Eğer bugün suriye yada afganistan değilde türkiyeysen bunu atatürke borçlusun yoksa en fazla suriye olurdun. Gerçi yunanın tecavüzlerinde gelmiş bşr nesilsiniz sevmemeniz doğal.
öncelikle; mehmet şefik'in, askerlerinin yoğun avusturalyalı ateşi karşısında zor durumda kalması üzerine olaya tanık olan, ve bunu anı defterine geçiren teğmen ahmet mucip'in, uşaklı halis bey'in durumunun ehemmiyetini özetlediği birkaç satır ise şöyle;
"vaziyetin lehimize olduğuna dair bir kanaati olmadığını yüzünden okumak mümkündü. gittikçe sararan yüzünden ve bakışlarındaki kuvveti kaybolan gözlerinden bir mana çıkarmak istiyordum. fakat, bunun için düşünmeye ve sebep aramaya gerek kalmadı. sol kolunun haki kumaşı yavaş yavaş kızarıyor ve parmaklarının ucuna kan damlaları birikiyordu."
buna rağmen halis bey, bir süre daha birliğini komuta etmeye devam etmiş. cepheden ayrılmadan önce askerlerine direnmelerini ve son adama kadar hattı savunmaları emretmiştir.
halis bey'in, cepheden ayrılmadan önce anılarına işlediği sözler ise şöyle;
"yavaş yavaş erimeye başladık. avcı hattımız seyrekleşmeye başladı. işleyen 40-50 tüfek kaldı. artık, bizim burada ölmek üzere olduğumuzu bildirecek habercinin gönderilmesinin zamanı geldi."
peki bu haberci daha yola koyulmadan önce çöküşe geçen türk hattına tam zamanında askerleriyle, yani, 57. alay'ı ile destek olmaya mucizevi bir şekilde yetişen isim kimdi?
ulaştığı andan itibaren tüm hattın komutasını ele aldı.
"bu öyle, alelade bir savaş taarruzu değil. herkesin muvaffak olmak veya ölmek azmiyle harekete teşne olduğu* bir taarruzdu. hatta; ben kumandanlara şifahen verdiğim emirlere, şunu ilave etmişimdir; size ben taarruzu emretmiyorum. ölmeyi emrediyorum."
bunu duyan 57.alay'ın cesur türk askerleri, şehadete ermeyi adeta arzularcasına "allah allah" nidalarıyla düşman üzerine koştular. "cesaret ve vatan sevgisi" kavramlarının timsalidirler.
facetime'dan "ben de sizin yanınızda olacağım" deyipte, nerede saklandığını bilmediğimiz ve halkı tek bir sözüyle kendi iktidarının sarsılmaması için ölüme gönderen sözde "başkomutan" gibi olamamasından mütevellit seviyorum. verdiği kritik kararlar ve dahi kritik müdehaleleri sayesinde ingiliz soyundan bir kan taşımadığım için seviyorum. kafa kesen cihatçıların mesken kestiği coğrafyamızda, bizi bu yaratıklar gibi olmaktan sağladığı çağdaş reformları sayesinde halen daha uzak tutabildiği için seviyorum. türk olduğum için, minnet duyuyorum.
bunun gibi daha zibilyon tane sebep sunarım fakat, idrak edemeyeceğin ve anlamamakta direteceğin için, o körkütük biat eden beynine bu kadar bilgi yeterli. kanı bozukların anlayamayacağı bir sevgidir bu. o yüzden çok zorlama arkadaşım.
kitap okuyorum deyip önsöz ( özet ) okuyup kitabı bırakıp gene tinere bonzaiye devam eden bir tipin beyanıdır. bunlara küçüklükten organları ve işlevlerini öğretmiyorlar sonra bizim başımıza kalıyorlar. göz ile okunur kulak ile duyulur g.t ile sindirim tamamlanır. tersini yaparsan anlamazsın tabi..