attila ilhan

entry924 galeri51 video8
    126.
  1. "Fena Halde Leman"ı yazıp dilimize deyim olarak kazandırmış şairdir . Dönemine göre oldukça cesur bir romandır , fakat şiirleri bir başkadır..
    "kirpi gibisin çocuk
    her tarafın diken
    kim elini uzatsa delik deşik
    üstelik sen de kan içindesin."
    8 ...
  2. 127.
  3. sen benim hiçbirşeyimsin adlı şiiirle birlikte tanıdığım eşsiz şair.
    2 ...
  4. 128.
  5. --spoiler--
    acı bir tütün gibi yakıyor genzimi
    senden uzak olmak
    aksamlari dagilan sonbahar bulutlari goturuyor
    bedevi sonbahar bulutlari alip goturuyor
    iki yorgun yaprak diye gozlerimi
    karanlığı karşılamak
    sulanmış toprak bir avluda
    pembe ve mor
    ve bir genç kız yüzü kadar dinlendirici
    gecesafalarıyla beraber
    karanlığı sensiz karşılamak
    açık deniz uğultuları
    çocuk şiirleri ve mapusane türküleriyle
    dolduruyor içimi
    yildizlarin piriltili agirligi altinda
    kerpic duvarlar catlarken
    yalniz olmak
    sensiz olmak
    tadina bir kavak gibi tekbasina varip gokyuzunun
    tekbasina dokunmak kelebek kanatlarina
    beni senden alip dagitiyor
    senden alip baskalarina dagitiyor beni
    busbutun

    ***

    bir gece sabaha karsi
    en kilitli kapilarim acilacak
    yalnizligimdan cikip gidecegim
    ne sensiz kalirsam korkusu
    ne kitaplarda okuyup altini cizdiklerim
    ne alkol tutabilecek beni
    ne olum telasi

    ***

    bir gece sabaha karşı
    dehşetini birden kaybedecek gelmeyişin
    ıslığımın tadında bir değişme
    iç tartışmalarımda büsbütün başka bir tutum
    büsbütün başka kıvılcımlar
    ve en padişah korkulara direnebilen
    yepyeni bir mustafa kemal davranışı
    --spoiler--
    *
    3 ...
  6. 129.
  7. kendisine kaptan denilmesinin sebebi, fransa'da kaldığı dönemde sakallı olduğu için eşi dostu bu yüzden kaptan demiş. ne iyi etmiş. göbek adı hamdi'dir.
    2 ...
  8. 130.
  9. toplumsal gerçekçi yazardır.
    hangi sağ, hangi sol, hangi batı, hangi atatürk, hangi laiklik, hangi edebiyat, hangi küresellesme, sağim solum sobe, faşizmin ayak sesleri, yanlış kadınlar, yanlış erkekler gibi lezzetli denemeleri vardır.
    4 ...
  10. 131.
  11. 132.
  12. ben artık küsüm

    beni de kırdılar içimde kırdılar
    karanlık camlardan sular akıyordu
    şimşekli bir boşlukta saat vurdu
    beni de kırdılar belki yalnızdılar
    belki onların da çocukluğu yoktu
    bütün şarkılara kapalıydılar
    bir genç kız değmemişti saçlarına

    beni de kırdılar ben artık küsüm
    yağmurları yağmıyor ağaçlarıma
    sularından içmiyorum susadım ama
    beni de kırdılar soğuk bir ölüm
    çevik bir bıçak gibi çakıldı aklıma
    oysa bir şarkıyım yeniden doğan günüm
    bütün şarkılara kapalıydılar
    3 ...
  13. 133.
  14. bir plaka imine şiir yazacak kadar usta izmir menemen doğumlu şair.
    2 ...
  15. 134.
  16. artık ben..

    ay karanlık
    sular kesildi musluklar tıslıyor
    bir yerde bir kapı kapandı
    ben artık sen değilim
    3 ...
  17. 135.
  18. GEÇERDi HEP

    Geçerdi hep
    Pırıltılı kanunlar
    Neves gecelerden
    ihtimal buhranlı gecelerdi hep
    Yüreğinde yalnızlığın tortusu
    Vazoda yaseminler
    Ufukta yağmur kuşları
    Çözülmez bilmecelerdi hep
    Ansızın dalar
    Bir yorgunluğa uyanırdın
    Güneş çekilmiştir bahçelerden
    Lambalar çok erken yanmış
    Aldatılmak korkusu
    Sık sık bozulan yeminler
    Enfarktüs kuşkuları
    Sinsi bir kederdi hep
    Zaman zaman düşündüğün
    Aklına geldikçe güldüğün
    Şan şeref ve ün
    Beyhude şeylerdi hep
    6 ...
  19. 136.
  20. sanmıştık ki ikimiz
    yeryüzünde ancak
    birbirimiz için varız
    ikimiz sanmıştık ki
    tek kişilik bir yalnızlıga bile
    rahatça sıgarız
    hiç yanılmamışız
    her an düşüp düşüp
    kristal bir bardak gibi
    tuz parça kırılsak da
    hala içimizde o yanardağ ağzı
    hala kıpkızıl gülümseyen
    -sanki ateşten bir tebessüm-
    zehir zemberek
    aşkımız.
    4 ...
  21. 137.
  22. YiRMiBEŞiNCi KISIM

    Işıkları söndür suna su
    Vapurları duyacağız ha
    Dün gece uykumda sıçradım
    Beni mi çağırdın suna su
    Nereye gideceğiz ha

    Yabancı değil ben kaptanım
    Aç kapıyı suna su
    Büyük yağmurda ıslandım
    Şarabın var mı suna su
    Sabahı bulacağız ha

    Kadehini dinleme çıldırırsın
    Elimden gelmeyen bir o
    Bütün trenleri kaçırdım
    Saatin kaç suna su
    Yarın öleceğiz ha
    6 ...
  23. 138.
  24. an gelip ölmüş, imge ressamı şair. hala şaka gibi gidişi...
    3 ...
  25. 139.
  26. türkiye'de yaşamış belki de son aydındır. aynı zamanda şair, yazar... hatta mütercim tercümanı duyguların; rahmet ile anıyoruz, ruhu şad olsun...
    2 ...
  27. 140.
  28. TATYOSUN KAHRı

    son yolcunun adı attila ilhan'dı
    miyoptu kısa boylu bir adamdı
    dostu yoktu yalnızlığı vardı
    yazı makinasıyla binmişti
    bizimle konuşmaktan çekinmişti
    gözlerini görseniz korkardınız
    polis'ten kaçıyordu derdiniz
    bir cinayet işlemişti derdiniz
    halbuki kendinden kaçıyordu

    tatyosyan'la arkadaş oldu
    güvertede birlikte gördük
    hırsızlama durduk dinledik
    ermeni sicim gibi ağlıyordu
    karısı marsilya'da kalmıştı
    çocuğu karısında kalmıştı
    anası istanbul'da bekliyordu
    palermo feneri parlıyordu

    tatyos'u iki polis getirdiler
    marsilya'daydık kıştı kıyametti
    rıhtıma kelepçeli getirdiler
    mistral zehir kusuyordu
    deniz bildiğiniz felaketti
    bölük pürçük akşam oluyordu
    tatyos'u göz hapsine koydular
    katiyen cigara içiyordu

    "dövülmüş süt gibi yorgunum
    geceleyin kapımı çalsalar
    öyle telaş telaş uyanıyorum
    iflahımı kesti fransızlar
    taşların üstünde yattım
    karımla konuşturmadılar
    üç günde bütün ihtiyarladım
    üç gün dua ettim küfrettim
    beni süreceklerdi biliyordum"

    tatyos'un camları kırılmıştı
    vapur ecel teri döküyordu
    gizli gizli şimşek çakıyordu
    haham levi dua ediyordu
    tatyos'un kahrını anlamıştı
    allah da anlasın istiyordu
    allah tatyos'u görmüyordu
    ellerini kana bulamıştı

    tatyos'un üç cigarası olursa
    ikisi mutlaka bizimdi
    iki göz gibi birbirimize yakındık
    aynı kahırla bakıyorduk
    aynı sancıyı çekiyorduk
    bindiğimiz bu gemi batsa
    çırpına çırpına boğulsak
    allah bilir ki sevinirdik
    yalnız çocuklardan utanırdık
    madem ki ölmemiz lazımdı

    "aşkale'de kel bir dağ vardı
    nefesimi keserdi tıkanırdım
    beni varlık vergisi yıktı
    üç sefer askerlik ettim
    gözüme kargalar konardı
    elimde değildi ne yapayım
    marsilya uzakta duruyordu
    macera beni çekiyordu
    istanbul'u sevmiyordum
    alıp başımı gidecektim"

    attila ilhan bir şiir yazacaktı
    herifin yüreği delinmişti
    içi taun gibi uğulduyordu
    tatyos'un kahrını yazacaktı
    sırılsıklam utanacaktık
    tatyos mutlaka mesut olmalıydı
    ömründe bir dakika olmalıydı
    o dakika mesut olmalıydı
    bunun çaresine bakmalıydık
    yoksa yüzümüz olmazdı
    doğru dürüst ölemezdik
    ölüler bizi ayıplardı
    5 ...
  29. 141.
  30. yıllar önce trt de yapmış olduğu sisler bulvarı adlı programda bugün gündemde olan birkaç hanım hakkında uyarılarını yapmış vatanseverdir. kendisi soros un parası ve ilişki içinde olduğu sözde ülke çapında karşılıksız burs veren çağdaş! eğitim vakıflarının yardımıyla kadın kürt lider yetiştirme projesini yıllar evvel haber vermiştir. dtp nin malum kadın liderlerini yetiştiren vakıf ve dernekler iyi araştırılırmalıdır.
    3 ...
  31. 142.
  32. benim gibi şiir sevmeyen bir insana bile şiirlerini okutmayı başaran tek şair. bir de yaşar'ın bestelediği bir iki şiiri var. şarkıyken iyice güzeller...
    3 ...
  33. 143.
  34. SEN BURDA BiR YABANCıSıN

    bu rüzgarın tadı senin hiç tatmadığın
    bu yolcular bilmediğin bir yerden geliyor
    konuştukları dil ömrünce duymadığın
    gözlerini sakla sen burda bir yabancısın
    akşam tren raylarına yağmur yağıyor

    devrilmiş bu sokak ayak basmadığın
    çarmıha gerilmiş afişler ıslanıyor
    karanlıkta bir kadın tanımadığın
    bir şeyler söylüyor anlamadığın
    şüpheli oteller üstüne geriniyor
    sen burda bir yabancısın saklanmalısın
    akşam tren raylarına yağmur yağıyor
    2 ...
  35. 144.
  36. Gözlerin gözlerime değince
    Felaketim olurdu, ağlardım
    Beni sevmiyordun, bilirdim
    Bir sevdiğin vardı, duyardım
    Çöp gibi bir oğlan, ipince
    Hayırsızın biriydi fikrimce
    Ne vakit karşımda görsem
    Öldüreceğimden korkardım
    Felaketim olurdu, ağlardım
    Ne vakit Maçka'dan geçsem
    Limanda hep gemiler olurdu
    Ağaçlar kuş gibi gülerdi
    Sessizce bir cigara yakardın
    Parmaklarımın ucunu yakardın
    Kirpiklerini eğerdin, bakardın
    Üşürdüm, içim ürperirdi
    Felaketim olurdu, ağlardım
    Akşamlar bir roman gibi biterdi
    Jezabel kan içinde yatardı
    Limandan bir gemi giderdi
    Sen kalkıp ona giderdin
    Benzin mum gibi giderdin
    Sabaha kadar kalırdın
    Hayırsızın biriydi fikrimce
    Güldü mü cenazeye benzerdi
    Hele seni kollarına aldı mı
    Felaketim olurdu, ağlardım
    3 ...
  37. 145.
  38. ARTı SONSUZ

    yağmurun yerden göğe yağdığı
    bu gece yasak bölgedeyim
    büyük çingenelerin çaldığı
    kaçak silahların içindeyim
    sevişmek kapısının kapandığı

    bir nabız yoklar ki daima
    hızlı bir nabız yoklar elim
    öpüştüklerim hırsızlama
    çirkin bir ağızda dişlerim
    bir bıçak değer dudağıma

    gök yarıldıkça şimşeklerden
    soğuk aynalarda kilitliyim
    tırnaklarımdaki elektrikten
    su gibi erir iliştiklerim
    kıvılcımlar uçar kirpiklerimden

    doğumdan öncesini yaşıyorum
    henüz belli olmadı kimliğim
    vücudunu arıyor ruhum
    bir yerde atomun çekirdeğiyim
    bir yerde artı sonsuzum
    3 ...
  39. 146.
  40. DELiKDEşiK

    kirpi gibisin çocuk
    her tarafın diken
    kim elini uzatsa
    delik deşik

    üstelik sen de kan içindesin
    3 ...
  41. 147.
  42. şiirleriyle insanlara aşk'ı sevdiren adamdır.
    şapkasıyla karizma duruşuyla insanların hayranlığını kazanan şiairdir.
    vatan sevgisiyle dolup taşan yüreğini bizlere sunan adamdır.
    1 ...
  43. 148.
  44. SAçLARıN ÖRÜLMÜŞ OLMALı

    Seni birden hatırlarım akşamlar içinde
    fevkalade tatlı bir sesin söylediği
    şöyle kolay dokunaklı aydınlık ve temiz
    gittikçe yakınlaşan bir melodi gibi
    kalbim artık ürperen bir mandoline benzer
    ne güzel şeydir seni hatırlamak

    saçların örülmüş örülmüş olsun
    ve beyaz ellerin geceye karşı çıplak
    porselen tabakta yıkanmış kayısılar
    yere düşmüş bir kitap bir şiir kitabı
    içinde hürriyetten bahseden mısralar

    insan bir düşünse ne çok şey bulabilir
    hatırlamak gülmek ve ağlamak için
    arzularımız nereye sürüklüyor bizi
    neredeydik hangi rüzgara karıştık
    ve şimdi ne tür manzaralar çekiyor
    karanlık içinde açılmış gözlerimizi

    saçların mutlaka örülmüş olmalı
    mektepli bir kıza benzemelisin
    aklında kimbilir kimden bir mısra
    gözlerin nur gibi parlasın saadetten
    5 ...
  45. 149.
  46. şahsını çok severim...
    şairliğine hayranım, bayılırım...
    ki kendisi kemalisttir...
    hiç farketmez...
    isterse putperest olsun...
    toprağımdır bir kere...
    hemşehrimdir...
    bu bile yeterli bir sebeptir benim onu sevmem için !
    öldüğü günü hiç unutmam...
    sanki babam, sanki dedem ölmüştü...
    yahu hiç ölmeyecek gibiydi, hep yaşayacaktı...
    benim bir tane üstadım var, ona ihanet edemem...
    ama sen de benim ustamsın...
    ustam;
    '' çarpılmışım, başım sersem ''
    4 ...
  47. 150.
  48. iKi YÜZLÜ MELEKLER

    sayende sayeban olduk istanbul şehri
    sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk
    yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda
    ve yaktı perişan eyledi sine-i sad-paremizi
    saplanıp hançer misali bir hilal
    sokaklar serseri biz serseri
    yüksekkaldırım'da
    bir cezayir şarkısını dile getirdi plaklar
    cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir
    sinemalar nerdeyse boşalacaklar

    vay anam vay
    sen ne dersin istanbul
    sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin
    kimin gücü yeterse kahretsin pazarlığı
    sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan
    yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım
    yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı
    kurtulmadık gitti bu denlü kepaze hayattan
    hep böyle gecelerin koynunda yaşadık
    geceler serseri biz serseri
    karakoldaki aynada safran gibi kirli yüzümüz
    gözlerimiz hasta gözleri ellerimiz hasta elleri
    kırılmış kavala dönmüşüz

    sen söyle serseriler kıralı istanbul
    sen söyle iki gözüm
    hangi merhem çaredir şu bizim yaramıza
    yel üfürdü su götürdü gençliğimizi
    elimiz boşa geldi meydanlarda kaldık
    meydanlar serseri biz serseri
    sağımız sefalet solumuz ölüm
    işte geldik gidiyoruz
    kahrolasın
    kahrolasın istanbul şehri
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük