süper lise öğrencilerinin fazlaca kayrıldığı, benimde sadece onuncu sınıfı okuyup ayrıldığım okuldur.aynı osman hoca olmasını umduğum şahane bir kimya hocasını bünyesinde barındırır.
niyazi adında bir beden hocası vardır ki, kendisi eski milli boksörlerdendir. gençlik yıllarında takım kampında bir kavga çıkarttıktan sonra kovulduğu söylenir. öğrencilere karşı tavırları aşırı serttir. cüssesine bakmadan güç denemesi yaptığı arkadaşlarımdan ve yediğim azarlardan biliyorum. askeriyeye çevirmişti okulu.
etrafı çeteler, hapçılar bilimum it kopuk olan içinde okuyan bizlerin de dışardaki it sürüsünden çokta farklı olmadığı bir liseydi. aynı zamanda meşhur beden eğitimi öğretmeni ''deli niyazi'' nin nam saldığı lisedir.
işte bu deli niyazi serseri takımının alayını hizaya sokan ve bizim de tırstığımız tek hocaydı. Hiç unutmam * bi gün 19 mayıs için seçmeler var. seçme dediysem sen inanma herkes mecbur katılacak zorunluymuş deli niyazi öyle dedi konu kapandı. neyse bizim hareketler zor mu zor. hatta zor ötesi. çağır yılların jimnastikçisini sıçar kalır beli düğümlenir. ama deli niyazi işte deliliği bu yapacaksınız yapmayanın ebesinin damcığına salıncak kurar sallarım diye tehdit ediyor (sana adam deli dedim dimi ) .
ulan üst üste omuza basarak çık, ters takla at iki kişinin elinde yüksel, götün yere değmesin ama ayakların paralel eller üzerinde dur (bak bu harekette şakam yok ) böyle abuk sabuk götümüzden duman çıkartan zor hareketleri yapmak zorundayız. birde benim bonus talihsizliğim var boyum uzun kalıplıyım bu nedenle en altta kalıyorum neyin olacak tabiki kulenin en altında. kule dediysem bildiğin insan gökdeleni. gelen hop omuza basıyor çıkıyor hop zıplıyor çıkıyor. çıkıyor çıkmasınada altta kalanında canı çıkıyor. beni düşünen yok . gelen pezeveng nası olsa altta olan benim ya biniyor tepeme arkadaş bir değil iki değil derken benim kıçımdan akan terlerin önüne baraj kursan antalyayı aydınlatacak elektriği elde edersin. neyse baktım olmuyor ulan dedim inceldiği yerden kopsun ben bilerek çökeyim böyle ebem sikilcene hocam sakatlandım derim yırtarım acır ibnenin evladı diye düşündüm. çekilmemle birlikte bizim kule oldu belediye dozerinin kepçesini yiyen gecekondu gibi yerle bir. ben incedende çaktırmadan gülüyorum sen miydin tepemde zıplayan damçık ağızlı noldu diye seviniyorum. tam böyle derken bir yıldız çaktı gözümün önünde. baba fener alayı desem değil. okul bahçesinde fener alayı ne arar üstelik daha bayramda değil ben böyle bunları düşünürken gelen ikinci aparkat sonrası olayı anladım. akabinde seri olarak sağ ve sol kroşelerle deli niyazinin ritmik yumrukları ile gardım düştü. yorulmuyorda vicdansız. saydırıyorda saydırıyor gençliğini hatırladı zaar. beni de kum torbası sanıyor.
-sen nasıl bilerek düşersinde -sen kimsin de cin olmadan adam sikersinde- falan filan bir yandan söyleniyor bir yandan çakıyor. derken ben nakavt oldum bak biraz önceki yıldız varya işte bunlar oldu galaksi öyle dönüyor etrafımda. sonrası ne mi oldu ben seçmeden ayrılmayı başaran ilk ve tek öğrenci olarak o yılki 19 mayıs törenlerinden yırttım ha değdi mi dersen tövbe değermiydi hiç.
yani işte böyle bir hocası olan böyle bir liseydi.