dünya üzerinde kale alanı içerisinden topu taça atma yetisine sahip tek futbolcudur ayrıca uefa finalinde kaleciyle karşı karşıya kalmışken topa gelişine o güne kadar kullanmadığı sol ayağı ile vurabilecek kadar cesurdur kendisi. ancak ne olursa olsun galatasarayın unutulmazlarındandır.
maçların son 15-20 dakikasında oyuna girip takımı ateşleyen oyuncuların başında gelirdi.böyle bir anda pozitif etki yapmayı başarabilen çok fazla oyuncu olduğunu düşünmüyorum.zira adamın gol krallığı bile var.ilk 11 de oynadığı zamanlarda da neler yapabileceğini hem attığı gollerle hem de hakan sukur e yaptığı asistlerde göstermiştir.ama zamanında futbolu bırakmayarak kendisine yazık etmiştir bir anlamda.bir de bizim taraftarların vefasızlık huyunu buna eklersek bu iki önemli ayrıntı arif i harcamaya yetmiştir...
geçen gün yolda gördüm.. abi dedim biz sana hayranız ailecek. gittim elini sıktım, sarıldım.. bi baktım kendisini yere attı bu. iki üç takla atıp, bir müddet yuvarlandıktan sonra ayağa kalktı. elleri havada koştu yanıma, dokuz kusurlu hareketten biri değil miydi dedi. haklısın abi dedim. bi baktım sakatlanma numarası yapıp seke seke uzaklaşıyo...
kendisi fatih terim in şamar oğlanıdır.fırçalanacak biri mi lazım o kesin arif olur.bir nevi mazlumu getirin bana vakasıdır.bir ara da remzi olarak çağırılmaktaydı fatih terim tarafindan...
(bkz: 17 mayis 2000 galatasaray arsenal maci) nın 45. dakikasında kaleci ile karşı karşıya bir gol kaçırmıştır.bu pozisyonda sol ayağıyla şut atmasından ötürü soyunma odasında imparatordan fırcayı yemiştir.
otçul bir insandır. ceza alanındaki otların tadına bayılır. girer girmez başlar yemeye. Bunu gören hakem, mükafat olarak penaltı noktasını gösterip, kuru kuru ot yememesine yardımcı olur.
--spoiler--
istanbul ile oynadığımız bir maçın son saniyelerinde ceza sahasına yapılan ortanın peşinde koşarken rakip futbolcu Engin bacağını göğsüme kadar kaldırdı. Dengem kaybolunca elimin başparmağı çime takıldı ve dirseğimden acı bir ses geldi. Canım yandığı için kendimi yere bıraktım. Düşmemin üzerine 30 metre gerideki hakem penaltı çalmış. Tabii burada benim günahım ne? Karara 'Hayır, penaltı değil' deme şansım yoktu. Kocaeli maçında da benzer bir olayla karşılaşınca adım 'penaltıcıya' çıktı.
--spoiler--
'elimin başparmağı çime takıldı' bahanesini bulan, eski ama hiç unutulmayacak emektarımız.
bir galatasaray fenerbahçe maçıdır arif rüştüyle karşı kaşıya kalır rüştüyü geçmeye çalışır ve tam o sırada kendini yere atar hakem de penaltıyı verir.maraton programı da futbolcuların dediklerini altyazı halinde ekrana yazar. r:rüştü a:arif
r:yine attın kendini
a:yok abi valla bu sefer atmadım *
maraton programında erman toroğlu'nun beni yaran sözü;
-rüştüüüü!! karşıdan gelen herhangi bir forvet değil; karşıdan gelen ariffff!! ona göre çıkacaksın!!
bü söz sanırım arif'i tamamıyla açıklıyor.
iki unutulmaz maçta kaçırdırdığı inanılmaz gollerle de hatırlanabilecek emekli futbolcu. birincisi euro 2000 şampiyonasında türkiye - portekiz maçında kaçırdığı penaltı. ikincisi ise gs - arsenal uefa finalinde kaleciyle karşı karşıyayken kaçırdığı gol.
bu adam eğer kale boşsa ve sadece topa vurması gerekiyorsa bile gol atmaz ayağını kale direğine takar sonra hakeme döner penaltı bekler o derece artist bi adam ama, galatasray'ın efsaneleri arasındandır ne olursa olsun.
şu anda istanbul b.belediyesi takımında abdullah avcı nı yardımcılığını yapmaktadır.şahsi kanaatime göre de bir daha ki yıl büyük bir ihtimalle gs de artık hangi hoca gelecekse onun yardımcısı olacaktır. bir diğer aday için;
(bkz: bülent korkmaz)
eski bir şampiyonlar ligi* maçında ikinci yarıda oyundan çıkarken vakit geçirmek için tek tek bütün futbolcularla ** el sıkışıp öpüşen en son orta hakeme de sarılıp karşı takımın şaşkın bakışları arasında oyunu terkeden eski futbolcu..