antolojilere ve bilimum diğer toplama şiir kitaplarına arkadaş z. özger ismi ile girmiş şairdir. zekai adı neden yazılmamaktadır merak konusudur. şairin kendi isteği midir? yoksa başka bir sebeple midir anlaşılamamıştır tarafımca. yahya kemal beyatlı v.s. şairler tam ismi ile girebilirken arkadaş zekai özgerin garip bir şekilde ikinci ismi kısaltılmaktadır. ilginçtir.
1948 yılında Bursa'da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. TRT'nin Ankara bürolarında çalıştı. 1970 öncesinde okulunun polislerce basıldığı bir gün, çıkan olaylarda başına ağır darbeler aldı. Aradan yıllar geçtikten sonra 5 Mayıs 1973'te sokakta ölü bulundu. Beyin kanamasından öldüğü belirlendi. Arkadaşları, ölümünü okulun basılması sırasında başına aldığı ağır darbelere bağladılar. Dergi ve gazetelerde yayınlanan şiirleri ölümünden sonra "Şiirler" adlı bir kitapta toplandı (1974). Daha sonra aynı kitap "Sevdadır" adıyla Mayıs yayınlarınca Mart 1988'de yayınlandı. Şiir yazdığı yıllardaki üniversite ortamının da etkisiyle ölüm konusunu sık sık işledi.
solmuşsun,
benzin sararmış,
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün,
öyle bükük bakma bana.
çam kolonyası getirdim sana,
kentli dağlıların haklı sevdasını,
bolu ormanlarından çarpan bir koku,
sanki köroğlunun ter kokusu,
aman kokusu, billah kokusu,
canlarım, canım benim,
üzme kendini bu kadar,
sana umudu öğretmeyenlerin suçu mu var,
bak yeryüzü ne kadar geniş,
ne kadar dar,
Dur ,
akıtma gönlüm yaşını,
gözünden öpecek bir yer bırak,
oy bana en yakın,
bana en uzak,
sevgili yar,
Hasretine vur beni,
Giyecek çamaşır getirdim sana,
adettir diye değil, sevdim diyedir,
bağışla, eski biraz,
bedenim uygundur diye bedenine,
elimle yıkadım, ütüledim,
elma ağacında kuruttum,
Günler sarmal bir yay gibi,
bunu unutma,
Bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir,
bunu unutma,
Seni ben her yerinden öperim,
bunu unutma,
kadere inansaydım,
sana inanırdım,
Düşürmem sigaramın ucundaki külü ben,
öyle kırık bakma bana,
Caddeler nasıl da genişliyor,
sana bunu söyleyecektim,
Bileyli bir makas vardı yanımda,
sana bunu söyleyecektim,
Hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri,
sana bunu...
Oyy nasıl söyleyebilirim,
deliren sevdamızın kısrak huyunu,
Elimi tut,
tuttururlar, o kadarına izin verirler,
kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu,
Bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız,
sen içerde,
Ben dışarda...
Oyyy mahpusluk mahpusluk...
25 yıllık yaşamında yazdığı şiirlerle "yaşasaydı nazım olurdu" dedirten devrimci şair.
Aynı zamanda, "zeki müren'i seviniz" ya da "can canı sever bunun ötesi yok çocuk" diyerek eşcinsel kimliğini ifade eden "sakalsız bir oğlan"dır.
charles chaplin bir savaşta yitirdim sakalımı
çıkmazlığın grev sesi umutlarımı vururken
yendirdim bıyıklarımı papağan kuşkulara
biraz elma şekeriyle kazıdım sakalımı
lohusa şerbetiyle kazıdım sakalımı
yanaklarım paprika lahmacun ister misiniz
al işte sana böyle yüze böyle güz
demeyin deseniz de sakal yok ya ucunda
bu güz vermedi tarla seneye bıyık kerim
ben ettim siz etmeyin sakal veririm size
iğne iplik elimde bıyık dikerim size
yanaklarım taşlıtarla kurabiye yer misiniz
sayın bayan dursanıza gözünüze kuş kaçmış
bu bıyık hiç gitmemiş sesinizin rengine
sakalınız uzamış inmiş ta belinize
at kuyruğu yapınız ya da örgüleyiniz
kedinizin bıyığını usturayla kesiniz
yanaklarım bileytaşı ispirto sever misiniz
yoksul ve utangaç bir müşteriyim ben
sizde güneş bulunur mu biraz kaktüs alıcam
saksılarım yeşersin üç beş bulut verin de
çok üşüdü güneşten şizofreni olucak
çabuk olun lütfen dikenleri solucak
yanaklarım gobi çölü soğuk su içer misiniz
yüzüm eski bir artist yaşlandıkça shirley temple
elimde bir baş soğan bir baş sarımsak
ah ne kadar şakacısınız hiç hamlet oynamadınız mı
olmak ya da olmamak bütün sorun bu
yanaklarım yul bryner şimşir tarak ister misiniz
1948 bursa dogumlu sairdir.ankara universitesi siyasal bilgiler fakultesini bitirdi.bir donem trt de kurgucu olarak çalisti.12 mart doneminde gordugu iskenceler nedeniyle vucudu hasar gordu ve 1973 yilinda beyin kanamasi gecirerek vefat etti.siirleri arkadaslari tarafindan bir kitapta toplanarak basilmistir.
(bkz: sevdadir)