Her duygunun üstündedir. Bir kere devamli tetikte oluyorsunuz , kendinizden önce düşünmeniz gereken bir varlik var. Dünya onun etrafinda dönüyor. Bir annenin evladi için yapamayacagi birsey yoktur.
Bu duyguyu tatmak için illaki doğurmanız gerekmiyor bir çocuğa şefkat gösterdiğiniz zamanda bile içinizdedir. Önemli olan o duyguyu içinizde tutmayıp sevginizi dağıtmanızdır.
Öncelikle annelik içgüdüsü olmayan güdüsü.. Arabada Kucağına hiç tanımadığın bir çocuğu alıyorsun, minigin gözler gitmeye başlıyor. Kafasını alıp bi güzel omzuna koyuyorsun, ayaklarını uzatıp kucağına yayıyorsun, kokusu burnunda, saçları saçlarına değmiş, için titriyor. iki kolunla kavramışsin karnından tutuyosun sımsıkı. Tam o aradan karşıdan üzerinize beliren bir araba var. Ve o an tek düşündüğün o çocuk.. Onu korumaya çalışıyosun kollarınla kafasını korumaya çalışıyosun falan tek düşündüğün o tanımadığın kız çocuğu. Galiba annelik güdüsü de böyle bişey. Hiç tanımayıp ilk kez görülen bir çocuğa bile bu kadar yoğunsa insan..
yeter dedikten sonra bir kasik daha koymak, 5 yil ayni ceketi giyip ogluna fiyati onemli degil sen begen demek, buz gibi havada yatagindan cikip cocugunun ustunu kontrole gelmek... gibi olsa gerek.
nasıl bir şey hiç bilmiyorum ama şehirler arası yolculukta yanımda oturan teyzenin bana sen öğrencisin diye diye yedirdiklerinde ve uyuduğumda üstümü paltosuyla örtmesinde kesinlikle payı var.
ne kadar hata yaparsan yap iki kolunun arasında yaşın kaç olursa olsun yer wardır. hele bir kokusu wardır anlatamam o annelerin. gidin sarılın bi koklayın anlatmak zorunda bırakmayın.