yani şu alex turnerın değişimini görmek için bile dinlenir bu grup. adam büyüdü lan gözlerimizin önünde. koçum benim.
ayrıca her albüme laf atanlara ithafen. bence her albümünün ayrı bir tadı var.
Love Is A Laserquest mesela triplere sokar insanı. durun çevirisini de yazayım da anlayın ne demek istediğimi.
hala şimdi olduğundan daha genç mi hissediyorsun?
yoksa yaşlı hissetmeye başladın mı bir tanem?
merak etme, gençliğin verdiği verimlilikle
hala kalpleri kırdığından eminim.
ve hala aşkın bir lazer oyunu olduğunu mu düşünüyorsun?
yoksa bunu daha ciddiye almaya başladın mı?
gündüz düşlerimden bazılarında bunu sana sormaya çalışmıştım,
fakat sen her zaman beni düşe inandırmakla meşguldun.
kendini kendine hatırlatmak için aynaya bakıyor musun?
yoksa bunu sana iyi geceler öpücüğüyle sağlayan biri mi var?
dürüst olmadığımda, sadece öylesine bir sevgiliymişsin gibi davranacağım.
şimdiyse orayı seni düşünmeden düşünemiyorum
bunun bir sürpriz olduğundan da şüpheliyim.
ayrıca hayal kuracak başka bir şey de bulamıyorum,
saklanacak hiç bir yer bulamıyorum.
gözlerimin etrafındaki halkalara tutunduğumda,
kendimi başkasına ihtiyacım olduğuna ikna ediyorum,
bir dakikalığına, sadece öylesine bir sevgili olduğunu düşünmek kolaylaşıyor.
pipomla ve terliklerimle sallanan sandalyemdeyken,
yaz hakkında berbat şarkılar söylüyorum
aslında sadece öylesine bir sevgiliymişsin gibi davranmanın daha iyi bir yöntemini bulmuştum
2008 yılında musicovery sayesinde tanıdığım müzik grubu. bir yıl kadar dinlediğim iki şarkıdan biri mutlaka arctic monkeysdi. favorim de when the sun goes down idi. arkadaşlarıma falan dinletip bir kaç yıla kalmaz çok ünlü olacaklar derdim. sonra ne olduysa unutmuşum... geçen gün Why'd You Only Call Me When You're High? klibine denk geldim ve gerçekten çok sevindim. grubun dinleyici kitlesinin genişlemesinde alex'in ergen görünümünden kurtulmasının da payı olduğunu düşünüyorum. gerçi ben her halini yakışıklı buluyorum. *
şu sıralar gece gündüz dinlediğim harika grup. her üyenin saç şekilleri ayrı ayrı güzeldir. arabella şarkısı ile insanı alır götürür. dinlenesidir. nefret edeni dövülesidir.
ingiliz indie rock grubu. Şarkıları da, kendileri de sevilmeyecek gibi değil. A view from the afternoon ve i wanna be yours şarkıları da ayrı bir hoştur.
Ergenlerin saldirmadigi donem dinlememle degerini asla kaybetmeyecek grup. Sokakta 15 yasinda saclari geriye taranmis kiro gibi giyinen gencleri gorurseniz anlayin ki bu grup ozentilesmistir. O zamana kadar dinlemeye devam.
yaptıkları müzik iyidir hoştur fakat sanki biraz kendilerini tekrar etmektedirler, perspektifleri biraz dar gibidir, gerek müzik gerek işlenen konu ve işleniş biçimi açısından. bunun dışında bu grup için müzik boş zamanlarında yapmaktan hoşlandıkları fakat öteye götürmek için çaba sarfetmedikleri bir hobiymiş gibi geliyor bana, sanki hiç kasmamışlar kendilerini, öyle ki çoğu arctic monkeys şarkısı on üzerinden yediyi sekizi hak eder diye düşünüyorum ancak dokuzu hak edecek, hastası olunacak bir şarkılarına denk gelmedim.
do me a favour ve 505 en özel şarkılarıdır kanımca.