hiçbir anlam, ifade taşımayan önermedir. neden mi? çünkü siyasal bir düşünce tarzının birikiminden, formasyonundan ya da politik programından bahsetmek yerine onu savunanlar üzerinden bir siyaset yapma tarzı sevgili sözlüklerin yeni yetmelerinde çokça gördüğümüz bir şey. şimdi sormak gerekiyor aslında. diyelim bu heriflerin hepsi converse giyen götverenler, dağ devirenler, bunların hepsi ayakkabılarını çıkarıp kundura giyerse en anti-emperyalist herif mi olacaklar? iş bu kadar basitse hepimiz götümüzdeki donumuza kadar soyunalım sonra mücadele edelim emperyalizmle. siyaset nerede? valla yok evde kaldı, onun yerine size laf cambazlığı verelim.
uzun zamandır konuşulan "converse giyen komunist" efsanesinden habersiz yeni anti-komunistlerin artık bayatlama ötesi haline gelmiş pilavı yeniden ısıtma çabasıdır.*
yahu hiç mi bıkmıyorsunuz bu saçma muhabbetten ak?*
siyaset nedir? bilgi işi, birikim işi. birikimin olmasa bile somutlama işidir. peki bu nedir? boş insan işi. onu yapan ülkücü, bunu giyen islamcı gibi şeylerle ancak sözlükte siyaset yapılır. neden? çünkü örgüt nedir, siyaset nedir, toplumsal hareket nedir hiç görmemiş ya da ucağından bucağından kaçan insanların ve gençliğin yetiştiği noktada ancak çürüme olur. başka da bir şey olmaz.
yemek için conserve bile bulamayan insanların haklarını savunuyormuş gibi görünen, fakat ayaklarındaki converse ile böyle olmadıklarını, paranın kölesi olduklarını ifşa eden güruhun gerçekleştirdiği eylem.
şimdi yukarıdaki tanımın kimseye bir faydası olmadığı aşikar değil mi? yaklaşık 4 senedir elimden geldiğince çoğu sözlüğü takip etmeye çalışıyor, birkaçında da yazıyorum. şunu farkettim ki, bu tür başlıklar sözlüklerin mihenk taşı. bu tarz bir başlık açılmadan o sözlük, sözlük olmuyor arkadaş. önce bu evreden geçiliyor, yazarlar birbirlerine "vay senin gibi faşistin .mına koyam", "vay senin gibi dinsiz komunistin dalağına çakam" gibi sözler ediyorlar, daha sonra ortalık yatışıyor. daha fazla entry türetilebilen ve fikir teatisinde bulunulabilen başlıklar bu evreden sonra açılmaya başlanıyor.
açıkçası bu dönem cevaplanamayan soruların yavaş yavaş ertelenmesi gibi bir dönem. yukarıdaki tanımı da onun için yaptım zaten. olayı sadece tanımlayabiliyoruz. biri çıkıyor bir taraftan "kardeşim hem anti-emperyalist olup hem de patenti nike de olan bir ayakkabı giyilir mi? vatan uğrunda ölen varsa vatandır" diyor, diğer ise "kardeşim türkiye proleterleri iyi iş çıkaramıyor ise biz ne yapalım? hem marx ne diyor, "devrim sürecinde kapitalist nimetlerden yararlanmak gerekir."" diye karşılık veriyor. bir anlaşma yok kısacası. dandik gibi görünen bu konunun üstesinden kimse gelemiyor.
en iyisi diğer sözlüklerin başından geçen olayları örnek alıp, bu konu yokmuş gibi davranmak. yoksa, sözde hem yazmanın hem de okumanın pek anlamı kalmayacak.
Kimi islamcı-liberal sol sivil toplum örgütlerinin eylem ayakkabısı olmuş fetiş nesnesinin sosyalizmin alfabesini dahi bilmeyen zihinlerde yarattığı saçmalık. insan ister istemez düşünüyor , lan tuvaletteki taharet musluğu koç şirketi patentli diye götümüzü de mi yıkamayacağız kardeşim diye. Velhasıl 1917 yılında bir basketbol ayakkabısı olarak üretilen bir nesnenin tarihi pozisyonu kapitalizmin meta fetişizminde anlamını bulur. Bu bakımdan bir sosyalist açısından bir malın fiyatının ederi değil kullanım değerinin ön planda olduğunu söylemek sanırım yeterli olacaktır. Kaldı ki bir converse var 130 ytl , bir converse var 20 ytl. Gerçi siz meta fetişistleri kapitalistler buna çakma der giymezsiniz.* Konunun sosyalizm ile olan alakasını çözebilmiş değilim.
türkiye'ye özgü bir şekilcilikle içeriğine bakmadan harcanacak sosyaliste yapıştırılan "oyunculuk"tur.
aynı kafa kulağında küpe olan adamı döver, saçı uzun liseliyi "burası türk okulu" diye tokatlar ya da başörtülü bir kızı üniversite kapısında mağdur eder.
osa yeşil parka giyseniz otomatikman en bi' süper sosyalistsinizdir. türban takarak ya da sakal bırakarak mükemmel müslüman olur, elinizde şarap bardağıyla da müthiş çağdaş bir atatürk çocuğu olabilirsiniz. içeriğe takılmayınız, şekliniz uygun olsun kâfidir.