su espriyi dizide ilk izlediğimde hızlıca geçtiği için tam anlayamamıştım sonradan anladığımda 10 dakika boyunca kahkaha atmıştım. sadece yaşayanlar bilir ve anlar.
an itibariyle mevcut bölümlerini bitirmiş olduğum ve 5. sezonun yolda olduğunu öğrenip çooook sevindiğim enfes mi enfes dizidir.
bundan iki hafta önce dizi arayışındayken imdb'deki yüksek puanına bakıp izlemeye başlamıştım. bölümler ilerledikçe ''ya nasıl oluyor da millet bu diziyi bilmiyor'' moduna girmeye başladım. çünkü how i met your mother, the big bang theory ve that 70s show'u izler gibi keyifle izletiyor kendini. hepsi birbirinden değerli diziler elbette. ancak insan bu diziyi de onlarla aynı listelerde görmek istiyor. çünkü dizideki ayrıntıları şöyle bir düşündüğümde yazarlarının bir dahi olduğunu söylersem hiç abartmış olmam bence.
yapımcısı brian grazer'ın son açıklamasına göre, 17 bölüm daha çekilecek dizi. yine netflix'te mi yayınlanır yoksa tv'de mi yayınlanır orası belli değil.ha çok da sorun değil.yeter ki çıksın da.
annyong esprisini anında çaktığım diziydi. çünkü o aralar güney koreli mektup arkadaşım vardı ve bir mektubunda korece merhaba ,hoşçakal vb. demeyi yazmıştı bana da türkçelerini sorarak. o yüzden evlatlık edinilen koreli çocuk annyeong deyince merhaba dediğini o an anlamıştım ama arızalı bluth ailesi bu evlatlık korelinin ismini annyong zannederek annyong bluth yapmışlardı ismini.
kesinlikle ve kesinlikle yapılmış en zekice komedi dizisidir. dizi içerisindeki kelime oyunlarını anlayabilecek kadar ingilizceniz varsa, komiklik katlanarak artar. son sezonu diğer sezonları kadar komik olmuş olmasa da seneler sonra toparlanmaya çalışılan yarım kalmış bir öykü ancak bu kadar oluyor.
bu diziyi değerlendirirken , dizinin amerikan halkı tarafından çok sevilmediğini hatırlatmakta fayda var. aslında bunu şöyle açıklayabilirim; dizi, toplumların rahatsız olduğu, dinlemekten kaçındığı her marjinalliği yüze vuruyor.
--spoiler--
- baba ve oğulun aynı kadınla çıkması.
- hafif zeka özürlü evladın, anne ve sevgili ayrımı yapamaması. anneden vazgeçemeden , edindiği sevgililerden ise anne şefkati bekleyerek rahatsız edici tavırlarda bulunması. sigara dumanını taşıması gibi.
- eşcinsellik.
- o meşhur tutucu hristiyan amerikan tv şovları ve bağnazlıkla olan makara.
- yaşlıların cinselliği.
- toplumda göçmenlerin nasıl görüldüğü.
- abisinin eşiyle yatan yaşlı.
-ilgisiz büyümüş çocuk.
- fazla üstüne düşülmüş çocuk
- alışveriş hastası kadınlar.
- kredi ve mortgage ile batanlar.
gibi onlarca rahatsız edici, insanların duymayı sevmedikleri problemler
--spoiler--
velhasıl, sanırım dizi, dizi veya film olarak devam edecek. eh, bize de beklemek düşer
--spoiler--
michael'ın ne kadar loser olduğunu 4x01'de iyice gözümüze sokulmuş.
gob, buster ve favori karakterim olan lucille'in çok az görünmesi üzücüydü. tobias ve lindsay ise hiç yoktu. tamam michael's arrested development dediniz de olsun ya asıl cins karakterler onlardı.
harika avukat barry zuckerkorn'un hiç değişmemiş olması ne güzel. umarım diğer bölümlerde gene parmesan ve başbelası doktor da yer alır.
george michael hala saf ve sevimli. gerçi eskisi gibi şişko değil ama olsun michale cera'yı hep sevmişimdir zaten. maeby'nin eski sevimliliğinden eser kalmamış.
devekuşu sahnesi iyiydi.
michael'ın telefonundaki tarihin 2003'te takılı kalması olayı da ayrı bir hoştu.
ama bence bölümün en güzel yanı loose seal olayıydı. izleyenler bilir zaten. loose seal-lucille bağlantısını. yine eskiye gönderme yapılmış. loose seal diyince lucille'in i'm watchin diye yanıt vermesi de hoştu. özlemişim bu kelime oyunlarını.
umarım ileriki bölümlerde bol bol lucille, george sr, buster, gob ve tobias görürüz.
dikkatimi çeken başka bir nokta ise narrator'ın olaya michael ile başlamaması. eski sezonlarda hep michael diye başlardı cümleleri. çok nadir başka şekilde başlamıştır. onun sesini duymak da güzeldi.
özetle çok seviyoruz ve çok özlemişiz bu absürd aileyi. bakalım lindsay lucille'in evini neden ve nasıl dağıtmış göreceğiz on the next arrested development o da.
--spoiler--
15 bölümlük yeni sezouyla 26 mayısta ekranlara dönecek efsane. kaç gündür öyle bir heyecan yaptım ki artık mayıs gelsin istiyorum bir an önce. bu da sayfasından bir resim:
adamların tutmayacağını bildiği halde , bildiğini okumaya devam etmesiyle beraber efsaneleşmiş. izlemeyen insanın , benim mizah anlayışım iyidir dememesi gereken, hakettii finali yıllar sonra yapacak, bana göre yapılmış en iyi komedi.
ülkemizde çok az kişi tarafından bilinen, zaten amerika'da da tutmamış; belki de tarihin gelmiş geçmiş en harika sit-com'u. bu diziden tam anlamıyla zevk almak az buçuk ingilizce bilgisi gerektirmekte. çünkü esprilerin en azından yarısı kelime oyunlarına dayalı ve ne kadar iyi bir çevirmen tarafından çevrilmiş olursa olsun altyazıya tam anlamıyla aktarılamamış.
fenomen olması beklenirken 3 sezon sonunda apar topar bitirilmiş, tadı damaklarda kalmış bu dizi, 2013 yılında 10 bölümlük bir mini-dizi olarak tv ekranlarına geri dönecek. diziye verilen 7-8 senelik aralıkta kısaca olanlardan bahsedilecek. ardından da bir sinema filmi çekilip, şanına yakışır şekilde sonlandırılmış olacak. merakla bekliyoruz efenim.
--spoiler--
Babaları tutuklandıktan sonra işin başına geçmeye yeltenen anneleri Lucille Bluth (Jessica Walter), yaşadıklarından sonra çevresi tarafından büyük ölçüde yalnız bırakılan frapan bir kadın.
Ailenin en büyük çocuğu George Oscar Bluth II (Will Arnett) bir sihirbaz; gerçek bir iş bulması ise ailesi tarafından yaptığı en büyük numara olarak kabul edilecek gibi görünüyor. Ailenin en küçük çocuğu Buster Bluth (Tony Hale) ise nevrotik bir öğrenci. Amerikan Yerlileri Törenlerinden kartografiye akla gelecek neredeyse her konuda eğitim almış kronik bir öğrenci. Evin tek kızı Lindsay Funke (Portia de Rossi), bir turiste ihtiyacı olmadığı halde kalp masajı yaptığı için çalışma izni elinden alınan talihsiz bir doktorla, Tobiasla (David Cross) evli. Linda ve Tobias aşırı hoşgörülü birer anne baba. 14 yaşındaki Mae (Alia Shawkat) de bu durumu suistimal etme konusunda son derece başarılı bir genç kız.
--spoiler--
En mukemmel komedi dizisidir. toplamda 5 defa bastan sona izledim, her defasinda baska espirileri ve gondermeleri yakaladigim, en iyi komedi dizisidir. Maalesef hakketigi ilgiyi iptal edildikten sonra gormus, bunun ustune mini dizi ve sinema filmi cekilmeye basnlamistir.
--spoiler--
In Iraq:
George Michael: How did you en up in prison?
Gob: I was trying to make few dinars.
....
Gob: And now, Jesus' greatest trick, the burning bush!
Mob: Burn bush, burn bush...
--spoiler--
--spoiler--
George Michael: Hapse nasil girdin?
Gob: 3-5 dinar para kazanmaya calisiyordum.
....
Gob: Simdi de isanin en buyu numarasi, yanan cali!
Kalabalik: Bushu yak, bushu yak, busha olum...
--spoiler--
'' HIMYM ve envailerini izleyen insan tipi ''yüzünden bitirilmiş i-na-nıl-maz dizi.Doktor olan Tobias'ın güneşlenen adamı ölü sanıp kalp masajı yapması hala güldürür.