yeni dönem sinemasında oyuncuların filmleri taşıyamadığına iyi bir örnek. şener şen var cem yılmaz var ama senaryo berbat olunca yetmiyor. aynı the tourist'de olduğu gibi...
Oyunculukların iyi oldugu, kurgunun zayıf kaldıgı sıradan bir turk sineması klasiğidir. hani nasıl turkler korku filmi yapmaya kalktırlar sonra saçmaladılar ya, aynısı. ya abi okadar belli ettiler ki sonunu filmin yani bukadar olmaz. yani bide bu çömezin filmdeki fonksiyonunu anlamadım.
--spoiler--
sonunda katil nolur çömez olsun, nolur battal olmasın bari, bu kadar klişe olmasın diye çok dua ettim ama olmadı. fena başlamayan film çok klişe bir finalle sonlandı. gerçi çömez de olsa katil klişe olacaktı ama bu kadar olmayacaktı. benim için iyi başlayan ama vasat devam edip, vasatın altında noktalanan bir film oldu. oyunculuklara lafım yok ama genel anlamda hepsi iyiydi bence. senaryo sıkıntılı idi işte. kurgunun da dümdüz işlenmesi yer yer sıkıcı ve klişe bir film ortaya çıkartmaya yetmişti. hayırlısı olsun, önümüzdeki filmlere bakacağız artık.
--spoiler--
Cem Yılmaz'ın bir laz erkeğinin karakterini (asabi ama temiz kalpli ve gözü pek) çok güzel bir şekilde yansıttığı film.Cem Yılmaz'ın rolü bitince film izlenmez bir hal alıyor.
rıza kocaoğlu'nun oyunculuğu beni benden almıştır.
--spoiler--
insan bu kadar mı iyi oynar bir istanbul piçi rolünü normal hayatta o kişiden hiçbir farkı yokmuş gibi.
--spoiler--
saygılar asit.
Kadrosunun güzel olduğunu düşünüyorum.. Cem Yılmaz'ın komedi filmleri dışında da iyi bir oyunculuk sergileyeceğini gösterdiği, Şener Şen'in kendine hayran bıraktıran performansının olduğu, izlerken zevk aldığım ancak senaryosunun biraz basit kaldığını düşündüğüm, bir sinema filmi.. Filmi izlemeye Panorada gece 12 de girdim ve 3 de çıktığımda -9 buçuk dereceyi gördüğüm bir Ankara gecesinde günümü renklendiren bir film..
2007 yılında yapılan,richard gere, terrence howard ve jesse eisenberg'in oynadığı, sırpların boşnak katliamında karısını öldüren the fox(radovan karadziç)'u arayan muhabiri anlatan the hunting party yani
av partisi filmine isim olarak benzeyen film.
cem yılmaz oynuyor ve tabi ki şener şen ile.
türk filmlerinin artık bir raya oturduğu gözlemlenen filmlerden biri olarak türk sinemasındaki yerini almıştır...
-spoiler- bundan sonrası filmin konusuna ait bilgiler içeriyor;
kahramanlarımız (şener şen, cem yılmaz) sivil polis; film işlenmiş olan bir cinayetle başlıyor ve sürecinde bu cinayetin çözüm yoluna giden taşlarla örülü.. arada lakabı deli (cem yılmaz) ve lakabı avcı (şener şen)'in ailevi sorunlarıyla başa çıkmalarını konu etmiş. cinayetin konusu, süreci çözüm aşaması ve sonuçlanmasındaki senaryo mükemmel olmuş... cem yılmaz bu filmi ara ara sulandırsa da (başka türlüsü sanıyorum beklenmemeli) oyunculuğuna diyecek yok. hele cem yılmaz'ın yani deli'nin kameralarla çok sıkı halde korunmuş villaya girip adamın kafasına silahı dayaması güzel sahneydi... elbette en güzel sahne boy boy internette dolaşan cem yılmaz'ın karadeniz türküsünü söylediği sahne, zaten başka da hareketli bir sahne yok... duyguları güzel işlemişler, sahneler arasında kopukluklar yaşanmıyor, bir an filmdeki cinayet çözülmeden bitecekmiş gibi bir his uyandı içimde. yani son ana kadar heyecanı sürdü... şükür türk polisini ne öyle abartıp bir kahraman gibi göstermişler ne de yermişler tam yerine oturmuş bu açıdan.
türk sineması adına doğru yön, lakin sinemada izlenecek bir film olduğu hususunda şüphelerim var. bir istatistiksel tablo çıkarılacaksa eğer on üzerinden yedi diyebilirim.
film ile ilgili en alakasız yorumu yaparak, diyorum ki; "idris gibi koca istiyorum." Seven erkek sınır tanımaz bir kez daha gördük. Gayet de adam olmuş bence idris.