Yıldızları bakılarak yapılan kayıptan haber verme ve fAl...
Yeni platonculukla güçlenen gizlicilik akımının ürünüdür. insan denilen varlığın bilgi isteğinden doğmuş olması bakımından ilginçtir ve bir bakıma astronomi bilimine öncülük ederek yararlı olmuştur.
Antik çağ Yunan felsefesinin çöküşünü hızlandıran bağı, XV. yüzyılda deneysel bilimlerin doğuşunu hazırlamıştır. Antik çağ Yunan düşünürleri Pitagoras ve Platon'un Metafizik'lerinden doğan çeşitli falcılıklar ve büyücülükler, yalın bir bakışla nesnelerin bilgisine varmak isteyen insanlığın ilk bilimsel deneyleridir. Nitekim altın yapmak için çeşitli deneylere girişen simya, kimya bilimini doğurduğu gibi, astroloji de astronomiyi doğurmuştur. Ortaçağın sonlarında meydana çıkan ve hızla yayılan bu gizli ve sihirli bilim taslakları, Teosofi (Tanrı bilgisi) alanında, bir yanlarıyla doğaüstüne bağlanırken bir başka yanlarıyla de doğaya el tarak bilimlerin gelişmesine yararlı olmuşlardır.
Konuşma dilinde Osmanlıca müneccimlik denir, bu işi yapana da müneccim (Fr. Astrologue) adı verilir. Keldanilerden beri insanlarla yıldızlar arasında bir ilişki bulunduğuna ve yıldızların insan kaderine egemen olduğuna inanılıyordu.
tam olarak bilimsel yöntem kullanılmadığı ve gerek yeter kanıt olmadığı için bilim sayılmayan ancak yinede bilimden tam olarak dışlanmayan bir psüdobilim (bilimimsi bir şey) **.
Astroloji insanlık tarihi kadar eskidir.Tarihçilerin araştırmalarına göre farklı uygarlıklar birbirlerinden bağımsız olarak astroloji ile ilgilenmişlerdir. Aşağı yukarı bütün büyük uygarlıklar astroloji ile ilgilendiklerini açıklayan kanıtlar bırakmışlardır. Babil, Mısır, Hint, Çin, Maya, Yunan, Roma ve Arap uygarlıkları bunlar arasındadır. ilk astrologların kimler olduklarını bilmiyoruz, fakat bulduklarını ilk kaydeden Kaldeliler'dir. M.Ö. 3000 yılında Kaldeliler (şimdiki Irak) astrolojinin bilinen en özgün şekillerinden birini ortaya çıkarmışlardır. Bazı uzmanlar astrolojiye ait ilk kayıtların M.Ö. 5800 yılına kadar gittiğini belirtiyorlar. Maya uygarlığı, Hindistan ve Çin M.Ö. 2000 yılında astroloji bilimini kullanıyorlardı. Pitagoras ve Plato'nun yazılarında M.Ö. 500 yıllarında eski Yunanlılarda astrolojinin varlığından bahsedilmektedir. Kuzey Afrika'daki ve Doğu Akdeniz'deki Araplar da M.S. 8. yüzyılda astrolojiyi kullanıyorlardı. M.S. (805-85) yılları arasında yaşamış olan Albumasur ya da diğer adıyla Abu Maaschar'ın yazmış olduğu "Introductorium in Astronomiam" adlı eserle astroloji orta çağda yeniden önem kazanmıştır.
Zodyak yani burçlar kuşağı ilk astrolojik kayıtlarda şimdikinden biraz daha farklı idi. M.S. 180 yılında büyük Yunan matematikçi ve astronom Ptolemy tarafından bugünkü şekline getirilmiştir. Bu yüzyılda ise Carl Jung astroloji hakkında yazılar yazmış, insan kişiliği ve motivasyonu hakkındaki çalışmalarında astrolojiden faydalanmıştır.
Astroloji, gezegen ve yıldızların insanların üzerindeki etkisini yorumlayan bir bilim dalıdır. insanoğlunun yazılı tarihinin başından beri var olan astroloji bilimlerin en eskisidir.
Astroloji kader değildir, herşey insanın kendi elindedir. Astroloji dönemleri inceler, fırsat alanlarını, şanslı zamanları, doğum haritanızda sizi kısıtlayan, zorlayan alanları, gecikmeleri gösterir. Sonuçta nasıl hareket edeceğiniz, neler yapacağınız hepsi sizin iradeniz içindedir. Gezegenlerin iyi açılar yaptığı şanslı dönemlerde, hiçbir şey yapmadan oturursanız bu fırsatları kaçırabilirsiniz. Aynı şekilde gezegenlerin zorlayıcı etkiler yaptığı dönemlerde gerekli gayret ve azmi gösterirseniz tüm zorlukları aşabilir, farkında bile olmadığınız içinizdeki gücü ortaya çıkarabilirsiniz.
fallar, burçlar, yıldızların gezegenlerle olan fizik ötesi paralelliği, bok, püsür ve diğer metafizik olarak var olduğu iddia edilen güç ya da enerjilerle ilgilenen bişey. yaygın bir hobi de denebilir.