Başlığı açılmamış olmasına karşın potansiyel kült film içeriğidir.
hayatımın aşkı diye tanımlanan kişi başka biri ile zorla dahi olsa evlenmeye evet demek üzeredir ki tüm düğün ortamı bir saniye içerisinde yerini kaosa bırakır.
bir anda onlarca kişi korku içerisinde düğünün yapıldığı yerin girişinde bulunan görkemli kapıya doğru döner.
Herkesin gözlerinden ki özellikle damadın gözlerinden şaşkınlık ve korku okunabilmektedir.
Damat o anın şaşkınlığı ile içinden sadece "has..." diyebilir.
Omuzlarında tüfekler, göğüslerinde fişeklikler ve eyer çantalarının içine yerleştirilmiş tabancalar ile kabardey atlarının üzerine kurulmuş 5 kişi tüm giriş kapısını kaplayacak şekilde dev girişe sıralanmış durumdadır.
Nispeten daha önde duran peçeli eleman hafiften doğrulur ve onun gözlerinden ise sadece saf bir tutku okunmaktadır.
O an için davetlilerin yüzlerinde öyle bir soğukluk ve korku vardır ki olayla en alakasız olan kişiler bile en net biçimde yaşananları anlar.
O anın heyecanı ile doruk noktasına ulaşan tek şey ise arkaplanda son ses açık olan müziktir.
Ortalıkta uçuşan bakışlardan sonra en önde bulunan atlı eleman bir anda atını son sürat düğünün yapıldığı alanın ortasına doğru sürer, çünkü onun umrunda olan sadece bir kişi vardır.
kalabalık ise durumu hafiften kavrayıp müdahale hazırlığına girişeceği anda tökezler, çünkü girişin çevresinde bekleyen peçeli elemanlar çoktan bir ellerinde yular ipi ve diğer ellerinde tabancaları ile olası bir müdahaleyi önlemek için hazır beklemektedir.
Düğün pistinin ortasında gövde gösterisini yapıp kara atını ani bir hamle ile yavaşlatan eleman bir eli ile peçesini çıkarır ve diğer elini sevdiği kıza davetkar bir biçimde uzatır, daha sonra sadece aşk ile haykırır: "sende çekip gidersen tüm o hikayelerimizin ne anlamı kalacak!"
Basmayı değil de kendi düğün alanıma atla gitmeyi düşünüyorum ben. Düğün arabasından çok daha güzel ve havalı bence. Hatta o zamana dörtnala sürmeyi öğrenip shieldmaiden gibi giriş yapmak istiyorum, fonda dirilişin unutulmaz müziğiyle asdfjkl. *