Insanlara ve filmlere gönderme yapan vasat altı bir film. Bu üretkenlik değil hazıra kaçmak oluyor. Emek istiyordum açıkcası ve hayal kırıklığına uğradım.
Evet bir arkadaş demiski cem yılmaz bu film için hiç yapmadığı birseyi yaptı.reklam çalışmalarında çıkmadığı yer kalmadı diye.cok extra film için gezdi diyor.
Umarım oda tıpkı Ülker gibi yıllarca bu topraklarda varolup sonra buradaki edinilmislikleri yurt dışı şirketlerine satıp ingiltere'de fabrika kurup içten içe burada mevzular patlamak uzere ben kacayim corbama bakayım zihniyetinde değildir.
Ülke olarak zor günlerin bizi bekledigi önümüzdeki süreçte bakalım bizimle birlikte vataninin bekası için aramızdaki kalacak yoksa yalandan bir polemikle lanet olsun deyip yurt disinami temenni gocecek. Sanki bu hava kararmadan balıkçının denize bıraktığı büyük ağ gibi duruyor.bakalim herşeyi zaman gösterecek.bakalim sevdiklerimizden biri daha mı eksilecek..
cem yılmaz ha dese gülecek tayfaya gıcık olurum ama iyi ki internette hiç bir yorumu okumadan gitmişim de ön yargısız izlemişim filmi.
her saniyesi doluydu filmin. ali baba gibi kötü bir film olacak diye korktum ama gayet güzel zaman geçirebileceğiniz bir film olmuş. arada gora ve arog'dan açarım birkaç sahne keyfim yerine gelir, bu filmde de aynı ona benzer sahneler vardı. filmin bi dvd'si çıksa da durdura durdura izlesem.
kötü adam besim, erşan kuneri ve zeki müren favorilerim.
herkes gömmüş ama uçak sahnesinde arka planda plaktan şarkı çalarken aksiyon içinde olmalarına rağmen göklerde huşu içinde süzülmeleri, arif'in memnuniyetsizliği ve o süzülüşü nostaljik bir şekilde çekmeleri benim için on numaraydı.
çevremde ve sosyal medyada boş yere eleştirilen film. insanlar bu filmden hayatlarını değiştirmelerini ya da nefesleri kesilene kadar gülmelerini bekliyorlar, bekledikleriyle karşılaşmayınca da hemen acımasızca yerin dibine sokuyorlar. kişisel fikrim gayet keyifli zaman geçirebileceğiniz bir film. bir de değinmeden edemeyeceğim, lütfen artık sinema salonlarında filmin ortasında fotoğraf çekip hikaye paylaşmayın. aynı şeyleri tiyatroda yapanlar bile var. salonda bundan daha fazla utanç verici bir hareket olamaz.
Emeğine sağlık cem Yılmazın tarzını bilenlerin daha öncede filmlerini izlemiş birinin keyifle izleyebileceği ince yerleri kolayca yakalayacağı emek verilmiş filmdir.
Doksanların ve ikibinli yılların şarkılarını tekrardan ince Bi tebessümle bize yalatmış ayrıca yeşilçamın efsanelerine güzel bir selam göndermiştir.
Ağırdan da nostalji yaşamadık değil.
cem yılmaz kafası olgusunu bir kere iyi anlamak lazım. sinema dilinde kendine özgü bir fantastik düşünce yapısı var cem yılmaz ın. bunu bilimkurgu ögelerle desteklerken bir taraftan da anadoludan beslenmesi cem yılmaz kafasının ufak bir özetidir. ali baba ve yedi cüceler, gora, arog, afir v 216 kısmen de pek yakında ve yahşi batı bir kişinin kendi dünyasında yarattığı özel karakter ve hikaye örgüsünün dramatik ve komedi ögeleriyle dışavurumudur.
arif v 216 ya gelirsek ben filmi çok sevdim. dekorlar, kıyafetler vs. zaten muhteşem ona diyecek kimsenin bir lafı oldugunu sanmıyorum ancak hala şunu okuyabiliyorum: uçak sahnesi nin dandikliği, uçaktan aşağı düşüler vb.
şimdi 80 lerde doğmuş nesillerin o sahnelere çok aşikar olduğunu ve filmi izlerken direk çocukluklarına gittiğini düşünüyorum. net o dönemlerde çekilmiş süpermen in birebir kopya efektlerini izledik o sahnede. ben okuldan döndüğüm o akşamüstlerinde elimde yağlı-ballıı ekmek ve full şekerli çakayımı yudumlarken izlediğim günlere döndüm. ve bunun gibi 10 larca sahne.
o yüzden bunları hissetmeyen adamlarla ben bu filmi zaten tartışmam. mesela daha filmin başında 216 nın gora dan getirdiği pino marka parfümün 90 larda çocuk olanların ne hissetiğini kimse anlayamaz. bir dönem herkes çam kokuyordu. ülkeye girmiş nadir ithal parfümlerdendi. mesela yılbaşı hediyeleri o dönem şu şekildeydi : toblerone, johhny walker ve pino.
cem yılmaz müthiş bir adam, harika bir senaryo ile geçmiş, gelecek, uzay ve anadolu insanıyla örüntülü eski türkiye nin tablosunu müthiş bir biçimde olumlu eleştiri yaparak yer yer övgüde bulunarak atıflarda bulunmuş.
bu adamın filmlerinin 20-30 sene sonra bile torun, çoluk, çocuk izlerken " vay be bu topraklarda böyle bir adam varmış " dedirtecek 2000 sonrası türkiye nin bir şansıdır cem yılmaz. izleyin ve izlettirin.
Filme gulmek icin gidenlerin begenmedigi film. Salonda kahkaha sesleri olmadi evet. Ama ben 69 istanbul sokaklari sahnelerini, çağlar çorumlunun muhtesem zeki muren taklidini seyrederken, 90lar populer pop sarkilarini cem yilmazdan dinlerken cok eglendim. Filmi cok sevdim.
Biraz mecbur kalarak gittim dün akşam. film arasında çıkayım diye düşündüm ama tek gelmediğimi, filmi izleyen arkadaşları dışarıda beklersem donacağımı düşünerek tekrar girip uyudum bir süre.
komiklik olsun diye küfür, don taşak muhabbeti bitmiyor. arkadaş arasında yapılsa gülünür geçilir muhabbetler dönüyor. millet ailecek gelmiş. hoş benimde 2 yanımda kayınpeder vardı.
habire bir abi/abla hayranınızız güzellemesi dönüyor.
zeki alasya - metin akpınar - kemal sunal gibi oyuncuların 30 sene önce yaptığı belki 15 kere izlediğim filmi 16. kez halen gözlerim yaşararak izliyorum ama günümüz 'komedyenleri' 2-3 filmi tutarsa 2-3 tanede extra çakıyor nasılsa izleniyor diye.
cem yılmazın sahne şovlarına hazırcevaplığına sosyal zekasına hiçbir şey demem. hokkabazı izlediğimde gözlerim sulanmıştı. ama arif v 216 gözümde şahan gökbakarın recep ivedik sündürmesinden öteye gitmedi.
Film çok iyiydi. Espriler iyiydi bazıları çok inceydi ve ciddi olarak anında algılanması biraz zordu. Tek sorunum çok fazla gönderme vardı. Bir yerden sonra her sahnede bir gönderme aramaya başladım. Yorucu ama nefis bir filmdi.
Ekşideki yorumları da okudum. Genel olarak şu sahneyi kimse anlamadı, buradaki göndermeyi kimse fark etmedi, O sahnede bir tek biz güldük minvalinde çok entry var.
Ben de izledim salon doluydu baya herkes gülüyordu. Şu sahneyi tek ben anladım dedigim elbet vardır ama film bu yani bir sahneyi de ben kaçırmışımdır başkası gülmüştür. Olabilir bu yani. Ama genel manada salonda herkes gülüyordu.
Bir de fazla gülmedim diyen tipler var. Mizah kalitelerinin üst seviyede olduğunu ima etmeye çalışıyorlar sanırım. Aferin coni demek istiyorum onlara da.
Son zamanlardaki güzel, emek ve para harcanmış, titiz çalışılmış, el kamerası ile çekilmemiş güzel sahneleri olan komedi filmidir tanım olarak da.
şimdi burada cem yılmaz haterliği yapmayacağım ama para verip izlediğim en son çalışması fundementals idi. sonrakileri hep korsan izledim. iyi ki de öyle yapmışım. keşke öncekileri de korsan izleseydim...
izleyin izlettirin filmidir. Şimdi burada siz gidin recep ivedik veya cumali ceber izleyin.s.sss. edebiyatı yapmayacağım. Hiç inceleme yazısı yazasım da yok. Açık ve net son yılların en iyi türk sinema filmi olmuş. Puanım 8.3/10
komikligi komedi mizah bunları neye göre puanliyorsunuz sayın sozlukculer. referans nedir sizce? şimdi iddia ediyorum aşağı yazacağım sahne türk sinemasının son 10 yılda yapılmış en iyi esprisidir. dikkat spoiler
+ arif(cem yılmaz)
- el yetiş(can yilmaz)
-bizimle geliyorsun besim bey seninle görüşmek istiyor.
+besim beyi kim oynuyor?
-zafer abi bizim !?
+he tamam.
Gerçekten çok kötü ve karışık bir film. Çok para harcanan her filmi insanların beğenme zorunluluğu yok. Cem yılmazın en kötü filmlerinden. Nostalji filmi yok eski jönleri zaten açıp filmlerini izliyoruz. Hiç benzemeyen tipleri sadri alışık, ayhan ışık , filiz akın yapma nedeni nedir. Çiçekler böcekler insanlık kardeşlik diyerek insanları sömürme gayreti. Film birde hiç komik değil bir yere veya eski filmlere gönderme yapmak üşengeçliğin çok basit bir örneği.
Gitmeyeceğim filmdir. Gitsem türk sinemasına değil de cem Yılmaz'ın kocaman servetine bir de ben katkıda bulunacağımı bildiğim için.. türk sinemasını destekleyelim ama böyle kendini tekrar eden cem, Şahan ve benzerlerinin filmlerine giderek değil diye düşünüyorum. Ayla filmi mesela ne güzel bir filmdi. Ve bunun gibi çok örnek var. Çıtayı biraz yüksek tutmak lazım derim.. biraz..