akla hayale gelmeyecek şekilde islam'ı karalamaya çalışırsan sen, aynı şekilde karşılık bulmana şaşırmayacaksın. hoş gerçek bir müslümanın terbiyesizce karşılık vermesi doğru değil lakin insan nefsi işte, tutamıyorsun bazen.
evet, tekrarlıyorum: sözlükteki islam düşmanlığı da ateist düşmanlığı da iki tarafın birbirinin inancına dil uzatmasının sonucudur. yoksa kimse durduk yere kimseye düşmanlık beslemez bence. hele inanç meselesi yüzünden asla. "istersen krem peynire tap, banane?" demiş üstad.
düzenleme: sözlerimi haklı çıkardığı için bu entryi eksileyene teşekkür ederim.
inanıp inanmaması o kişiyi ilgilendirir, dinde zorlama yoktur, peygamberimiz (sav) dahi medinede yahudi, hristiyan ve inançsız komşuları yokmuydu? hatta hastalanan yahudi komşusunu hergün ziyaret ettiği hadislerde nakledilir,
ama bizim ateistlerimizde şöyle bir hastalık var, inanma tamam eyvallah beni ilgilendirmez, ama açın bakın sçzlükteki ateist başlıklarına, sürekli hakaret, sürekli dalga geçme, sürekli iftira atma, sürekli çomak sokup karıştırma derdindeler,
peygamberimiz(sav) zamanında da bu tür ateistlere müdahale edilmiş, hatta bazıları öldürülmüş,
yani güzel kardeşim, inanıp inanmaman beni ilgilendirmiyor, ama inanmadığın benim dinime sürekli hakaret etmen, ve dalga geçmen sana düşmanlık edenleri haklı çıkarıyor, ateistmisin, yaşa, 30-40 yıl ömrün var zaten, sana ne inanmadığın dinden, karışma, ne demiş atalarımız açtırma kutuyu söyletme kötüyü
sırf belli bir dine inanmamayı seçtikleri için (inanmama özgürlüğü) aşağılanan, birey sayılmayan ve ahlaksız olarak addedilen kişilerin maruz kaldıkları düşmanlıktır.
ülkenin başbakanı çıkar '' biz muhafazkar demokrat bir neslin peşindeyiz, bizden ateist nesiller yetiştirmemizi beklemeyin.'' der.
bu ülkenin milletvekili Özcan Ulupınar'ın mecliste (halkın tümünün temsil edildiği yer) yaptığı rezil konuşma bilinç seviyesinin ne kadar aşağılarda olduğunun kanıtı niteliğindeydi:
''Dindar bir nesilden kime zarar gelir? Vatana, memlekete, dinine, kendisine, ailesine faydası olur. Ateist, dinsiz bir gençten hiç kimseye fayda gelmez.''
ateistlerden ve yobazlardan kaynaklanan düşmanlıktır.
zira adam gibi bir ateist, zaten inanmadığı için tınlamaz ve kimseye de sataşmakla vakit harcamaz. eğer ateist olmasına rağmen inançlı insanlara dalaşıyorsa kendisinde herhangi bir problem var demektir. ya kendinden bazı konularda emin değildir, ya da inançlı insanlarla kişisel husumetleri bulunmuştur ve bu şekilde psikolojik olarak tatmin olma ihtiyacı hissediyordur. mesela ben müslümanım, ve gidip de bir hristiyana veya budiste dalaşma ihtiyacı hissetmiyorum, neye inanıyorsam kendi içimde yaşıyorum ki olması gereken budur. eğer ben dakka başı hristiyan forumlarına gidip de saçma sapan şeyler yazsam bu iki anlama gelecektir; ya kendi inancımdan emin değilimdir ve bunu kendi kendime örtbas etmeye çalışıyorumdur, ya da hristiyanlarla kavga falan etmişimdir veya dayak yemişimdir, kişisel bir şey olmuştur ve bu içimde kalmıştır, kendimi tatmin etmeye çalışıyorumdur.
çok tehlikeli ve iğrençtir. hani bazı yobazlar çıkıp istediğinize inanın hristiyana yahudiye bişey demeyiz islamda inanç özgürlüğü var ancak ateistler bir şeye inanmıyor gençlerimizi kandırıyor dese birsürü yobaz destek verir.
ciddi anlamda zeka geriliğinden kaynaklanır. bunu hakaret etmek için söylemiyorum, gerçekten zeka geriliği olduğunu düşünüyorum. çünkü normal şartlarda bir insanın başka birinin dini inancını kafaya takıp ona düşmanlık beslemesi için nasıl bir sebep olabilir ki ? sonuçta adam inanmıyorsa onun cezasını sen çekmeyeceksin. ya da inanıyorsa, dinine çok bağlıysa onun yerine sen ödüllendirilmeyeceksin. yani inanıp inanmamasının sana bir faydası ya da zararı yok. eğer sen bu durumda o adama düşman oluyorsan bir zeka sorunu var demektir kesinlikle.
müessesesinde faaliyet gösterenlerin gıdılarını yalamak suretiyle önüne geçilebilecek bir tutumdur. maksat, samimi olduğunuzu ve zarar vermeyeceğinizi kanıtlamak. beden diliyle anlatıyorsunuz bunu. biliyorsunuz ilk çağlardan beri insanlar, birbirlerine zarar vermeyeceklerini şimdilerde selamlaşma biçimine dönüşmüş beden dili hareketleriyle gösterirlerdi. el sallama mesela; elinizin boş olduğunu, silah tutmadığınızı ve zarar vermeyeceğinizi karşınızdakine göstermek gayesini barındırır. işte, yalama kısmına dönelim. gıdı bilindiği gibi insanın en hassas noktalarından biridir. bu noktayla fiziksel kontakt kurmakla birlikte, aranızda bir bağ da inşa etmiş olursunuz. bu bağ, düşünsel bazda irdelendiğinde karşınızdakinin aklından geçenler şunlar olacaktır: aa deli mi ne? deli, ama tatlı da bişi. bundan zarar gelmez.
günümüz hunili karikatürleri de bu düşünceleri destekleyici bir şekilde kişinin bilinçaltına etki edeceğinden düşmanlık hissi silikleşecek ve yerini mütereddit bir samimiyete bırakacaktır. kolay gele. *