elimde büyüyen gruptur. elinde büyüdüğüm gruptur.
her ne kadar en sevdiğim şarkıları forever olsa da en iyi albümleri açık ara the powerless rise'dır.
son zamanlarda hayvan gibi vücut çalışıp hayvan gibi vücut yapıyorlar. o eski süt çocuğu hallerinden eser yok şimdi.
no fear markasına ait tişörtte lamb of god in altında adı yazılmış olan gruptur. Üzerimde severek taşırım. Hatta şu an kendisini okuyorum. Çok ilginç ya. Kader filan kuşlar gece yıldızlar...
kendim tapmama rağmen arkadaşlarıma her dinlettiğimde "kapat artık şu gürültüyü" tepkisini aldığım gruptur. inanılmaz gitarları ve bateristi vardır. kesinlikle dinlenmeli.
nothing left gibi güzel şarkı muhteşem, etkileyici bir klibi olan 2001 çıkışlı amerikan metalcore grubu. en sevilen metalcore gruplarının başında gelir. sert müzik yaparlar genelde brutal vardır nakaratlarda genelde clean kullanırlar. en sevdiğim şarkıları forsaken, nothing left, through struggle, paralyzed ve parallels'tir.
William Faulkner'ın bilinç akışı tekniği ile yazdığı, Murat Belge'nin dilimize kazandırdığı, ABD'nin güneyinde yaşayan yoksul bir ailenin ölen anneleri için giriştiği son görevi ve yolculuğunu konu alan ve kanaatimce mükemmelin de ötesinde bir roman. Okuduğum en iyi şey diyebilirim. Romanda 15 farklı anlatıcı ve 59 bölüm bulunmaktadır ve toplamda 214 sayfadır. Her bölümde farklı bir insanın zihninden bakarsınız olaylara, iç seslerine şahit olur ve giderek bütüne yaklaşırsınız. Fakat bazı noktalar her şeye rağmen karanlıkta kalır bu romanda. Faulkner'ın bu romanda en çok yaptığı şeylerden birisi de bir sözü sürekli olarak tekrarlamak, farklı sayfalarda yeniden karşınıza çıkarmak ve böylece zihninize kazımak, kalıcı bir tat bırakmaktır. Bazı betimlemeler sınırlarda dolaşır, sınırları fazlasıyla zorlar, garip bir izlenim bırakır zihninizde. Her şey öyle apaçık anlatılmaz. ip uçları, semboller verilir, örneğin çok önemli bir şeyden yalnızca bir kez ve üstü kapalı bahsedilir gerisi okuyucuya bırakılmıştır. Bütün bir kitap boyunca, basit cümlelerle, o hep anlamı bilindik basit kelimelerle koca bir dünya, canlı bir atmosfer yaratılır, Faulkner bu anlamda zor olanı yapmaktadır. Birken, on altı olmanın en kısa yoludur bu kitap, insanları biraz daha anlamanın. Cash, Jewel, Vardaman, Dewey Dell, Darl, Addie, Anse ve diğerleri sanki çok iyi tanıdığınız, kanlı canlı bireylermiş gibi zihninizde yer alır ve hiç bitmeyecek bir yolculuk boyunca hikayelerini zihninizde yaşatırlar. Gülmekten devam edemeyeceğiniz fakat bir sahne sonrasında gözlerinizi dolduracak kadar karanlıklaşan sahnelere gebedir.
iletişim yayınlarından.
Orjinal adı: As I lay dying.
Türkiyede yaşayan bir türk olarak Facebookta Dünyanın en fazla takip edilen Fan sayfasına sahibim. (Zaten Offical sayfasından sonra benim sayfamı bulabilirsiniz. reklam yasak olduğundan bir takım gizlilikler olmalı). Teşekkür mesajı aldım grup editöründen. Türk olmama çok şaşırmış beyefendi. "Ne yani türkler'de dinleyemez mi efenim" düşüncesi aklımdan geçsede "evet" cevabını verdiğimden üzüntü duymuştum. AS I Lay Dying in müzik olmadığını veyahutta brutal breakdown olduğunu savunan arkadaşlarımı her türlü ikna edebilirim. Böyle bir konunun açılması çok hoşuma gitti. Teşekkür ederim Saolun.
şu çok yanlış birşey "metalcore" aild metalcore'dan ayrı olarak biraz chiristan've Melodic Deat Metal'a kayan bir gruptur. grubun kurucus Jordan Manchino'dur. 5 dk lık şarkısında sırf bazen 15-20 sn için dinlenen bazı şarkıları vardır. Bana göre top 5 derseniz
1.Trough Struggle
2.Confined
3.The Darkest Night
4.I never Wanted
5.Anody sea
Grup 2007 wackende tabiri caiz ise COŞTURMUŞTUR. Vokalist Tim Lambesis ayrı olaraktan AUSTURIAN DEAT MACHINE'nin kurucusu ve vokalistidir. ADM' de canlı performanslarda gitar da çaldığı görünmüştür. Ritim gitaristi Phil benim favorimdir ve metalcore dünyasının en iyi ritimcisidir. Nick Hipa adamı slash'le bile yarıştırıyorlar fazla söze gerek yok derim ben.
dünyanın en iyi bateristlerinden birine sahip metalcore grubu. through struggle, darkest nights gibi metalcore tarihine adını yazdırmış şarkılara sahipler. all that remains den sonra en ünlü metalcore grubu olarak adlandırmak yanlış olmucaktır. clean vokalleri başarılıdır.
jefferson'a gömülmeyi vasiyet eden bir annenin cesedinin, oraya ulaştırılma çabası farklı insanların penceresinden anlatılıyor. ilginç anlatım tekniği ile dikkat çeken "döşeğimde ölürken", varoluş iskeleti üzerinden, muazzam bir beklentiyle kitaba girişen bendenizi ise sükutu hayale uğratıyor.
kitabın kayda tek değer bölümü addie bundren'in, yani annelerinin bölümü. o bölüm fena. çok fena...
şöyle diyor bir cümle: "ölü kalmaya hazırlanmak için yaşanır!"
şu sıra yeni albümü an ocean between us internete düşmüş sağlam melodic death/metalcore grubu. şimdilik eskilere göre daha melodik buldum şarkıları. ilk klip de nothing left'e çekilecekmiş. bir de bassçı değişmiş, nakaratlarda daha hoş bir clean vokal duyuyoruz. sitelerinde de frontman tim lambesis eski bassçı clint norris hakkında özetle "zaten bi boka yaramıyordu, iyi oldu ayrıldığı' tarzında bir açıklama yapmış.