rize de ayderin eline verecek yüzlerce yer varken ayder in bu denli meşhur olmasına hiç bir anlam veremiyorum.
ayrıca ayder bir yayla değildir rakımı 1350 metredir doğu karadeniz de yaylalar 1900 - 2000 metre rakımdan sonra başlar.
ayder bir pazarlama harikasıdır bunun bir nedeni de ayder de kaplıca bulunması nedeniyle bölgede yapılan ilk turistlik konaklama tesislerinin burada yapılmasıdır.
gerçekten doğayı sevenlere ayder den geçip yukarıya doğru, kaçkarların zirvelerine doğru 3000 metreyi aşmalarını öneririm.
ayder şu an aşırı yapılaşmadan dolayı uzungöl kadar olmasa da mini sultanbeyli haline dönüşmüştür. ayder in ırzına geçenleri tebrik
ediyorum.
not. ayder gezisi planlayan yazar arkadaşlara tavsiyelerde bulunulur, insaniyet namına.
iklim değişikliğini en fazla yaşayan yerlerden birisi. ne hikmetse çok sıcak bir yaz geçirdi. insan o sıcağı görünce geçmiş senelerde ağustosta soba yakıldığına inanamıyor.
çok guzel yerdir genelde yağmur oğleden sonraları yağar. Uzun göle uğradıktan sonra gidilmesi gereken yerdir. Zira ayder yaylasına gittikten sonra uzungöl biraz yavan kalıyor.
çadır kurmayı düşünüyoruz ayder'den de diğer yaylalara geçeceğiz, yağmur geceleri çok sorun olur mu merak etmekteyim. çadır husky bird, karadeniz için uygun göründü aldık. oranın havasını da bilemiyoruz. daha önce gidenlerin önerilerini beklerim.
yukarı kavrondadır. ayder merkezden 11 km bozuk yoldan giderek ulaşılır. merkez ile yukarı kavrun arasında cadır kuracak yerlerde vardır. yaylada çoğu zaman sislidir ara ara sis kaybolur ve manzara izlemeye fırsat verir.
güzel ilimizin güzel yaylalarından birisidir. ama -özellikle dışardan gelenler için söylüyorum- en güzeli değildir. ayderden çok daha güzel çok yayla vardır. sadece pazarlanamamışlardır. umarım öyle de kalırlar.
yayla görmemişlerin avuntusudur. arkadaşlar, ayder kaplıcaları vardır fakat ayder yaylası diye bir yer yoktur. yayla dediğin yerde ağaç olmaz. ayder yolundan yukarı çıkıp kavron yaylasını görün, ne demek istediğimi anlarsınız. gidip görülmesi gerkeken yerlerdir orası aşikar.
Türkiye de görülmeden eksik kalcaginiz dogaüstü bi yer. Tulum esliginde oynanan horonlar ve sicak insanlariyla burayi daha da cazibeli bir hale getiriyor. Bir animi anlatiyim. ayderde kalcaktik gece elektrikler kesilmisti bende onumu goremiyordum bakkala girdim ve bana pasta mumu verdi tüm yaylayi aydinlatcagimi dusunmus olmali ilk adimda sondu. Ayder candir kandir kışında gidilmelidir ama temmuzda bir baskadir.
artık bir beton yığınıdır hepimize hayırlı, orayı hiç görmemiş olanlara geçmiş olsun..
3 sene önce yine gitmiştim yapılanma yine vardı ama bu kadar değildi, şimdi sabah erken kalkan oteli dikmiş, dikilen oteller de ahşap değil bildiğin beton yığını.. kendimi istiklal caddesinde yürüyor gibi hissettim.. bu nasıl bir devlet politikasıdır arkadaş, burası doğa, buraya insanlar doğayla iç içe olmaya geliyor, otel nedir? kalacaksa pezevenk çadırda kalsın, kalamıyorsa siktirsin gitsin? benim güzelliklerimin önünü kapatmaya senin ne hakkın var?
rize ili sınırları içinde yer almaktadır. yaz mevsiminde doğanın her türlü tonunun olduğu ve kış mevsiminde ise karın ayrı bir güzellik kattığı yerdir. insanları çok sevecendir. dereleri, tulumu, horonun coşkusuyla dolu insanları, özel balı ve çam ağaçlarının gölgesindeki serinliğiyle yeryüzündeki cennettir.
1987 yılında bakanlar kurulu kararı ile turizm merkezi ilan edilmiştir.
Ayder Yaylası, dünya üzerindeki en muhteşem yerlerden biridir heralde. Bu sene 5. 'si düzenlenen Ayder Kardan Adam Şenlikleri için gittim ilk defa.
Rize'nin Ardeşen ile Pazar ilçeleri arsından Çamlıhemşin'e doğru tırmanışa geçiyorsun. Sonra Çamlıhemşin'i de geçiyorsun (ben kış şartlarında gittim) 1 saat kadar daha tırmanıyor yol. Sis Otel var orda. Onu görünce yaylada olduğunu anlıyorsun.
Her yer bembeyazdı. Kaçkar Dağları'nın eteklerindeydik. Kafamı yukarı kaldırıp zirveye doğru bakmaya kalkıştım ancak zirve mirve yok ortada bulutlar kesmiş. O kadar yüksek ki... Her yer kızılçam diyorlar heralde o yılbaşı ağacı olarak kullanılan çam ağaçlarıyla donanmış. tabi onlar da beyaz... Sonra aşağıdan fırtına deresi akıyordu. o da dondu donacak da işte "biraz şırıltı bu ortama hiç de fena gitmez" demiş gibi akıyordu. Arkadaş bir muhlama yaptılar bize orda akşam yedik onu beraberinde de kafaları... Böyle güzel bir şey olamaz. Sonra sabahında o ünlü karadeniz balı ve tereyağı ile inceden kahvaltı. öğlen yemeğinde yine o yöreye ait bir köfteymiş de özel ismi yok. Köfte ekmekle beraber rakı içtik. Kadehimi Kaçkar'a kaldırayım dedim ki o da ne bulutlar gitmiş. ama ben hala zirveyi göremiyorum. O kadar yüksek ki. O sıralarda ben 2. dubledeyken falan derinden bir tulum duyuldu şenlik başladı. horon oynandı taa ertesi gün sabaha kadar. sonra bakan geldi iş bozuldu. * neyse ayder hala ayderdi.
kar hala beyazdı. ve benim elimde yine rakı vardı. tabi bir de baharda gitmek lazımdı.
yazın en sıcak günlerinde kış mevsimini yaşatan, bankta otururken lost dizisindeki kara bulutu andıran beyaz bir bulutun gözünüzün önünden geçip gittiğini gördüğünüz, sabah uyandığınızda yapılabilecek en güzel kahvaltı mekanıdır. yeşil daha bir yeşil, mavi daha bir mavidir. orayı görmemek çok büyük bir eksikliktir.
yeşil, karadenizin tamamına hakimdir ama ayder yaylasındaki hava başka, su başkadır. gidenlerin otel yerine mutlaka pansiyonda kalması önerilir. pansiyonlar tepededir, çıkması zordur ama manzara harikadır, ev sahiplerinin yaptığı pilavı, o mis gibi tereyağlı, ballı kahvaltıyı, çayı, yazın en sıcak günlerinde bembeyaz mis kokulu bir yorganla uyuma güzelliğini yaşatan ayder'i kolay unutamazsınız. *
efenim en başta babamın memleketidir (annemin demedim bak ama).
rize'nin çamlıhemşin ilçesine bağlıdır. sürekli festivaller düzenlenen, bayır aşağı (veya yukarı) bir yayladır/köydür. gerek balık tesislerinde balık (ki sevmem), gerek kalegon tesislerinde et (ohş), gerekse peynirli muhlama (yirim) yiyerek doyabilirsiniz.
sıcak sulu kaplıcaları meşhurdur. ayrıca çeşme suyu da, öyle lezzetlidir ki ayderin, bir damla'dan veya aquafina'dan kat be kat daha güzeldir.
ayrıca, yukarı kesimlerinde arıcılık görülür. karadeniz'in en güzel balları toplanır ayderde. anzer'dekinden farkı, tadı anzer'inki gibi götüme değil de adam gibi bala benzemesidir, hem ilaç niyetine, hem de sofralık olarak yiyebilirsiniz.
insanları sevecendir. tulum çalarlar, horon teperler.
son zamanlarda fazla turistikleşip çivisi çıkmaya başlamışsa da süper biryerdir.
yazın doğa sporları ile rafting ve kışın hertürlü kaymalı aktiviteye izin verir.