aylak adam

entry259 galeri3
    259.
  1. Nedense bi' türlü olaylara, karakterlere odaklanamadım.
    Herkesin beğendiği kitap nedense bana çok sıkıcı geldi. Sanırım son zamanlarda çok eğlenceli kitaplar okuduğum için bu sarmadı.

    Belki ilerleyen zamanlarda bu eseri bitirecek ruh halinde olurum ve bitiririm..
    1 ...
  2. 256.
  3. içimdeki 'sinemadan çıkmış kişi'yi öldürdüler.
    1 ...
  4. 255.
  5. Yoksa her şey ben olmadığım zaman, benim olmadığım yerlerde mi oluyordu?
    0 ...
  6. 254.
  7. aylaklığı öven ve kent yaşamında romantizm etkisini tasvir eden bunun yanında romantizmi oluşturan kavramların bedensel etkilerini de paylaşan bir roman...

    bu romantizm zehirler....
    0 ...
  8. 253.
  9. insanı aylaklığa özendiren Yusuf Atılgan romanı. Ama bilin bakalım bizde ne yok. Evet para.
    3 ...
  10. 252.
  11. "sustu. konusmak luzumsuzdu. bundan sonra kimseye ondan bahsetmeyecekti. biliyordu anlamazlardi." cümleleri ile son bulan, kitaptaki karakterlerin isimleri olmayıp sadece bir harf ile okuyuca verildiği, her okunulduğunda farklı bir tat alınan kitap.

    hayatınızın bir döneminde mutlaka okumuş olmalısınız bence.
    2 ...
  12. 251.
  13. “insanın bir tutamağı olmalı. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez.”

    adamın ciğerleri solmuş, arada büyükçe nefesler alıyor. son nefesinde de kitap bitiyor ama adam ölmüyor.
    2 ...
  14. 250.
  15. Pek de bir şey öğretememiş keşke okumasaydın. Bende ayracı var bu kitabın ama hiç de merak edip okumadım.

    Yazılanlardan sonra iyi ki de okumamışım dedim şuan.
    0 ...
  16. 249.
  17. "insan geçmiş bir olayı kafasından kazıyıp attığını sanıyor. Değil. Tortuya benzer bir kalıntı var."

    bunu bana öğreten tek kitap!
    10 ...
  18. 247.
  19. "Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı." cümleleri ile biten bir kitap.

    okurken (bkz: ıssız adam)ı canlandırıyorsunuz gözünüzde. bir şeylere, birilerine alışmaktan korkan; alışkanlığın insanı körelten ve geriye götüren bir şey olduğunu düşünen bir adam. bu nedenle de ne özel ne de aile hayatında mutlu olamamış biri ( belki de hem özel hem aile hayatında bir türlü mutlu olamadığı için böyledir, bilemiyorum şimdi).

    Yusuf Atılgan'ın kalemi ile tanışmama vesile olmuş olan kitaptır, güzeldir. tavsiye ederim kesinlikle.
    1 ...
  20. 246.
  21. daha yarısındayken çamura düşüverdi bu kitap bana öyle boş ve karmakarışık gelmişti ki yerden alma zahmetinde bile bulunmadım.
    0 ...
  22. 245.
  23. bizdeki çağdaş romancılıkta yabancılaşma ve yalnızlık temasının işlendiği ilk göz ağrısı roman.
    bu güzel adamın güzel kitabına birkaç kelam daha etmek istiyorum.
    aylaklığa, alışılmışın dışında yani sözlüklerde ezberlenen tanımların ve halkın deyimler üzerinde yüklediği anlamların ötesinde, yazarın romanın kahramanı olan c.'ye yüklediği ustaca misyon vasıtasıyla bambaşka bir gözle bakmak mümkün oluyor.
    olayların meydana geldiği semtin sokak jargonu neyi gerektiriyorsa onu kullanacak kadar ustaca bir dil kullanmış olması, yazarın hem toplumun hem ayak bastığı toprakların iliklerine kadar yerlisi olduğunu gösteriyor. bu bağlamda; olaylar ile karakterler arası bağlantı ekseninde güçlü bir dil güçlü bir yapıtı ortaya koymuş.
    en akılda kalan bir kesitle yazımı toparlayacak olursam şunu tek geçerim: "sigarasından düşen sıcak külün yanağında yaktığı yeri oğuşturdu. bütün sıkıntım tez geçen bu sıcak kül yanığı diye düşündü. bu kadar rahatlık beni korkutuyor. hiç olmazsa birkaç gün sürecek bir hastalığa tutulsam!"
    eminim okuyucu burada beyzbol sopasını çıkartıyor ve c.'nin kafasını patlatıyordur.
    3 ...
  24. 244.
  25. Aylak denince aklıma t.w.d. Geliyor ne yalan söyliyeyim.
    0 ...
  26. 243.
  27. Asıl olan içimdeki bu boşluk mu? Değil. Bir şey var, ama eksile eksile var. Bu kısmı okuduğumda boğazımı düğümleyen kitap. Efsane.
    2 ...
  28. 242.
  29. Giriş cümlesinde anlatıcısı "Ben", birinci tekil şahıs olan roman. Ama ikinci bölüme geçildiğinde bir anda anlatıcı değişir ve üçüncü tekil şahısa döner. Peki yusuf atılgan bunu neden yapar? Her şeyin dışındayken özgünlüğünü, özgürlüğünü barındıran insan bir hikayenin içine girişinde kendini belirsizleştirir. Bu sefer kim olduğunun bir önemi kalmaz. Aylaklık da bir yanıyla bu kendilik hali için geçerlidir.
    1 ...
  30. 241.
  31. 29 yaşındayım ilk kez bir kitabı art arda okudum. niye bu zamana kadar okumamışım pişmanlığını yaşattı. garip.

    -galiba sizi anlıyorum.
    + yanılıyorsun. "Siz" anlanamaz, "sen" anlanır. Bazı kitaplarda "sizi seviyorum" u okuyunca gülerim. Sanki "siz" sevilirmiş! "Sen" sevilir, değil mi?
    -"sen"i anlıyorum.
    17 ...
  32. 240.
  33. aynı tramvaylarda savrulmamak için tutunmamız gereken tutmaçlara ihtiyaç duyduğumuz gibi, hayata tutunmak için de birine ihtiyaç duyarız,C. onunla aynı şehirde olduğunu biliyordu ve bir zaman onu bulacağını da,ama artık anlatmayacaktı çünkü anlamayacaklardı.
    okunmasını tavsiye ettiğim kitap.
    4 ...
  34. 239.
  35. 238.
  36. Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde gider gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insanlar yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur ; kimi müdürlüğüne ; kimi işine , sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi , en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. Öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. Herkesin, ‘Veli ağanın öküzleri gibi öküz yoktur’ demesini isterdi. Daha gülünçleri de vardır. Ben toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü , sahteliğini , gülünçlüğünü göreli beri , gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum : Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz , benimle birlik düşünen, duyan , seven bir kadın!..’
    7 ...
  37. 237.
  38. "herkes onun gibi değil miydi? En az umutlanmaları gerektiği zamanlar en çok umarlardı." (bkz: yusuf atılgan)
    1 ...
  39. 236.
  40. 235.
  41. Yusuf atılgan kitabı.

    B yi arıyordu. Ama ona da yetişememişti.
    Öyle hatırlıyorum.
    4 ...
  42. 234.
  43. 233.
  44. yusuf atılgan'ın türk edebiyatına armağanı, baştan sona bambaşka bir havası var ve insanı aylaklığa özendiriyor. yakın zamanda tekrar okumayı düşünüyorum. aylak adamı okuyup bu tarz başka kitaplar arayana oblomov önerilir.
    5 ...
  45. 232.
  46. Hayattaki kalıplaşmış her şeye karşı duran,kendi keyfince yaşamayı seven,sürekli arayış içinde olan,aylak bir adamın hikayesi.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük