melek yüzlü şeytan kamyoncunun biri müjde ar'ı kamyonuna alır, daha sonra müjde ar'a asılmaya başlar. daha sonra ise komik diyaloglardan birisi yaşanır
müjde ar: baba napıyosun
kamyoncu: ben naptığımı biliyor muyum
müjde ar: delirdin mi babam yaşındasın
kamyoncu: bu devirde babana bile güvenmeyeceksin, hoaaagghh
müjde ar: aaaghhhh
müjde ar daha sonra manav gibi bir yere gelir. 3 tane yağız(!) delikanlı vardır.
delikanlı1: hayrola bacım noldu sana böyle?
müjde ar: bir kamyoncu bana tecavüz etti
delikanlı1: vay namussuz şoför, insan bize de haber verir be heh heh heh
müjde ar: napıyorsunuz? beni değil kamyoncuyu yakalayacaksınız
delikanlı2: kamyoncuyu yakalayıp da napalım be, sapık mıyız biz *
adımı ilk söylediğin gün
kan geldi kulaklarımdan o gece
aceleyle çıkıp evden
seni aradım saalerce
bulsam vuracaktım
sen ölünce dudaklarından öpecektim,
mikrop kapmasın diye
tentürdiyot sürecektim ağzıma
buna bütün eczaneler gülecekti
allah belamı versin
seviyorum işte ne yapayım
kavuşmak yalnızca varsayım, zayıf ihtimal
özlem hararetli bir esin, kırık bir hayal
ama zulmeden, kahreden o mavi sesin
'acı çekeceksin, yok olacaksın' diyor hala
ve isyan ediyorum allaha
olmalısın, diye haykırıyorum
evet, evet, ordasın
hatta bir cübben
cübbenin de kürklü yakaları var!
ve ben, ölünce yapışacağım o yakalara
yanıt ver, diye bağıracağım, yanıt ver
neden neden neden neden neden neden
beni bütün şeytanlar alkışlayacak
seni ilk gördüğüm gün
bir martı oydu iki gözümü de..
pop hariç her müzik türünü dinleyen biri olarak dinlediğim müzik türüdür.
hatta en çok dinlediğim türlerden biridir, çoğunlukla rock ve metal dinleyen biri olarak.
bunda en büyük etkinin ben 6. sınıftayken bir tatil sabahı televizyonda verilen huzurum kalmadı filmini izlemem olduğunu düşünüyorum.
7. sınıfta arkadaşlarımı hep ferdi tayfur hayranı yapmıştım. hala telefonumda 25'e yakın şarkısı bulunur ferdi'nin.
küçük emrah bile dinlerim arada.
gerçi çok yararlı olmuş mu bana diye düşünüyorum da, galiba acıyı seven bir ruh haline sahip olmam bu yüzdendir. o yüzden küçük yaşta arabesk dinletmemek lazım insanlara.
Yeşilçam klişelerini ve dönemin arabesk müzik kültürünü ele ve alaya alan muhteşem absürt komedi filmi. Bazı sahneleri gerçekten hönkürtür. Saçmadır bolca, komik olan da budur.
Ara ara açıp izlenerek gerekli enerji depolanır.
devri hiç bir zaman geçmeyecek ve asla sadece bir müzik türü kalmayacak bişeydir. ne yazık ki kendini yenileyemeyecektir. eski şarkıları yeniden seslendirerek ve ya eski kayıtlarla yad edilecektir.
şuan anlamlandıramağım bir duygu seline kapılmış ruhumun istediği müzik türü.
her ne kadar arap kültüründen alınan ezgilerle dolu olsa da arabesk demek benim için her zaman iç acıtıcı olmuştur. niye lan? müzik her yerde müziktir. bunu bir milletle anmak neden? neyse bu yazımda müziğin millileşme konusunu tartışmaya çalışmak için uğraşmıyacağım.
çalan şarkı müslüm gürses in bir avuç göz yaşı adlı şarkısı. metal veya trance müzik cinsi bir müzik türünü dinleyen kişinin klasik müzik dinlermiş gibi arabesk müziğe bok atmasını hazmedemiyorum amına koyayım (arabesk müzik kanıma karışıyor sanırım). tek sorun ne fakirin dinlemesi mi bu müzik türünü? şu varoş kesim. ne yapsınlar lan bu adamlar? aşağılık müzik kulaklarını aldırsınlar mı? eğer bunu düşünüyorsanız sizin müzik kulağınıza sokayım.
ben bu müzik türünü nirvana, iron maiden, acdc, gnarls barkley, editors... vs. herhangi bir müzik türünü işleyen kişi yada grupları ayıla bayıla dinleyen biri olarak çok hazetmesem de arada sırada dinlerim. bu ruhun diğer ruhlara olan konumuyla açıklanabilir. bazen çok yalnız bazen herkesin ortasında...
sırf bir isimle beraber anılmak için kasmayın kendinizi. fanatikleşmeye gerek yok.
edit: bu da müslüm gürses in sevdiğim 3-5 şarkısından en iyisi;