acayip bir histir. evden kaçmış küçük bir çocuk gibi hissettirir insana kendini... "lan benim burada ne işim var? burada olmamam lazım" dersiniz kendi kendinize. ancak o nizamiye kapısından içeri girdiğiniz an her şey bitmiştir. sonra alışırsınız...
herkesin saçlar kazılmış, eşofmanlar bir olduğu için herkes birbirine benzemektedir. bir kaç kişiyle muhabbeti kurmuştum karıştıra karıştıra aradım arkadaşları.
sudan çıkmış balığa dönülen gündür. kendimi müsaadenizle bundan ayrı tutacağım. evveliyatında sıkı hemde öyle böyle sıkı olmayan bir nevi askerlik gibi bir tecrübe geçirdiğimden hiç zorlandım. tabi askerliğin ruhu başkadır, her şey başkadır.
ilk günler vuran botlar yüzünden kanayan ayaklarına mı yanarsın, kavurucu sıcakta pişmiş mıcırların üstünde süründüğüne mi? herkes tek tip herkes yeşil. mavi eşofmanlarla pratisyen hekim gibi dolanan acemi askerler, elindeki telsizle bölü komutanı kesilen çakma çavuşlar, espiri yapma özürlü takım komutanları... daha neler neler. ama güzeldir. tüm zorluğuna rağmen.
Berbat ötesi berbat bir gündür. ayrıntılarına girmeyeceğim lakin berbatlaştıran belki botun yaptığı yara, belki karmaşa belki diğer ıvır zıvırların toplamıdır, o ayrıntılardır.
çok çok çok kötü olduğu konusunda hemfikiriz de, askerlikten tiksinen bir insan olarak garipsediğim durum şudur ki, entryleri okuduğumuzda hep bol gözyaşı ağlama ot bok geçmiş. olm manyak mısınız niye ağlıyorsunuz? hassas mısın çocuğum sen? şahsen berbat şartlarda askerlik yaptım ama ağlayanı değil görmek duymadım bile.
o ağlayanlara, al sana 2 ay daha, senin ihtiyacın var biraz törpülenmeye demek lazım.
zulümün başladığı gün. yarının kahraman şehitlerinin her içtimada her aşamada üst devereler tarafından aşağılanma, itelenme kakalanma günü. dayakmı yemedik, küfürmü yemedik. boşuna 2 asker intihar etmedi aq. çök kalk çök kalk.
yağmur altında, çakmağı kırıp içindeki zarlarla 25 kuruşuna kumar oynayıp kavga eden tiplerin arasında bekletilip boynuna astığın cüzdanınla uyumaya çalışarak geçen bir gündür. sakin kalınmalıdır.
Herkesin çok değişik duygular içinde olduğu, robotlaştığı, kiminin aşırı duygusallaştığı, ilk kahvaltıya gitmeden traş olunan, sivilde yüzüne bakmayacağın adamların yüzlerce adamı koyun gibi sıraya dizip saydığı, kamuflajların giyilmesiyle artık tamamen askerlik psikolojisine girilen unutulmaz gündür.
Kısa dönemler için asteğmenlik sınavına girdiği gün, askerlikte ilk gün olarak sayılabilir. Zira sınava gireceğiniz günün gecesinden dizilmeye başlamış uzun bir kuyruğa girmek durumunda kalabiliyorsunuz. Arkasından "sağa dön, sola dön, çök, kalk, sağdan say" vb. komutlarla karşılaşabiliyorsunuz. Command not found da diyemiyorsunuz.