aylak adam

entry259 galeri3
    58.
  1. selim ışık ve turgut özbenden önce varolan.
    --spoiler--
    işte yirmibirinciyüzyıl bu!: asfalta kusmak!
    --spoiler--
    2 ...
  2. 57.
  3. Yusuf Atılgan'ın muhteşem eseri. insanın kitapta kendinden bir şeyler bulması daha da sevilesi yapıyor kitabı. Hem ne demişler, Selim ileri'den önce Aylak Adam vardı.

    http://betusens.blogspot....010/08/aylak-adamdan.html
    1 ...
  4. 56.
  5. kanımca yusuf atılgan'ın en güzel kitabıdır. yusuf atılgan zaten iki eşsiz kitabını bırakıp erken yaşta aramızdan ayrılmıştır, o kadar iyi bir kitaptır ki arkadaşlar arasında birader aylak adamcı mısın? anayurt otelci misin? sorusunu sordurur. kitap yapı kredi yayınlarından çıkmıştır.

    diğeri için (bkz: anayurt oteli)
    2 ...
  6. 55.
  7. yusuf atılgan' ın harika kitabı. her okunuşta daha çok sevilen kitap. c.,tespitleri ve arayışlarının öyküsü.
    1 ...
  8. 54.
  9. eli paketlilere olan bir isyandır bu kitap, tüm sıradan insanlara olan öfkedir: çünkü c. olanla yetinerek, aramadan, düşünmeden yaşanılsın diye yaratılmış bir dünyada yalnızdı.
    --spoiler--
    biliyorum sizi. küçük sürtünmelerle yetinirsiniz. büyüklerinden korkarsınız. akşamları elinizde paketlerle dönersiniz. sizi bekleyenler vardır. rahatsınızdır. hem ne kolay rahatlıyorsunuz. içinizde boşluklar yok. neden ben de sizin gibi olamıyorum? bir ben miyim düşünen? bir ben miyim yalnız?
    --spoiler--
    0 ...
  10. 53.
  11. bu kitap, canlıymış gibi soluk alır kitaplığınızda. Nefesini hiç kımıldamasa bile ensenizde hissettiriverir. Elinize aldığınızda göz kamaştıran bir ışık huzmesinin içinden C.'nin çıkıvereceğini ve vücut bulacağını zannettirir. Öyle bir vücut bulma ki, elbet elinde bir şişe şarabı da olacak C.'nin. Serecek gazete kağıdını masaya; sonra portakalı, elmayı soyacak. Siz onu seyrederken belki konuşur, gevezelik eder sıradanlığın boktanlığı üzerine; belki ağzından tek kelime çıkmaz. Gözleri anlatır herşeyi. şişenin dibini görmek de isteyebilir o an; elini şişeye uzattığı anda çıkıp gitmek de. Ne yaparsa yapsın kalbinizin daimi mukimidir C, eski bir dost gibi. Siz onu ne kadar görmezden gelseniz de o bir şekilde varlığını duyurur.
    4 ...
  12. 52.
  13. oğuz atay'ın meşhur "tutunamayanlar"ına giriş niteliğinde bir başyapıt.
    2 ...
  14. 51.
  15. 50.
  16. bir yusuf atılgan romanı. kitap sürekli olarak bir arayış içinde yaşayan, tek düzelikten nefret eden, herşeye karşı; ama bütün bu karşı duruşlarının da farkında olan aylak adam c'yi anlatıyor. yazar kitapta bilinç akışı tekniğini şaşırtıcı derecede iyi kullanıyor. okuyucu kitabın başında c'nin hayatına eğlenceli bir oyunmuş gibi bakarken, c'nin hayatını şekillendiren şeylerin onun ruhunda nasıl travmalara neden olduğunu görerek şaşırıyor.

    yazar kitabın kurgusunu yaparken freudyen bir bakış açısıyla bakmış. c'nin mavi gözlü kadınlardan hoşlanması, bıyık takıntısı, kulağını kaşımak tiki ve bacak korkusu konusundaki yaklaşımı hep freud'u hatırlatıyor. kitabın en çok hoşuma giden tarafı ise ravel'in bolero'sundaki gibi yavaş ve tatlı bir havada başlayıp okudukça daha etkileyici ve sarcısı bir görünüme bürünmesiydi. ayrıca yusuf atılgan öyle bir karakter yaratmış ki, çoğu zaman okurken roman kahramanı c ile birlikte düşünmeye başlıyor ve garip bir şekilde bu sıradışı karakteri seviyorsunuz
    2 ...
  17. 49.
  18. keyifli ve derin bir roman. fakat sonu, yusuf atılgan'ın da sonradan söylediği gibi, öylesine verilmiş bir kararla tamamlanmış. dolayısıyla bir "roman" olduğunu hissettirmekte. ki bunun atılgan'ın ilk romanı olduğunu hesaba katarsak, bu durumu bir sorun olarak görmeyebiliriz.
    3 ...
  19. 48.
  20. 47.
  21. --spoiler--
    aylak adamın belki de ''b'' ile karşılaşmaması hakikaten onun hayrına olacaktır. ben karşılaştım, hiç de iyi insanlar değil, allah'tan o takside polis vardı da gidemedin.
    --spoiler--
    7 ...
  22. 46.
  23. gözyaşlarımın olduğu tek kitap.

    yaklaşık 6-7 yıl kitabevi işlettim. her gün bir şeyler yazıp, bir şeyler okuyan birisiyim. kendimce bir kaç roman ortaya koymaya çalıştım. fakat tek bir kitaba hibe ettim gözyaşlarımı. o da bu kitaptır işte..
    26 ...
  24. 45.
  25. insana nefesini tutturacak sahnelere sahip nefis roman.

    --spoiler--

    -sizi birine benzetiyorum galiba, dedi.
    gözleri koyu maviydi. sigarasını attı.
    -babamı tanır mıydınız? diye sordu.
    -bilmem ki... adı neydi?
    -unuttum, dedi.

    --spoiler--
    7 ...
  26. 44.
  27. 43.
  28. tek gerçeği gerçek aşkı aramak olan işsiz güçsüz adamın hikayesidir.
    öyle çeker ki içine.
    anayurt oteli 'nin yazarı yusuf atılgan 'ın enfes eseridir.
    5 ...
  29. 42.
  30. tembel değilse herşey beklenilecek adamdır. korkulur aylaklık tehlikeli haldir. yazarı tanımam...
    1 ...
  31. 41.
  32. "şimdi kadınların niye evlendiğini daha iyi anlıyorum: yalnız kalmak için..."
    7 ...
  33. 40.
  34. Okunması gereken Türk romanlarından biridir. Bundan yaklaşık 60 yıl önce yazılmasına rağmen konu, mekan ve verdiği fikirlerle bugünün romanı hissini verir. Teknik ve kurgusu güçlü bir romandır. Taşlar tek tek yerlerine oturur. Hem de sadece 160 sayfa.
    3 ...
  35. 39.
  36. C nin özellikle mavi gözlü bir bayan aramasının sebebi geçmişle ilgilidir. '' Annemi bilmiyorum . Ben bir yaşındayken ölmüş. Belki de teyzem, onun güzel, mavi gözlerinden bahsettiği için , bu gözleri gördüğümü sanıyorum. Mavi gözlerden hep hoşlandım.'' (syf 126)AYLAK ADAM YUSUF ATILGAN
    2 ...
  37. 38.
  38. '' Herkesin bir işi oluşu tuhaftı.'' (syf 52)
    0 ...
  39. 37.
  40. '' Sevmek!Kelimelere herkes kendine göre bir anlam , bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu? '' (syf 74)
    1 ...
  41. 36.
  42. ''Dünyada gereğinden çok kadın vardı ama, yalnız bir teki yoktu.'' Yusuf Atılgan- AYLAK ADAM (syf 100)
    2 ...
  43. 35.
  44. Kişiler :

    C.(Aylak Adam): 28 yaşındadır. Kolejde bir dönem boks yapmıştır. Kısa bir süre fakülteye gitmiş sonra bırakmıştır.Çocukluğunda yaşadığı olayların etkisinden kurtulmaya çalışır. Babasına benzememek için çaba gösterirken ona olan benzerliği onu kızdırır. Babasının tikleri ve zevkleri onda da vardır: içki içer , kadın düşkünüdür, bacaklara zaafı vardır. Taşıyamadığı yükler olduğu zaman hemen fikir değiştirerek kaçma yolunu tercih eder. Sürüden biri olmaya her zaman karşıdır. Sürekli etrafındaki durumları, olayları inceler ve normalde insanların fark edemeyeceği garip bilgilere ulaşır. Bu gariplikler üzerinde düşünerek onları oluşturan ve etkileyecek şeyler hakkında akıl yürütür. Kendince ilginç denemeler yapar.''Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor.''(syf 63) ''Bir de bana deli sevgilim diyor. Nerem deli benim? Paçalarıma sıçramasın diye demirin oluklu yerine işemiyor muyum?'' (syf 79) ''Yaman adamdı bu dilenci. insanların işten dönerken ucuza huzur satın aldıklarını biliyordu. Cumartesileri, pazarları gelmiyordu.''(syf 43)

    C'nin babası: Komisyonculuk yaptığını bildiğimiz kişidir. Romanda yaşamadığı için geçmişteki anılar sayesinde onu tanırız. C'yi etkisi altına alan özellikleri vardır. Kadın düşkünüdür. Hizmetçilerle gönül eğlendirir. Çocuğuyla ilgilenmeyen bir babadır. Arada sırada akşam yemeklerini birlikte yediklerinde dahi sohbet etmeye yeltenmez.

    Zehra teyze:C'nin sürekli aklına gelen kişilerden biridir. Başkalarında onu arama eğilimi vardır. Zehra teyzesi onun annesi kadar sevdiği biridir. Babasıyla ilişkisi vardır. C'ye bütün şefkati veren odur.

    Sadık:C'nin resim atölyesi olan arkadaşıdır. Orada hocalık yapar.

    B: C'nin aradığı gerçek sevgi. Sami'nin ablası. Genç bir yüksekokul öğrencisi. Mavi gözlü.

    Ayşe: C nin ayrıldığı sevgilisi. Ressam ve resim atölyesi var. insan resmi yapmaz. ''insanlardaki her duygu bir renktir.''(syf 20) Klasik müzik sever. C ile birlikte plaklardan birlikte piyano dinlerler. Ayşe , aylak adamın aklından geçenleri ve kendisini terk edeceğini bilir. Onu zorlamaz .

    Sami: B'nin kardeşidir. C'nin her zaman gittiği resim atölyesinde öğrencidir. C nin de bir portresini yapar. Yetenekli bir genç olması yönüyle verilir.

    Necmi, Fatma, Selma : Atölyedeki diğer öğrencilerdendirler.

    Şaşı hayat kadını: Sinemaların loca bölümünde anlaştıgı müşterileriyle takılan bir hayat kadınıdır. C onu teyzesine benzetir. '' Şaşı kadın karmaşık yollardan bana Zehra teyzemi getiriyordu. Dizinde yatarken yalnız benim bildiğim kokuyla dolu, kimi duran , kimi kıpırdayan dudaklarına bakardım. Arada eğilir, ben büyük , inanılmaz bir şeyler olacağını beklerken salt burnumun ucunu öperdi. Yüzü bana inerken gözleri şaşılaşırdı.'' (syf 10)

    Aktör: Aylak adamın meyhanede karşılaştığı bir aktör. Çok konuşan biri.

    Selim: C , Ayşe'nin kendisini Selim ile aldattığını düşünür.

    Haluk: Ayşe'nin eski sevgilisidir.

    Güler: C nin bir dönem aradığını sandığı kişidir. Koyu mavi gözleri olan güzel bir kızdır. Fakültede öğrencidir. Geleneksel bir aile yaşantısı vardır. Hayalinde iyi bir eş , yuva ve çocuk sahibi olmak vardır. C 'nin kendisinden çok farklı olduğunu bilir. Hayalkırıklığı yaşar. B'nin de yakın arkadaşıdır.

    Kemal: C'nin eski kız arkadaşı Ayşe ile evlenecek olan ressamdır. Hikayede hep Paris'e gitmiş olmasından bahsedilir. C nin evinde yan yana duran tablolardan biri Ayşe'nin diğeri ise Kemal'indir. Kemal son bölümde istanbul'a dönmüş olur.
    3 ...
  45. 34.
  46. Bir adam.. Geçmişi ve şimdiyi kafasındaki karmaşıklıklar içerisinde yaşayan aylak bir adam. işsiz : onun tek işi sokak sokak gezmek , babasından kalan mirasla geçinmek ve aradıgı gerçek sevgiyi bulmaya çalışmak

    Kitap dört bölümden meydana gelir:Kış , ilkyaz, yaz,güz.
    Romanın ilk bölümü okuyucuları hemen olayın içine çeker. Başlayan bir sürecin devamı gibidir. Lokantadan çıkmak üzere olan roman kahramanı bir yandan aradığı bir şeyden bahsederken bir yandan da garsonun yüzündeki çizgilerden , hal ve tavırlarından onunla ilgili analizler yapar. Yürürken kafası hep bir şeylerle meşguldur . Bunlar kimi zaman aradığı kişi , kimi zaman sokaktaki herhangi biri (dilenci, şaşı kadın vb..) , kimi zaman geçmişi(teyzesi,babası) olur. Her zaman sinemanın önünde bekleyen şaşı hayat kadını ilgisini çekmektedir. Zehra teyzesinin onu öpmek için eğildiği zaman şaşılaşan gözleriyle bu kadın arasında bağlantı kurar. Babasından kalma evde yaşar. Babası ona hiç çalışmamasını sağlayacak kadar miras bırakmıştır. Evle ilgili işleri hizmetçi, parayla ilgili işleri ise avukatı halleder.

    C , arada bir Sadık adındaki arkadaşının resim atölyesine gider. Orada Sami adındaki bir gencin resmini yapmasına izin verir. C nin başından beri aradığı bir şey vardır. Başta okurken bunun tam olarak ne olduğunu anlayamayız. Aylak adamdaki kafa karışıklığı okuyucunun da kafasını karıştırır. Romanın ilerleyen kısmında '' gerçek sevgi''nin peşinde olduğu açıkça ortaya çıkar. Bütün aylaklığı da bu arayışın getirisi veya götürüsüdür diyebiliriz. Sami bir gün onu yemeğe davet eder ancak C ev ortamındaki yapmacıklıkları sevmediğinden gitmez ve aradığı B ile tanışma fırsatını kaçırır.

    Sinemanın insanları oldukça etkilediğinden bahseder. insanları kayıtsızlıklarından ve asık yüzlerinden kurtarmanın yolu olarak sinemayı görür. Sinemadan sonra çoğu akşam olduğu gibi o akşam da içer. Eve dönünce korkulu bir rüya görür. Bir kadın ona babasına benzediğini söyler.

    C , ressam olan sevgilisi Ayşe'yi yolda birisiyle görür ve Ayşe'nin yüzü kızarınca aldatıldığını düşünür. Ayşe durumu ona izah etmek ister ; ancak onu bulamaz. Nasıl tanıştıklarını Ayşe'nin günlüğünden öğreniriz. Eski sevgilisinin Haluk adında biri oldugundan bahseder. Sonra B'nin hayatına bakılır. B'nin erkek arkadaşı da sinemaya sevişmek amacıyla gidenlerdendir. B onun tahmin ettiği gibi duygusal biri olmadığını anlayınca büyük pişmanlık duyar ve ondan ayrılır.

    ikinci bölüm ilkyazdır. Yazar yine aradığı gerçek sevginin peşinde etrafı gözlemlerken gözü iki kız arkadaşa takılır. O anda ikisinden birinin o kişi olacağını düşünür. Güler adındaki kızın peşinden giderken aslında aradığı olan B'yi kaçırır. Güler'i günlerce takip eder ve sonunda onunla tanışma fırsatını yakalar. Bu arada çok heyecanlı olan Güler, bir süreliğine oradan ayrılan arkadaşı B'ye mektuplarla yaşadıklarını anlatır. Güler, C ile aile , ev vb konularda beklentilerinin farklı olduğunu görür, hayalkırıklığı yaşar. Ertesi gün akşam birlikte yemek yerler . Güler sarhoş olur. C'nin evine giderler ancak aralarında bir şey geçmez. Geleneksel toplum yaşantısı Güler'in bir ilişki yaşamasına engel olur. Bu bölüm bir gün vapurdayken iki adamın yanlarına yaklaşıp sarkıntılık etmesinden dolayı C nin onlarla kavga etmesiyle biter. Güler'le o olaydan sonra bir daha görüşmezler.

    Üçüncü bölüm yazdır. C , yazı geçirmek için Caddebostan-Suadiye taraflarından bir ev kiralamasını avukatından ister. Bir gün plaja indiğinde resim atölyesindeki Sami ile karşılaşır. Yanında da ablası B vardır. C ,onun Sami'nin ablası olduğunu anlayamaz.Kız arkadaşı olabileceğini düşünür. Bu sebeple birbirlerini bilemeden tanışırlar. C'nin kaldığı evin yanındaki pansiyonda da Ayşe kalmaktadır. Ayşe , C'yi sahilde görür ve biten ilişkileri yeniden başlar. Birlikte pansiyonda yemek saatlerinde yemek yerler; ancak orası ailelerin de kaldığı bir yerdir. Diğerleri onların evli olmadığı halde bu kadar yakın olmalarından rahatsızlık duyar. Bu bölümde ilk kez bir kadına(Ayse'ye) ''seni seviyorum'' der. Ona geçmişinde olanlardan bahseder: babası, teyzesi . Babasının teyzesiyle olan ilişkisini , evdeki hizmetçileri ve kulağını sürekli kaşımasına neden olan kulak yırtılma hadisesini anlatır. Ayşe çok rahatsız olur ve devam etmesini istemez. Ayşe artık C ile aralarının tatsızlaştığının farkındadır. Ona ilk kez ailesinden bahseder. Ailesi oraya gelecektir. C'nin bir gün gideceğini bildiği için en sonunda Ayşe kısa bir not bırakarak ayrılır.Aylak adamın içi ferahlar sıkıntıya düşmeden ilişki sona ermiş olur. Bu bölüm C'nin şehre inmeye karar vermesi ile son bulur.

    Kitap güz bölümü ile biter. Bu bölümde C yolda B'ye çarpar ama birbirlerine dikkatli bakmazlar. C teyzesine benzettiği şaşı kadını görmeye gider ve onu evine götürür. Onda teyzesine ait şeyleri arar. Güler'le buluştukları pastaneye gittiğinde Sadık'la karşılaşır. Konuşmalarından Sami'nin ablası olan B'nin sinir buhranları geçirdiği ortaya çıkar. Tabii C hala aradığı kişi olduğunu bilmiyordur. Aylak adam hayatta herkesin tutanacak bir şeylere ihtiyacı olduğunu ve bu sebeple arayış içinde olduğunu arkadaşına anlatır. ilerleyen saatlerde Paris'ten gelen ressam arkadaşlarını ziyarete giderler. Kemal aradığı aşkı bulmuş, evlenecektir. Kemal'in evleneceği kişinin Ayşe olduğunu anlayan C kendisini haksızlığa uğramış gibi hisseder. Evinde yan yana duran iki tablo Ayşe ve Kemal'indir. ironik bir durum ortaya çıkar. Oradan ayrılan C bir tatlıcı dükkanına girer. B bu dükkanın önünden geçerken içine doğru bakar. Aradığı kişiyi bulduğunu anlayan C hemen arkasından gider; ancak B birden koşmaya başlar otobüse yetişmeye çalışmaktadır. Biner ve gider. C dolu bir taksiyi durdurmaya çalışınca kavga çıkar. Bundan sonra kimseye ondan bahsetmemeye karar verir. insanlar onu anlamamaktadır. B'yi yine kaçırmış olur.
    5 ...
© 2025 uludağ sözlük