eskiden gezip tozmamak olarak düşünülürken şimdilerde çevresi olmamak olarak algılanmaya başlanmıştır, doğru olan da budur.
ha bu durum hep insanın kendi suçumudur? elbette değildir, fiziği karşı cinsi etkilemekten uzak bir adamı bu yüzden kimse suclayamaz dünya adaletsiz. mesele arkadas dost edinmekse o da çevresel şartlardan bağımsız düşünülemez, şans faktörü önemlidir, her şey kişilikte bitmiyor maalesef.
çoğunlukla hiç sevilmeyen insan tipidir. adam size yüz vermedi diye saçma sapan partilerinize ya da muhabbetlerinize katılmıyor diye asosyal damgası yiyor. bi kurcalayın bakalım içinde ne cevherler var. hey yavrum hey.
insanlar sizinle tanışmak için saçma sapan bahane uydurarak konuşmaya gelirler,
Siz esprilerine nezaketen gülüp, sorulara cevap verip "gitsene artık" diye yalvarır gibi bakarsınız.
bir sebep değil, sonuçtur. insanların gerçek yüzlerinden uzak kalmak için eve tıkılıp kalan, akşama kadar kahve, çay ve sigarayla beslenen insanlardır.
Toplumca normal sanilan normlarin benim kulturume/dusuncelerime uymamasi sonucu tabu olarak nitelendirilebilecek kisiligimi ortaya cikarmamama verilen ad, toplumdan kopuk yasamak her ne kadar uzucu ve kotu gelse de yuvarlanip gidiyorum.
bana göre parasızlıktan farklı olarak , asosyal olmaya başlamanın başlıca sebebi dışarıda ( artık nereye gidiyorsanız kurs , okul , dershane , etüt , iş vb. ) insanlarla bir ortak nokta , üzerine sohbet edilecek , muhabbet kurulacak bir , iki tarafında büyük ilgisini çeken bir konu bulamama.
örneğin futbola ilginiz yoksa ve bu muhabbetlerde dışta kalıyorsanız; ne toplanıp maç izlemelere , ne pes'e gitmelere , ne de halı sahalara dahil olursunuz. başka bir konu ; hayatta en çok ilginizi çeken uğraş , zamanınızı harcamaktan çekinmeyeceğiniz hatta zevk aldığınız şey , çevrenizdeki diğer herkes için "olmasada olur" hatta "o ney lan" ise asosyalliğe doğru yelken açarsınız. insanlar içinde hoşuma gitmeyen bir durum ise "asosyal=mal" algısı , örnek verecek olursam siz çevrelerinde asosyal olarak bilinen 2 manga okuru adamı yan yana koyun bakın ne muhabbetler ne espiriler dönüyor. çevrelerinde ortak ilgi alanı olan insan bulamayınca internette aramaya yönelmek günümüzde ki tek ve en pratik çare iken , acımasız milletimiz "akşama kadar bilgisayarda oturan mal" demek için yer arıyor.
yukarıda bir entryde parasızlık olarakta belirtilmiş , evet bir yere kadar doğrudur fakat parasız olupta ortak ilgi alanlarına sahip insanlara bakarsanız -ki en büyük örnekleri kenar mahallelerdeki gençler- bana göre asosyalliğin bir sebebi parasızlık olabilir ama direkt parasızlıktan kaynaklı asosyallik olmaz.
başka bir konu , söz gelimi hayatınızda sizi derinden etkileyen bir dizi olay yaşadınız ve ilerleyen zamanlarda bunları insanlarla paylaştınız ama bu durumun sizdeki ciddiyetini ne düzgün anlatabildiniz ne onlar anladı. bir süre sonra bunu yeni insanlara anlatmaktan sıkılabilir , git gide suskunlaşabilir ve belli bir süre sonra hepten susabilirsiniz. bence asosyal olmanın sebeplerinden biri de bazı şeyleri insanlara anlatmaktan bıkmak , anlatma gereği duymamak , anlaşılmasını beklememekte olabilir.
üzülünmemesi gereken durumdur. sosyalliğin iğrenç yapmacıklığına bir tepkidir. bir hastalıktan çok daha ötedir. insan ilişkilerinden duyulan rahatsızlıktır.
Ne kadar kendine zaman ayırmak gibi görünse de asosyallik fazlası olunca zaralıdır arkadaş..
Misal kendi başına kitap okuyorsun tamam, film izliyorsun ona da tamam, ama bir arkadaş ortamında 5 dk edindiğin bilgiyi hiçbir yerde edinemezsin. O beş dakikada farklı farklı konulardan farklı bilgiler ediniyorsun..
Misal kitap okuyorsun ama okuduğun kitabı eleştireceğin analiz edebileceğin biri olmadıkça askıda kalıyor.
Film kültürü diye birşey var ya , misal o sadece film izlemekten ibaret değil, her filmin verdiği mesajlar var ve sen bunu tek pencereden göremeyebilirsin, farkedemediğin bir olayı başka biri başka bir bakış açısıyla farketmiş olabilir.
Hele bir de bunları dost muhabbeti ve az şekerli kahveyle yapmak var ki, tadından yenmez. Tek kişilik ziyafete değişilmez.
Edit: ayrıca psikolojik rahatsızlıkların çoğunun temelinde asosyallik ve çok fazla yalnız kalmak yatar. Farklı bireyler ve görüşlerle iç içe olmak beynin sirkülasyonunu sağlar, kemik düşünceden ve durağanlıktan kurtarır.
Psikolog bir arkadaşımla konuşmuştum. Asosyallik psikolojik rahatsızlıklarda bir sebep mi bir sonuç mu diye. Aslında daha çok sonuç demişti ama aynı zamanda sebep. Kısırdöngü yani, şöyle ki;
Çok fazla yalnız kaldığın için birçok şeyden soyutlanıyor ve dışarıya karşı yabancılaşıyorsun, sonrasınsa da dışarıya yabancılaştığın için ve bir süre sonra adaptasyon sorununun getirdiği anlaşılamama duygusuyla birlikte kendini soyutlayıp eve kapatıyorsun bu da sonuç oluyor.
Edit: asosyaller rahatsız durumdan. Üzgünüm arkadaşlar ama durum böyle. Çok yakınımdaki biri bu durumdaydı ve sonra tedavi oldu. Bi görünün derim. Ciddiyim.
Benim için yeni insanlarla tanismaktan korkma halidir. Toplum önündeki o sahnede oynayamamaktir. Herkes doğuştan yildiz olamıyor maalesef. Yoldan geçen adam olmayı sevmektir.
sosyal insanlar tarafından ikinci sınıf insan muamelesi gören, görecek olan insan olmaktır. maalesef ülkemiz insanları bazı şeylere saygı göstermeyi öğrenemediler..
bu sene iyice olma tehditi altındayım. sürekli kafa dinleyemiyormuşum gibi geliyor. sürekli tek takılıyorum ve bundan çokta şikayetçi değilim. sürekli ya yazıyorum ya çiziyorum ya da okuyorum. biliyorsunuz ki bunlar da insanın içe kapanmasına iten bazı durumlardır. ilişki umutlarımı da tamamen yıktım. bi insanın diğer bi insanı sevebilecek olma ihtimalini aklımdan tamamen çıkardım. arkadaşlıkları da sadece çıkar için olduğunu düşünüyorum. birinin benimle dost olması imkansız çünkü ben onu hiç bir zaman dost olarak göremiyorum. sanırım ben asosyal olma tehlikesinde değilim ben asosyalim.
fakat yanlışta anlaşılmasın. tanımadığım insanlarla konuşurum, utanma duygum çok azdır. ama ben insanlarla yapamıyorum.
insanlarla dalga geçmeyi seven sosyal tipler bilmez, bilsede anlamaz.
insanlar çeşitli nedenlerden asosyal olabilir.
- miskin olabilir.
- sahte insanlardan, bozuk düzenden uzak durmak isteyebilir.
- hastalık derecesinde olabilir, bu durumu aşamayabilir.
- Oyun manyağı olabilir.
- çok sevdiği birini kaybedip içine kapanmış olabilir.
- bulaşıcı hastalığı, veya sakatlığı olabilir.
- ders çalışıyor olabilir.
- aile baskısı olabilir.
- evde kedisiyle, köpeğiyle daha mutlu olabilir.
- huzur, sessizlik istiyor olabilir.
- olabilir de olabilir yani.