bakkaldan yada marketten (hernerden aldıysanız işte) bir türlü üzerindeki kapağı yırtmadan adam gibi açamadığız ürün. yaw yıllardır piyasaya sürülen ayranlar hep aynı, bir değişiklik bir ilerleme yok. kapakları kendimi bildim bileli böyle bir cins. bazıları acamadığı için hafiften biraz aralık bırakır orayı, yada kamışla direkt olarak deler öyle içer. ama ben bardak gibi olsun istediğim için 3-4 hamle yaparak acabiliyorum, sonunda da bardak şekline geliyor zaten o kutusu.
şimdi bunu ayran başlığına yazmak yerine :
(bkz: acılmayan ayran kapakları)
(bkz: cins acılan ayran kapakları)
(bkz: ayranların gıcık kapakları)
vs
vs
şeklinde de başlık acabilirdim ama son zamanlarda ki sözlüğün genel gidişi itibari ile böyle bir bilgide vermeyi gerekli gördüm. yani neymiş, denyo olmayıp gerekli şeyi sadece konuyla alakalı şeyin altınada yazabiliyormuşuz. gereksiz yazarlara duyrulur. hoş gerçi onlar yazmaktan okumaya fırsat bulamayacaklarya neyse...
rehavet ve uyku vermesinin sebebi sütü yoğurda dönüştüren bakterilerin kemosentez sırasında ürettiği laktik asit olan, tadından içilmez geleneksel lezzetimiz.
evde oturmaktan götü uyuşanlara tekrardan tarif edilirse,
öncelikle mutfağa gidilir, blenderın derin kabının içine, 3,5 yemek kaşığı süzme yoğurt, 6 parça küp şeklndeki buz parçası, 1,5 çay kaşığı tuz, 0,5 çay kaşığı kurutulmuş nane -toz halinde-, yarım diş ezilmiş sarımsak, kapta 2 parmak boşluk kalıncaya kadar soğuk suyu doldurduktan sonra blenderla güzel bir şekilde bu malzemeleri harmanlama işleminği gerçekleştiriniz. iyi bir karıştırmadan sonra, bolköpüklü, buz gibi hoş aromalı ayranınız hazırdır. evde babanız da varsa tatil gününde, "güzel olmuş lan bu, hadi bi daha yap" emriyle karşı karşıya kalmanız muhtemeldir.
amerikan askerlerinin aldığı notlarda
"restorandaki beyaz, ne olduğunu anlamadığımız sıvıyı denemeyin; tadı garip" diye geçen, ailecek sevilesi ve içilesi içecek.