arap soyundan gelen insanlarda varolan; kendi tarihini, bayrağını, toprağını, insanını sevme olayı. bundan bağımsız bir mevzu için (bkz: arap ırkçılığı)
varlığından şüphe ettiğim milliyetçiliktir. en basit şekilde düşünecek olursak araplar'da milli bir benliğin oluşmuş olma olasılığı düşüktür. hatta çok düşüktür. çünkü araplar hala kabile, aşiret kültürü ile yaşamaktadırlar. ıraktaki şiiler ve sünnilerin birbirlerini kesmeleri de bir bakıma buna bağlanabilir*.
bundan önceki bir entyrde de değinildiği gibi israil'in kurulmasından sonra böyle bir düşünce doğmuştur. özellikle 1950ler'in başında mısır'da cemal abdulnasır'ın iktidarı darbe ile ele geçirmesinden sonra araplar arasında milliyetçiliği aşılamaya çalışması buna örnek olarak gösterilebilir. arap birliğini falan savunmuştur bu adam. tüm arapları tek devlet altında birleştirmek istemiştir ama başaramamıştır. israile yenilmiştir. ''idolüm atatürktür'' demiştir. falan filan...
islam her türlü ırkçılığı, milliyetçiliği, kavmiyetçiliği reddettiği için samimi hiç bir bir müslüman arap ya da türk tarafından asla yapılmayacak olan faşizane tutum.
vakti zamanında emevi devleti yoğun bir arap milliyetçiliği yaparak, başta türk'ler olmak üzere bir çok milleti canından bezdirmiş ve islam'ın ılımlı havasından uzaklaşmışlardır. şu an arap'ların genel durumu göze alındığında pek milliyetçi oldukları söylenemez, her arap devleti kendi bacağından asılmakla meşguldür.
islam ile alakası olmayan, teorsiyenleri zaten islam dinine mensup olmayan buna rağmen ümmetçilik ile batıda sık sık karıştırılan siyasi düşünce yapısı. kırmızı, beyaz ve siyah renklerden oluşan bayrakları olan arap ülkeleri arap milliyetçisidir genel itibari ile ve o bayraklar türk düşmanlığının sembolleridir.
(bkz: filistin)
(bkz: mısır)
(bkz: ırak)
(bkz: ürdün)
(bkz: suriye)
vs...
türkiye de her alanda geri kalmış kitlelerin koruyup kolladığı milliyetçiliktir. işin ilginç tarafı bu kitleler arap miliyetçiliğini savunduklarının dahi farkında değiller.
hz osman zamanında suriye valisi olan, hz osmanın öldürülmesi sonucu hz ali'ye biat etmeyen ve sonradan halifeliğini ilan eden muaviye b. ebü süfyan ile başlayan dönem. en büyük ideolojik zararı da türkiye'ye ödetmiştir. hala da devam etmekte tabi ki.
içlerinde en sağlam olanı saddam hüseyindir. Türklere karşı suç işlememiştir ancak dış siyasette t.c nin kürt yanlısı dolayısı ile abd yanlısı siyasetinden ötürü bazı yanlışları olmuştur.
genel anlamda bizi sevmedikleri doğrudur. ancak saddam hüseyin'e karşı bir sempatim her zaman oldu.
insanı kendi kardeşinden nefret ettirir. ali ile muaviye birbirini vurmuş diye bugün milyonlarca insan niye olduğunu bilmeden birbirinden nefret ediyor.
200 milyon üzeri arabın, 5 milyon bile etmeyen israil karşısında 6 günde mağlup olmasıyla büyük oranda tarihe gömülmüş yerini selefi kafa kesen teröristlere bırakmıştır:
Genellikle Arap ırkına mensup kişilerin yaptıkları, Arapları ve Arapçayı dünyanın merkezine getirmek istedikleri bir eylem türü.
Burada iki çift söz söylemek istiyorum. Şu an Suriye' de bundan önce Mısır' da daha önceleri de Cezayir' de yapılan zulüm için bir çoğumuz üzüldük. Bir çoğumuz da ne olduğunu bilmeden eleştirdi. Haklı veya haksız bir çok eleştiride aldık. Bazı şeyleri kolay unutamadığım için bir kaç şeye ışık yakmak istiyorum.
Ne çabuk unuttuk Kurtuluş savaşı' nda bizi yarı yolda bırakan insanları. Bu insanlar değil miydi biz vatan savunması verirken bizim arkamızdan işler çeviren. Yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum. Şu yapılan zulüm e tabi ki de karşı çıkacağız. Ama benim anlamadığım neden bu ikiyüzlülük. Şu Mısır' a, Cezayir' e, Suriye' ye gösterilen tevazunun 10 da birini bakın altını çiziyorum 10 da birini, kurtuluş savaşı' nda benimle sırt sırta çarpışan Kürt kardeşlerim için gösterilseydi, bu ülke şu an Gazi Mustafa Kemal Atatürk' ün hayali, muasır medeniyetler seviyesindeydi.