takip etmiyorum ama geçen denk geldi, gözüm ilişti. polisler operasyon için bir evin önündeler. suçlular içerden silah sıkıyorlar falan. aşağıda polisler kendi aralarında durumu değerlendirirken bir tanesi elinde silah olduğu halde konuşurken el hareketleri yapıyordu. hayır, en temel kurallardan biridir, askerde dahi öğretilir; karşındakine silah doğrultma diye. dizide bu tür sahnelerin olması gerçekliği bozar, keyfi kaçırır.
dizi yapımcı ya da yönetmenleri muhakkak kamuoyu tepkisini görmek amacıyla internette forum ya da sözleri falan takip ediyorlardır. bizden uyarması: biraz daha dikkat, biraz daha gerçekçi aksiyon sahneleri.
komedi dizisi sanarak ilk üç beş bölümünü, kahkahalarla ayıla bayıla keyifle izlediğim, komedi dizisi değil de bir aksiyon, bir polisiye olduğunu öğrenince kahrolup yemeden içmeden kesildiğim, kendimi kandırılmış ve aldatılmış hissettiğim için de bu acı gerçekle tanıştığım günden itibaren başımı çevirip de bir sadise dahi bakmadığım kanal d dizisi. ben komedi dizisi sanmıştım. değilmiş, yanılmışım...
komedi dizisi dedim senaristleri kızdılar
ben komedi dizisi sanmıştım komedi dizisi değilmiş
halbuki üç beş bölüm keyifle izledim
yalan yok ne polisiye ne aksiyon sezdim
yanılmışım çok sonradan çözdüm
ben komedi dizisi sanmıştım komedi dizisi değilmiş
ne bileyim gardaş oyunculuğa bakıp
diyaloglara, mal senaryoya bakıp
dizideki esprili anlatıma bakıp
ben komedi dizisi sanmıştım komedi dizisi değilmiş
ozan kamasutra, gel beraber ana avrat sövelim bu diziye. sövmem, olmaz
söversem ıkına ıkına yazdığım şu satırların anlamı kalmaz
kimse izlemezse dizi daha da yayınlanmaz
ben komedi dizisi sanmıştım komedi dizisi değilmiş
bu sezonki final bölümünü yayınlayarak tekrar birinci bölümden yayına devam eden güzel dizi. yalnız bu işi iki senedir yapıyorlar, herhalde başka dizisi kalmadı kanal d nin. arka sokaklardan önce de binbir gece veriliyor. yaz ayları televizyonu izlemeyi sevmiyorum lan. abuk subuk diziler *, abuk sabuk yarışmalar * yayınlanıyor.
bi olay olduğunda veya biriyle konuşurken tüm ekibin sırayla söz aldığı dizidir. oyunculuk ve efekt düşük seviyede olsa da halka kendini sevdirmiş bir polisiye dizidir.
türkiye' de 5-10 dakika içinde kazasız belasız hemen olayı çözebilen ve sonuca ulaşabilen bir ekibin başrolünde olduğu filmdir. ayrıca komiser rıza da amerikanvari kutlamaları ve tepkileriyle çok iyi bir polistir.
komiser muratın her bölümde baş komiser engin'e "ne düşünüyosun abi" diye sorduğu ve cevap olarak "bilmiyorum murat, adli tıp raporunu beklicez" diye cevap verdiği dizi. evet her bölümde oluyor bu.
ekipteki elemanların tek cümle söyleyip susma triplerine hasta oldugum dizidir.
yok hacı s.ksen 2 cümle kurmuyor adamlar, bir cümle kurup susuyor.
topu diğer arkadaşına atıyor. sonra diğeri, diğeri..
misal ;
- adam kaçmış
* kahve hala sıcak fazla olmamış kaçalı.
+ hemen aracının plakasını ekiplere bildirin.
/ burada yapacak bişey kalmadı.
^ gidelim o zaman.
aksiyon dizisi olarak berbat olsa da, polis akademisi ile yarışacak komikliktedir.
polisin her olayı başarıyla çözdüğü
şevket çoruh a yakıştıramadığım
gamze özçelik in karizmasını kurtarmaya çalışan dizi...
Bilindiği üzre gamze özçelik in sevgilisi sevişirken gamze özçeliği telefon ile video ya kayıt etmiş ve
internete görüntülerini yaymıştı
olayların çok kısa sürede çözüldüğü, gerçeklerden uzak basit senaryolu dizi film.
bu gün ilk defa seyrettim. olaylar çok kısa sürede çözülüyor. koskoca iki cinayetin zanlıları bu kadar kısa sürede bulunur mu? insan öldürecek kadar ileri giden şirketler bu kadar savunmasız, açık verecek şekilde mi cinayet işler? 20'li yaşlarda cinayet işleyen cem garipoğlu aylardır yakalanamıyor. böylesine inşaat şirketi sahipleri iki günde yakalanıyot. demek istediğim biraz gerçekçi olsun bizim senaristler. yani bir sezon boyunca sadece bir ya da iki konu üzerinde yoğunlaşın. bu kadar uzun süre bir olayı çevirecek, olayları gizleyecek kadar senaryo bilginiz, asayiş bilginiz yoksa yapmayın. alın bir romanı senaryolaştırın, çekin diziyi. adamlar 4 sezon boyunca bir cinayeti çözmeye çalıştılar.*yapan yapıyor.
efenim bu dizi şirinler familyasının gercek hayata uygulandığı bi kombinasyondur. oyuncular birebir şirinler ailesinin bireyleriyle eşleşmektedir.şöyle ki;
şirin baba : rıza başkomiser
öfleki şirin : mesut komiser
şakacı şirin : keskin nişancı ali
şirine : zeynep komiser
örgülü şirin : aylin
şaşkın şirin : hüsnü çoban
bilgili şirin : murat komiser
bebek şirin : zeyneple muratın bebeği ömer.
rıza baba isimli adamın ne gibi bir fonksiyonu olduğunu anlayamadığım dizi. tüm diğer karakterler kendisini sever sayar hatta taparlar lakin şahsen ne doğru düzgün mesleki bir başarı elde ettiğini ne de özel hayatlarına bir yardımı dokunduğunu görmedim. işlenen suçlar hakkında ne bir düşünce, ne bir öneri hiçbir şey yok. varsa yoksa "gidin yakalayın onları", "onu bulmadan dönmeyin çocuklar" vs. şaka mısın sen rıza baba!
bir bölümünde adam çatıya çıkmış atacak kendini artist.
birden tepede dolaşan helikopteri görünce babamla ikimizin iki saat gülmesine sebep olmuş dizi. türkiyede nerede görmüşler helikopterle adam kurtarıldığını. yani bu ve bunun gibi bir sürü saçmalığın olduğu bir dizi bir türlü de bitmek bilmiyor yurdum insanı sağolsun.
murat: ne yapıcaz komserim?
ilker inanoğlu'nun oynadığı komser: bilmiyorum murat, adli tip raporunu bekliycez. mesuttan haber var mı?
murat: tuncu okuldan almaya gitti komserim.
ilker inanoğlu'nun oynadığı komser: anladım, sen nasılsın?
murat: nasıl olam komserim, hesapta zeynep'le evliyiz, o operasyon, bu baskın derken 1 aydır dokunmadı alete, tık yok.
ilker inanoğlu'nun oynadığı komser: tüh ya, kötü olmuş. aylin'e yavşasan?
murat: bakalım öyle yapacaz gibi, nöbet ayarlasana benle ona komserim. tost ısmarlarım sana.