"herkesin bir zirvesi var, benim niye yok?" diye düşündüğümde aklıma pıt diye düşüveren zirve (ya da zırva).
nasa'da, esa'da birkaç tane astronot arkadaş var, onlarla konuştum & anlaştık: bizi gayet makul bir fiyata ay'a götürecekler. et, kıyma, rakı, kola ne isterseniz benden. ama bir eksiğimiz var: uzay aracı. nasılsa ne nasa ne esa bize uzay aracı vermeye yanaştı, rusya'ya başvurduk, bize bir kamyon dolusu votka gönderdiler; "zaman zaman bu da iyi bir uzay aracı olur," dediler. haklılardı. ama biz dostlarımıza bir kıyak yapmaya çalışmaktan vazgeçmedik. astronot arkadaşlar oralardaki çöplüklerden & hurdalıklardan metal hırdavatlar toplayıp getirecekler; ben de dedemin traktörünün motorunu bir gece ansızın sökeceğim. astronot arkadaşlar bu sayede çok sağlam bir uzay aracı yapabileceğimizi söylediler. ben onlara güveniyorum, dedemin traktörünün motoruyla evrenin derinliklerinde izlerini kaybettireceklerini zannetmiyorum. her neyse. mazot parasını da siz aranızda bölüşeceksiniz; (bkz: her şeyi de bizden beklemeyin)*. depoyu fullledik mi neptün'e kadar gideriz.* ama oraya kadar gidersek geri dönemeyiz - zaten bizim hedefimiz de dünyanın uydusu sadece.
katılımın çok olmasını bekliyorum. sakın, "o uzay aracı bizi çekmez," gibi şüphelere kapılmayın; biz yaptığımız işleri sağlam yaparız. babam gaportacıydı benim!**