169 üniversite ve laboratuvardan, 37 ülkeden 2500 bilim insanı katkıda bulunmaktadır
parçacık hızlandırıcı 27 kilometre uzunluğunda bir dairedir.
atlas dedektörü 100 747 ağırlığında, Notre Dame katedralinin yarısı büyüklüğündedir.
mıknatıslarda 122 kilometre süper iletken, çarpıştırıcıda ise 3000 kilometre normal kablo vardır.
ölçüm hassasiyeti 0.001 santimetre ya da 0.0004 inçtir.
3200 terabyte veri kaydedilecektir. bu üst üste koyulan 7 kilometre cd-rom'a denktir.
100 milyon elektronik kanal veri takibine yardım edecektir.
protonlar ışık hızının %99.9999991'i kadar hızlandırılacaktır. daha önce dünyada ışık hariç hiçbir şey böyle hızla hareket etmemiştir. zira ışık hızını aşmak uzay-zaman devamlılığını bozmak ve teoriye göre zaman tüneli açmak için gereken şeydir. (bkz: wormhole)
hızlandırılmış protonlar 27 kilometrelik parçacık hızlandırıcıyı saniyede 11.000 kere dolaşacaklardır.
ortaya çıkacak olan enerji önceki en kuvvetli parçacık hızlandırıcının sağladığının 7 katıdır.
ortaya çıkacak olan sıcaklık, big bang'den saniyenin milyarda biri kadar sonra ortaya çıkan ısıya denktir.
bu ısı güneşin sıcaklığının 100.000 katına denktir.
sonradan ben demiştim deyip hava yapmak istiyorsanız, kesinlikle "bir bok olmayacak" tarafında olmanız gereken deney. olursa zaten külli sıçtık. hayır haklı çıktığına sevinemezsin, sevinecek zamanın olmaz. haklı çıkmanın böylesi de kötü be.
2009 öss'ye kadar bitirilmesi gereken deney. buradan bilim adamlarına sesleniyorum öss'ye o kadar çalışıp iyi bir puan alırsam ve o karadelik dünyayı öss'den sonra yutarsa yapışırım yakanıza öbür dünyada.*
olaki yarın deney sırasında birşeyler kontrolden çıktı ve dünya yok oldu.
ne olur? bir anda kendinizi mahşerde bulduğunuzu düşünün, dünyadaki tamamlanmamış işler, ödenecek borçlar, yapılmayan ödevler, verilmiş sözler, gidilmesi gereken yerler, hepsi hepsi geride kalacak.
birisi size gelip sorarsa "benim borcumu ne zaman ödeyeceksin" diye, "o borç dünyada kaldı, borç morç yok" diyebilirsiniz, veya (öğrenciler için) gireceğiniz önemli bir sınav vardı, hoca geliyor "hazır seni bulmuşken şu sınavı da yapalım" derse, öğrenci "boşver o dünyada kaldı, sen birazdan gireceğin sınavı düşün" diye kafa tutabilir.
bir anda tüm sorunlar biter, herkes derin bir "ohhh" çeker, heaaa tabi bu arada günahı çok olanları bir telaş alabilir ama düşünsenize bir anda dünya yok oluyor ve milyarlarca insan mahşer yerinde, o bile insanı rahatlatır, bitti çünkü herşey geride kaldı.
cem yılmaz'ın deyimi ile "cennet tabelasını gördün mü abi, götüm götüm kayacan böyle, nasılolsa kalabalık, aradan farkettirmeden kayacan." eğer ola ki yarın aksi bir durum olur da, gidersek öteki tarafa benim yapacağım hareket budur...
tabi bu bir fantazi, ama olmaz olmaz da değil, milayarda bir de olsa böyle bir olasılık var...
sonucunu yarın sözlüğe yazamayacağımız deney. nedeni ise ilk bilgiler 2009'un yazına doğru verilecek, küçük karadelikler ise 2009'un sonlarında ortaya çıkacak yani deney 1 günde olup bitmeyecek öyle olsaydı bu kadar büyük bir deney olmazdı zaten.
deneyde once tek yone partikul gonderilecekmis. eger basarili olursa ilerleyen gun ve haftalarda partikul carpistirma deneylerine baslanacakmis. bana sorulursa bu kadar heyecanlanmanin uzerine deney fos cikacak gibime geliyor. ama basarili olursa fizik kitaplarini cope atmanin vakti gelmistir.
"kryon" adlı varlığın kanal mesajlarında "eğer kendinizi yok etmezseniz dünyada yaşam 44.000 yıl daha sürecek" şeklinde bir iddia geçmektedir. hatta devamında "evet, kendinizi yok etmezseniz diyorum çünkü böyle bir ihtimal var, ancak bunu engellemek yine de size düşüyor" diyordu. lakin bu mesaj 1 yıl önce kanal alıcısına tebliği edilmişti.
sanırım "kendinizi yok etmezseniz" kısmı bu deney ile ilgili olabilir. tabi bu sadece benim düşüncem, bir ihtimal olarak görüyorum. belki de engellenmesi gereken bir deney, yoksa yok da olabiliriz.
neyse ana tema olarak:
(bkz: her şeyin hayırlısı)
sadece bilimadamlarının anlayacağı karmaşık laflardan ziyade basitleştirilmiş açıklamalarına ihtiyacımız var.
maddenin yapı taşı atomlar, o atomların da proton ve nötronlardan oluşan bi çekirdek ve etrafında dönüp duran elektronlardan olduğu liseden kalma bi bilgi, buraya kadar tamam.
ama bilim burada durmamış o protonları falan oluşturan kuarklar diye yeni maddeler bulmuşlar. bu kuarkları da dörde üç, onikilik bi kare şekliyle şemalandırmışlar.
sanırım doğru anladıysam bu maddelerin kütlesiz olduklarını, onlara kütle kazandıran hayali bi higgs bozonu olduğunu da iddia etmişler. deneyi anlatan brian cox bunu bi karikatürle anlatmaya çalışıyor.
deney için margaret thatcher'dan bütçe istemeye gittiklerinde thatcher onlara "bu deneyi bi politikacının anlayacağı basitlikte bana anlatın, paranızı vereyim" demiş. bunun üstüne iki karikatür göstermişler.
birincisinde bi parti salonu gibi bi mekan var. lacivert giysiler içinde bi sürü insan var çizimde. cox diyor ki, tüm evren higgs bozonlarıyla doludur ve bu bozonlar da o yukarda bahsettiğimiz kuarklara kütlelerini verirler. uzayda parçacıklardan biri hareket ettiğinde bu higgs bozonlarıyla etkileşime girebilirler.
bu resimdeki parti salonuna fazla ünlü olmayan bi politikacı girdiğinde herkes o politikacıyı görmezden gelebilir ve politikacı, odadaki hiç kimseyle etkileşime girmeden odada ilerleyip çıkabilir. bu ilerleyişleri de ışık hızına yakın bi hızda olur çünkü kütleleri yoktur.
cox burada ikinci karikatürü gösteriyor ve "ya odaya çok ünlü bi politikacı girseydi" diye soruyor ve ikinci resimde odaya margaret thatcher'ın girmiş olduğunu görüyoruz. thatcher odaya girdiği anda etrafı bu lacivert giysili adamlarca kaplanıyor ve thatcher'ın ilerlemesine engel teşkil ediyorlar. yani bi şekilde parçacık, etrafına bi sürü higgs bozonu toplayıp bi nevi kütle kazanıyor.
işte evrendeki bütün yapı taşları protonlar, elektronlar falan bu higgs bozonlarıyla sarıldıklarından kütle kazanıyorlar, ağırlıkları oluyor. işte big bang deneyi lhc makinasında bu higgs bozonlarını gözlemleme amacına dayanıyor. eğer deneyde higgs bozonları gözlemlenmezse bile parçacıklara kütlelerini veren şey her neyse onu görmeyi umuyorlar.
bu noktada (yine yanılmıyorsam) bu deneyin vatikan'la bozuşmasının temeli yatıyor. sanırım vatikan büyük patlama sonrasında tanrının işe el koyduğunu ve parçacıklara kütlelerini verenin tanrı olduğunu iddia ediyor. bu yüzden bu higgs bozonlarının deney sonunda gözlemlenmeyeceğini savunuyor. fakat bunu sadece savunmakla kalmıyor, deneyin yapılmaması için de elinden geleni ardına koymuyor. çünkü bu makine ilk olarak amerika'da inşa edilecekken lobi faaliyetleri sonunda deneyin amerika'da yapılması engellenmiş. yani vatikan kendi savunduğu şeyden yüzde yüz emin değil.
islam dünyası ise ilgilenmiyor bile deneyle. zaten gereğinden fazla bi heyecan yapmışız sanırım. çünkü eğer parçacıklara kütlelerini verenin higgs bozonları olduğu ortaya çıkarsa dinin bilim karşısındaki sayısız yenilgilerinden biri olacak olsa da kimsenin bu yüzden dini inançlarının sarsılacağı yok. tıpkı dünya düz dediklerinde dünyanın yuvarlak çıkması sonunda "tanrıdır, böyle istemiş böyle yapmıştır" demeleri gibi bu deneyin sonunda da aynı lafı diyecekler orası kesin.
işin cesaret kırıcı taraflarından biri de stephen hawking'in deney sonunda higgs bozonlarının gözlemlenemeyeceği üstüne attığı iddia. oluşacak mini kara deliklerin bu parçacıkları yutacağını söylemiş. hawking'in yanılmasını umuyoruz (ki kendisi de bunu kesinlikle dile getirmemiş, sadece bi iddia olarak ortaya atmış).
deneyin sonuçlarının da aylar sonra açıklanacağı göz önüne alınırsa, daha bu bekleyişin sürecek olması da sinirimizi bozan başka bi unsur tabii ki.
son anda bir aksilik cikip ertelenecegini tahmin ettigim deney. bir ihtimal, deney yapilip dunya yok olur ve evrende baska canlilar varsa sayet. onlar tarafindan kainat'in en salak canlisi olarak adlandirilmak gibi bir olasiligimiz da var.
eğer gerçekten sadece isviçreli bilim adamları tarafından icra edilecek bir deney olsa idi, ölmeyeceğimize olan inancım tam olurdu. ancak bildiğim kadarıyla cern'de ve big bang deneyi'nde onlarca ülkeden yüzlerce fizikçi çalışıyor. pek isviçreli bilim adamları'na kalmış bir olay değil yani.
evet, belki de sonumuz yakın!