ayrılırken çiftler arasında muhtelemen dişi olanın sarf edeceği sözdür.
meali; bak koçum bak şimdi her gün pilav yenmez bunu bir kabul edelim önce. o nedenle ben bi gezeyim geleyim üç beş vurdurayım baktım olmuyor sonuçta pilavda bir protein bir nimet dimi yani.
saçmalıktan ötedir. hele ki belli bir geçmiş yaşanmışsa. kız ister genelde. yeni sevgili anlatılır, mutluluk pozları verilir eskisine. sonra da arkadaş kalalım denir. öbür gün üçüncü sayfa faili meçhul cinayetlerinden birini okuruz bizde.
gençlerimiz ayrı ayrı tatildedir. kız ayrılmak ister. Döndüklerinde buluşup konuşmaya karar verirler. Çocuk :'arkadaş kalabiliriz sorun olmaz' der. Kız, 'ayrılıp ayrılmayacağımızı konuşacağız zannediyordum, arkadaş kalıp kalmayacağımızı değil. 'der. çocukta bir dumur hali baki kalır. sonunda, gençlerimiz ayrılmışlar ama ' arkadaş ' kalmışlardır.
hep dalga geçtiydim bugün itibari ile başıma geldi bu hadise. hem öyle böyle değil kallavi.
10 gündür bir haller bir haller aramızda. kuşkulu tavırlar onda, yok dayanamayacağım söyleyeceğim artık hali bende. akşam normal bir konuşmada nerden çıktı hiç anlamadan konu 1600 kere sorduğu mevzuya geldi. dediği şeyde taa önceden. onu hiç ama hiç tanımadan önce. en sonunda patladım anlattım her şeyi. ayrılık kaçınılmaz tabi.. ama öyle tuhaf oldu ki ayrılığımız. hani bir taraf terkedilir de canı çıkar ya, biz ikimiz de mahvolduk. ben sabaha kadar ağlamaktan harab oldum midem kasıla kasıla hiç uyumadım. o da uyumamış. zira gece elveda deyip sabah aradı. onun yüzünden baya ızdırap çektik. normal bir ayrılık değil hulasa; hata, geri dönülemezlik, yalan falan ikimiz de öküz gibi severken (bkz: öküz gibi sevmek)resmen ayrılığa mahkum etti bizi. haklı mı haksız mı can acısına anlamadım, gece boyu yalvarışlarıma elveda dedi. hah dedim bitti. yapabileceğim bir şey yok çünkü ondan önce olmuş olan. a dünya iyisi insan, dürüst, temiz, insaflı kişilik keşke biraz hin olaydın da kaldırabileydin dedim. hayatım tanıdığım en iyi insanı kaybetti daha pisi çok önceden kaybetmişim haberim yok. yaşayamam diyorum olmayacak ya, milyonda birlik bir fırsatı öküz gibi kaybettim nasıl yaşayayım. artık ne bir kişiye bakarım ne bir şey. üzmüşüm üzülmüşüm iki insanın hayatını da mahvetmişim ölsem bile iflah olmam...
sabah beynimde elveda diyen sesi bilmem kaçıncı kere dönerken, midem bulanmaktan deli olurken, gözlerim şişmiş, etrafı göremiyorum bildiğin, kafamı tutup ikiye ayırıyorlar, kalbim nasıl atacağını unutmuş... vücudum isyan ediyor. neyine baktım bilmiyorum telefona baktım içim acıya acıya. çağrı ile mesaj. kim ki derken bizim dün gece elveda diyen sevgili. apar topar kalktım. bu sefer de uyuyabilmişsin bravo oldu iş. yok ne uyuması falan. akşam ki konuşmadan 2 kat daha kötü bir konuşma da o zaman yaptık. tabi 5 dk ya bir lavaboya gittim mide bulantısına. bir şey yemiş gibi boş boş. yine kendine iyi bak dedi kapattı. ölücem ama 24 saat içinde 2 kez ayrılık konuşması mı olur, salya sümük. vücudumda sıvı kalmadı resmen gözyaşından. 1 saat sonra yine aradı bu sefer sesi iyi. nasıl oldun dedi. iyiyim dedim. bir şey söyleyeceğim dedi. evet. arkadaş kalalım. yani o an yani bugün gündüz 4te ben ikinci kez doğar gibi oldum. yıllarca dalga geçtiğim bu cümle benim kurtuluşum oldu. onun da çıkış yolu. tabi iğrenç bir şey bence. sonu nereye gider nasıl bir dengesizlik, nasıl bir saçmalık zaman gösterecek ama. gerçekten iyi iki arkadaştık ki bu sefer sıfatı da alarak birbirimize birbirimizden ayrılınca nasıl üzüldüğümüzü anlattık. sen şöyle yap böyle yap.
trilyonlarını bir gecede kaybeden adamın bir kaç milyarını geri kazanınca deli olması gibi aynı bu iş. bir gece önce sevgilisin; ayrılık perişan ediyor. ertesi gün hadi arkadaş olalım diyor biri ve dünyalar senin oluyor. ayrılık acısını beraber atlatıyoruz. ayrıl diyen varmış gibi. ben dedim ama ayrılmayalım diye. dünyanın manyağı biziz galiba. tuhaf.