdemler gibi tatlısu yazarları gençlerbirliği maçlarına gidiyorlar diye gençlerbirliği sol -damarı demiyorum- bir imgeyi bile temsil edemiyor ama, tam tersine varoşların tutkulu taraftarlarına sahip, bakunin’in balıklama içine dalası oranında çılgın taraftarıyla ankaragücü, yoksulları ve isyanı temsil ediyor.
    azer bülbül, bir sanatçıya yakışır biçimde, kimseye eyvallah demeden göçtüğünde bile, sistemin ntv’leri cnn’leri cemaatlerin bilimum stv’leri cenaze törenine ilgi göstermediler.
    *
    700 liraya günde 12 saat bir marketin kasasında yaşamını çürütmeye hapsolmuş milyonlarca kadının/erkeğin nasıl bir duygular dünyası olduğunu bilmiyoruz. cemal süreya, edip cansever, paul eluard okuyup operaya, tiyatroya gidiyoruz. (buna karşı değilim elbet.)
    *
    bu ülkede yoksulları tanımıyoruz. kuş gribi olduğunda kameralar zorunlu gösterdiği için sefaleti ancak görebiliyoruz. iş kazasında bile emekçilerimizi ekranlarda göstermiyorlar; onları tanımıyoruz!
    bu ülkede yoksulların yazarı da kalmadı, şairi de, devrimcisi de, sanatçısı da!
    *
    bu kadar üzüleceğimi bilmiyordum; yüreğim hâlâ o mücellithanedeki işçilerde kalmış.
    ahmet yıldız

    http://istiraki.blogspot..../2016/01/azer-bulbul.html .
    8 ...
  35. 214.
  36. Bu gece kapına dayanabilirim.

    ahh be reis ah be.
    4 ...
  37. 213.
  38. müslüm gibi entellerin oyuncağı olmadı.
    4 ...
  39. 212.
  40. 211.
  41. şimdiki yeni yetmelerden daha iyi şarkıcıydı.söz yazardı,şarkı bestelerdi,kendine has şarkı söyleme şekli vardı.şarkıları daha anlamlı,kulağa hitap eder cinstendi.enerjikti ve beyefendiydi.nurlar içinde yatsın.
    5 ...
  42. 210.
  43. hayatta iki vazgeçilmezim var ilki müzik ikincisi cimbomum demiş insandır.nurlar içinde yat güzel insan,mekanın cennet olsun.allah bir kez daha rahmet eylesin,kars'ın gururu.
    ekleme:galatasaray sözlükte yazan , asilfuzuli06 rumuzlu yazardan alıntı.

    avrupa'da estiğimiz yıllarda yanlış hatırlamıyorsam yanındaki televole ekibiyle galatasaray maçı izlediği görüntüler aklıma geliyor. o maçı izlerken acayip heyecanlanıyordu.
    galatasaraylıydı ve lise yıllarımızın en damar, en felaket anlarında şarkılarını dinlerdik. allah rahmet eylesin.
    3 ...
  44. 209.
© 2025 uludağ sözlük