faşist içeriğe sahip yahudi karşıtlığı. anti sami kökünden gelir. yahudileri yeryüzündeki her türlü kötülüğün kaynağı sayan majik ve çocuksu zihnin ürettiği faşizan bir tutumdur. anti siyonizm ya da siyonizm karşıtlığı ile karıştırılmamalıdır. siyonizm karşıtlığı, emperyalist bir ülkü olarak israil yayılmacılığına karşı çıkmak ve bundan mağdur olan insanlarla dayanışmaktır. yani yahudi bireye karşı olmak değildir. zira bir yahudi birey de siyonizm karşıtı olabilir. nitekim, israil'deki tüm barış yanlıları anti siyonisttir.
yani ırkçılık olan antisemitizm değil semitizmdir. bana kalsa "bırakın samiler kendi başlarını yesinler, biz kendi işimize bakalım." derim ama adamlar birbirlerini yerlerken bile kültür emperyalizmini din ve parayı araçlaştırarak yapıyorlar. topunun a.q. ben!
Anti-semitizm, sayesinde israil'in her suçu işlediği batı dünyası hastalığıdır. Günümüzde israil bu olguyu kullnarak Filistin, Lübnan ve Suriye'de istediği suçu işlemektedir. Adlandırılması 19 yy'da olabilir ancak kökeni bir kaç arkadaşın belirttiği gibi çok daha eskiye gitmektedir. Özellikle ortaçağ avrupasında olan her musibet çevre de yahudi varsa bunlardan bilinir ve katledilierdi.
19. yy'da Çarlık Rusyasında polgromla başlamış, 20 yy'da Hitler Almanya'sı ve savaş sonrası Stalin dönemi Sovyet Rusya'sında doruğa çıkmıştır.
Sakın ha israil devlet politiklarına karşı olmayı anti-semitizm olarak görmeyin.
gittikçe tırmanan ırkçılığın bir kolu.
kutuplaşma bile değildir. bilirsin ki, kutuplaşma iki uçludur. ama ırkçılığın hortlaması (ki hep vardı aslında) o kadar çok kutup yarattı ki...
israil'in gazze harekatı bu antisemitik durumu iyice körükledi. her şey o kadar garip ki. müslümanlar 11 eylül ile dünyada yükselen müslüman karşıtlığı karşısında çok ezildiler, üzüldüler. haklı olarak veryansın ettiler. bir kişiden bir gruba ulaştı bu karşıtlık. tümevarımın suyu çıktı. ama şimdi müslümanlar da benzer şeyi yahudiler için yapmakta. (sadece müslümanlar değil elbet) yahudileri öteliyorlar, kapılara ermeniler giremez'in yanına yahudiler giremez de yazıyorlar. o zaman kim senin şikayet ettiğin şeylere destek çıkabilir. sana kim inanabilir de, kim samimiyetine güvenebilir. aynı şeyi sen yaptığın sürece, neyin anlamı kalır ki.
ötekiler, azınlıklar, hor görülenler ve benzerleri, kendileri birbirlerine destek çıkmadıkları sürece daha çok anti-insani süreçle karşılaşacaklar.
ne ayıp ki, ne yazık ki.
türk halkının sadece filistin e saldırılması durumunda bilinçsiz ve duygusal olarak benimsediği ideolojidir. an itibariyle halkımız antisemitik tepkilerden uzaktır. bilinçsizce yahudi malı tüketmeye devam etmektedir.
kelime anlamı itibarı ile sami ırkından olanlara karşı olmak manasında olsa da günümüzdeki karşılığı sadece yahudi aleyhtarlığıdır artık. bu da bir nevi israilliyat başarısıdır.
yahudiler kendi politikalarına ve uygulamalarına ters düşen her şeye hemen bu etiketi yapıştırıverirler. ırkçı görünmek istemeyen karşı taraf da bu etiketi taşımamak için kıvırmak zorunda kalır.halbuki eğer ırkçı görünmek istemiyorsan zaten antisemitik olmak zorundasın. çünkü yahudi semitizmi tamamen yahudi ırkçılığına dayanır ve ırkçılık karşıtı olmak için evvela yahudi ırkçılığına karşı olmak gerekir.
--spoiler--
antisemitizme dayalı tarihsel ve sosyal algı, yahudilere yönelik masumiyet ve mazlumluk tezinin ve israil in siyasal ve askeri varlığının en temel dayanağıdır. israil ve destekçileri anti semitizm kavramını her zaman canlı tutmaya çalışmakta, kendi varlıklarının ve hıristiyan batı tarafından kendilerine sağlanan sınırsız desteğin antisemitizme muhtaç ve bağlı olduğunu düşünmektedirler.
bütün bunlar antisemitizm kavramına ilişkin iki önemli durumu karşımıza çıkarmaktadır. bunlardan birincisi bu kavramın bizlere hıristiyan avrupa'nın tarihi boyunca kendi yahudilerine reva gördüğü dışlamacılık, baskı, şiddet ve zulme dayalı bir gerçekliği, sosyal bir durumu anlatması ve bu gerçekliğe zemin hazırlayan zihinsel yapıyı ifade etmesidir.
israil devletinin uyguladığı politikalara (filistinlilere uygulanan düpedüz apartheid ve lebensraum peşinde yayılımcılık) karşı çıkmak anti-semitizm değildir. Batı'da II. dünya savaşından kalan tabuları kullanıp anti-siyonizmi anti-semitizm olarak gösterme suretiyle yapılan dezenformasyonun Batı'daki (özellikle Avrupa'daki) sıradan insanlarin nezdinde inandırıcılığı israil'in sert politikalarının sonuç vermemesi nedeniyle her geçen gün azalıyor. Bugün Avrupa'da halk israil'i dünya barışı için 1 numaralı tehdit olarak görüyor.
Sonuçlar;
1. Filistinlilerin israile karşı giriştiği mücadele meşrudur. Ben askeri hedeflere yönelmelerini tercih ederdim. Ancak israil sivilleri hedef aldığı sürece filistinlilerin de sivil hedefleri (özellikle de kanun dışı yerleşimlerdeki sivilleri) vurmaları hiç şaşırtıcı değil. Desteklemesem de böyle bir hakları olduğunu düşünüyorum. Diğer taraftan dünyanın herhangi bir yerindeki yahudilerin sadece yahudi oldukları için hedef alınmaları (istanbul'daki bombalamalar gibi) desteklenemez bir tutumdur. iste anti-semitizm budur.
2. Bu sorunun ideal cözümü israil ve işgal altındaki topraklarda dine dayanmayan tek bir devlet kurulmasıdır. Bunun gerçekleşmeyeceği aşikar olduğu için yerine önerilebilecek en makul çözüm, israil'in Birlesmis Milletler kararlarına da uyacak şekilde 1967'deki sınırlarına çekilmesi, boşaltılan işgal altındaki bölgelerde bağımsız ve kendi ayakları üzerinde durabilecek (viable) bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bugüne kadar işgal altındaki topraklara yüz binlerce kişinin yerleştirildiği düşünülürse bu sürecin geri döndürülebilirliği de şüphelidir. Sonuçta israilin 67 sınırlarına dönmesi olasılığı düşüktür.
3. Peki ne olacak? israil ve işgal altındaki topraklardaki filistinli nüfus israilli nüfusu yakında geçecek. israil bir yahudi devleti olarak kalmak icin kendini filistinlilerden ayırmak zorunda kalacak. Bunun için de işgal altında tuttukları topraklardan taviz vermek zorunda kalacaklar. Ancak bu tavizi verirlerken oradaki kaynakların alabildikleri kadarını alip (duvarla çevreleyip vs) geriye kalan yerlere de doldurabilecekleri kadar Filistinliyi dolduracaklar. Güney Afrika'nın Afrikalıları homeland'lerde toplaması gibi. Bu apartheid uygulaması ile dünyadan tepki alacakları kesinse de bu tepkilerin bir yaptırıma dönüşeceğini sanmıyorum. Amerika bu konudaki girişimleri geçmişte yaptığı gibi engelleyecektir.
antisiyonizmle bazen kasitli olarak karistirilan -izm. amerikadaki yahudi lobilerinin duzenledigi antisemitistler listesinde daha cok antisemitist degil antisiyonist oldugu bariz sekilde gorulebilir.
siyonist ideolojiye karsi olan herkes yahudi dusmani olarak gosterilmeye calisiliyor. (bkz: cok yanlis)
19.yüzyılda antisemitizm Doğu Avrupa'da son derece yaygındır. Bu düşünceye sahip insanlar Yahudi konvoylarının önünü keserler ve Yahudi çocukları doğuracakları gerekçesiyle buldukları gelinleri katlettikten sonra gelinlikleriyle gömerler. Mevzuubahis tema, çile çekse izleyeceğim, rastık çekse bekleyeceğim, niyet çekse inanacağım, halay çekse katılacağım yönetmen Tim Burton un corpse bride filminde geçer, izlenesidir..
Anti-semitizm (veya semitizm karşıtlığı), semitizme karşı duyulan düşmanlıktır. Anti-semitizm, dönem dönem Yahudi ırkına veya Yahudilik dinine karşı duyulan düşmanlığına da dönüşmüştür.
Anti-semitizm'in tohumları ilk çağlarda Yahudilerin yaşadıkları putperest toplumlarla çelişkiye düşmeleri sonucu atıldı. Yahudilerin putperestliğe karşı çıkmalarının nedeni ülkelerine bağlı olmamaları biçiminde algılandı. Kısacası başlangıçta anti-semitizmin temelini din farklılıkları oluşturdu.
Hristiyanlığın ortaya çıkmasından sonra antisemitist hareketler Hıristiyanlık inancını Yahudi sızmasından korumak ve Hz. isa'nın çarmıha gerilişinin intikamını almak karakterine büründü. Roma imparatorluğu zamanında iskenderiye'de yapılan Yahudi katliamı buna bir örnektir. Ortaçağda zaman zaman Yahudiler aleyhinde asılsız söylentiler (mesela Hristiyan çocuklarının Yahudi ayinlerinde kurban edildiği) ortaya çıkıyor ve bu söylentilerden etkilenen halk Yahudilere karşı kanlı eylemler yapıyordu. Aynı dönemde Müslüman ülkelerde anti-semitizm ehli kitap sayılan Yahudiler'in zımmilik statüsüne tabi tutulması sonucu bir sorun oluşturmadı. Müslüman ispanya'da (Endülüs), Bağdat, Şam ve Kudüs'te Yahudiler sanat, ticaret ve bilim dallarında özgürce çalıştılar ve büyük katkılarda bulundular.
19. yüzyılda milliyetçilik akımının Avrupa'yı etkisi altına alması sonucu anti-semitizmin dayanağı dinsel nitelikten ırksal üstünlüğe kayarak kitlelerden büyük destek gördü. Anti-semitizm bazı devletlerin devlet politikası haline geldi. Örneğin Orta Çağ'da Rusya'da Çarlık dönemi boyunca devlet politikasının bir parçası olarak süre gelmiştir. Yahudilerin özellikle Almanya ve Avusturya gibi ülkelerde çok iyi koşullarda yaşamaları, milliyetçilik akımının etkisiyle Yahudileri birinci hedef haline getirdi.
Antisemitizmin en şiddetli şekillerinden biri 1933'ten sonra Hitler ve Nazi partisi tarafından ortaya atıldı, Almanya'da ve II. Dünya Savaşında Alman orduları tarafından işgal edilen memleketlerde uygulandı. Yahudilere karşı alınan tedbirlerin amacı, toplama kamplarında sistemli bir şekilde yok edilmeleriydi. En büyük katliam Polonya'da yapıldı. II. Dünya Savaşı boyunca Almanlar tarafından 6 milyon civarında Yahudi'nin öldürülmüştür. Bunların birbuçuk milyonu çocuktur.
Bugün, sosyal planda antisemitizm bazen Yahudilerle temastan kaçınma şeklinde olur. Bu durum birçok memlekette, özellikle ABD'de, en önemli Yahudi cemaatinin bulunduğu New York'ta bile görülmektedir.