hiç unutmam, ben ön sağlık muayenesinden elendikten sonra arkadaşım sporu da geçip sözlü mülakata kalmıştı. dışarı çıktığı zaman yüzü bembeyazdı. ''ne sordular?' dedim. ''bana samsunsporla sivasspor sıfır sıfır berabere kaldı de dediler'' dedi.
çocuk peltekti.
kendimi bildim bileli emekli olana babam askeri lise mülakatlarını gerçekleştiren komutanlardan biriydi. gerekirse gece vaktine kadar orada durur, bütün gençlerin sınavları bitirmelerini baklerdi.
almadıkları kişiler genelde cemaat liselerine gitmiş, cemaat kolejlerinde büyümüş çocuklardı. ya da babası katil, annesi uyuşturucu bağımlısı olan çocuklar. bir şekilde sabıka kaydı bulunanlar. onlara da annen fahişe, baban pezevenk demiyorlar, absürt ve ciddi bir genel kültür birikimi olmayan çocuklar eleniyor. ki o yaşta da kimse izmirde ilk kurşunu atan gazeteci kimdir sorusuna hasan tahsin yanıtını veremez.
her neyse bir diğer konusu da konuşma bozukluğu olan gençlerin elenmesi. adın ne, baban ne iş yapıyor gibi sorular sorulduğunda mesela "ifportacı komutanım" gibi.
sonra eline bir kağıt tutuştururlar, oku bakalım derlerdi. okuduğu kısım da aynen şöyle;
"sasonun susuz sazlıklarında, sadece soğan yetiştirilebileceğini söyleyen, samsunlu sebzecilere, siz de inanabilirsiniz."
peltek olan kimse bu cümleyi peltekliğini ortaya çıkararak okudu.
ayrıca aralardan biri de yazmış ki, görevli personelin çocuğu gidiyor falan. hayır arkadaşlar ister inanın ister inanmayın ama resmen bir mobing yapılır asker çocuklarına. kesinlikle de oralarda yapamazlar. ben bir barfiks çekemedim diye elendim. ve gidemedim. ha kötü mü oldu? tabi ki de hayır.
Bir kez arkadaşım bu mülakata gidecekti benim abilerle felan takıldığım zamanlar daha ateist olmamıştım. Feyizli sohbetlerle arkadaşı vazgeçirmeye çalışıyoruz. Arkadaşa bu tarz sorular hakkında yalan felan atıyoruz. Allah muhammed demek yasakmis namaz kılani vuruyor eğitim zaiyati yazıyorlarmis felanda filanda sonra çocuk gitti geldi hiç böyle sorular sormadılar. Gayet sıradan sorular sordular dedi. Bir çorap hikayesi anlattı ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmem ama su şekilde idi
- merhaba hosgeldin
+ hb
- ayağındaki çorap hangi renk
+ lacivert siyah çizgileri var.
Genelde dikkat heyecan ve idealist olup olmadığı yönünde sorular sormuşlar.
Yani Aq dincileri geçemedi diye bok atıyorlar.
dinci utanmazlar tarafından bu vatanın kahraman ordusuna iftira atmak karalamak amacıyla uydurulan hurafelerdir... lakin ne ironiktir ki ordu dincilerin emrine geçti geçeli son bir kaç yıldır orduyu sahiplenir oldu bu tipler !
öyle peygamber efendimiz (sav) ile atatürk'ü kıyaslayacak sorular yok safsata bunlar yobazların uydurduğu şeyler. gayet samimi şekilde adayın heyecan durumu, düşünebilme yeteğini ölçen sorular soruyorlar. kendinden bahset türk askerini bize tanımla neden askeri lise (neden kuleli, maltepe, deniz, ışıklar, gatf, bando ast.) atatürkle ilgili neler hissediyorsun ? ilkelerinden bahset ? gibi mülakata gitmeyen ve bir halt bilmeyen kişiler insanları yanlış bilgilendirmesin.
- denize Atatürk ve Hz. Muhammed düştü! hangisini kurtarırsın?
+ bu olay olduğunda mevkimin ve rütbemin ne olduğuna bağlı..
- !!??!??!...
ya da;
- denize kızımla karım düştü ve sadece birini kurtarabilirsin... hangisini kurtarırdın?
+ sen karını kurtar ben de; kızını kurtarayım.. denizde bulunan ganimetler bulanındır komutanım.
- geçtin!
Abartılmıştır. Elbette zeka ve pratik cevaplılık açısından sıradan olmayan sorular sorulacaktır. Lakin kazanamayanların işi dine döküp askeriyeyi bu anlamda karalaması... yazıktır.
Kardeşime de "Oha, amma soruymuş!" dediğimiz türden sorular sormuşlardı ve kardeşim dürüstçe cevap vermişti. Kazandı. Ki kendisinin anlattığı da bir şeydir; sözde din yoklaması çeken askeriyede, ramazan'da oruç tutmak isteyen öğrencileri sahura kaldırılıyorlar. Oruç tutanlara iftar vakti ayrı yemek çkıyor, tutmayanlara normal saatinde ayrı yemek çıkıyor. Herkes özgür. Fakat işi cemaatleştirmek yasak. Kişisel inancın dışına çıkıp toplu ayinlere dönüştürmek yasak.
Askeriyenin yaptığı birçok hata var, düzeltmesi gereken çok yanlışı var ama... Mülakatlarda sorulmuş sorular ya gerçekten zeka isteyen türden, ya da tamamen uydurma.
ne kadar hurafe ne kadarı gerçektir ama az sonra anlatacaklarım tamamen gerçektir. lütfen alıcılarınızla oynamayınız.
+namaz kılıyo musun?
+cumaya niye gidiyosun?
+başörtüsü hakkında ne düşünüyorsun?
+annenin başı kapalı mı?
+annen başını niye kapatıyor?
+başını kapatanlar iranlılar gibi değil mi?
+başını kapatanlar böcek gibi değil mi?
not: bunları ispatlayamam, ancak komutan itiraf ederse ispatlanmış olur. ama gerçektir. bu sorulardan başka hiçbir lşeyi sormadılar.
not: eksilere hazırım. zaten hep eksilendik, hep ezildik.
edit: ispatlayamadığım için aldığım eksiler bulunmaktadır. hoş ispatlasam da eskilenirdi. bunlara hazırlıklıydım zaten.
edit2: komutanım?
edit3: amına koyum başımıza geldi diyoruz. götümüzden sallamıyoruz. inanmak istemeyebilirsiniz gayet normal. ancak başına gelenleri de sallıyorlar. uyduruyorlar diyerek suçlayamazsınız.
eğer ki çocuk arkasına dönüp duvarın rengine bakarsa elenir . ancak karşısındaki duvarla arkasındaki duvarın renginin aynı olacağını düşünüp söylerse geçer .
sonuç ufakkene gittik işte mülakatlara kulelide bakalım söylenenler doğru mu diye renk körü çıktık elendik . bu söylenenler hurafedir renk körlüğü ise gerçektir yani.