siyaset nedir? bilgi işi, birikim işi. birikimin olmasa bile somutlama işidir. peki bu nedir? boş insan işi. onu yapan ülkücü, bunu giyen islamcı gibi şeylerle ancak sözlükte siyaset yapılır. neden? çünkü örgüt nedir, siyaset nedir, toplumsal hareket nedir hiç görmemiş ya da ucağından bucağından kaçan insanların ve gençliğin yetiştiği noktada ancak çürüme olur. başka da bir şey olmaz.
türkiye'ye özgü bir şekilcilikle içeriğine bakmadan harcanacak sosyaliste yapıştırılan "oyunculuk"tur.
aynı kafa kulağında küpe olan adamı döver, saçı uzun liseliyi "burası türk okulu" diye tokatlar ya da başörtülü bir kızı üniversite kapısında mağdur eder.
osa yeşil parka giyseniz otomatikman en bi' süper sosyalistsinizdir. türban takarak ya da sakal bırakarak mükemmel müslüman olur, elinizde şarap bardağıyla da müthiş çağdaş bir atatürk çocuğu olabilirsiniz. içeriğe takılmayınız, şekliniz uygun olsun kâfidir.
hiçbir anlam, ifade taşımayan önermedir. neden mi? çünkü siyasal bir düşünce tarzının birikiminden, formasyonundan ya da politik programından bahsetmek yerine onu savunanlar üzerinden bir siyaset yapma tarzı sevgili sözlüklerin yeni yetmelerinde çokça gördüğümüz bir şey. şimdi sormak gerekiyor aslında. diyelim bu heriflerin hepsi converse giyen götverenler, dağ devirenler, bunların hepsi ayakkabılarını çıkarıp kundura giyerse en anti-emperyalist herif mi olacaklar? iş bu kadar basitse hepimiz götümüzdeki donumuza kadar soyunalım sonra mücadele edelim emperyalizmle. siyaset nerede? valla yok evde kaldı, onun yerine size laf cambazlığı verelim.
uzun zamandır konuşulan "converse giyen komunist" efsanesinden habersiz yeni anti-komunistlerin artık bayatlama ötesi haline gelmiş pilavı yeniden ısıtma çabasıdır.*
yahu hiç mi bıkmıyorsunuz bu saçma muhabbetten ak?*