yemek yedin mi sorusuna verilen olumsuz yanıt neticesinde, 30 dakika içerisinde tatlısı, çorbası, pilavı dahil en az 5 çeşit yemek yapabilme kapasitesi.
benimkinin özel gücü görmeden terlik atmak olsa gerek. arkası dönükken fırlattığı terlik hep mi isabet eder arkadaş ya. çocukluğum terlik yemekle geçti orama burama.
1. güdümlü anne terliği: son binyılda annelerin en çok kullandığı ve en usta olduğu teknik budur genel durum itibariyle. anne türü, arsız evladının söz dinlemeyip yaptığı yaramazlıklar karşısında kanepe köşsindeki keyfini bozmadan, mevlasından aldığı güçle terliğini 0,3 milisaniye içinde çekip hedefe yollar. evladın bu saldırı karşısında yapabilceği hiçbir savunma bulunmamaktadır. görevinin üstlenen terlik evladın tüm akrobatik hareketlerine, plonjonlarına karşı; gerek koşu yoluna yönelerek, gerek çevre eşyalardan sekerek hedefin muhtemelen kafasına veya beline, oraya tutturamazsa uygun başka bir uzvuna isabet ederek gerekli dersi verecektir.
2. nerede çıkardıysan ordadır büyüsü: annelerin kayıp eşya bürosu olarak kullanılmalarının evde sürekli hale gelmesi durumunda anne oyuna bu gizli kartını sürer. amaç elbetteki evladın sorumluluk ve malına sahip çıkma melekelerine sahip olmasıdır. eşyasını bulamayan evlat, hemen gidip annesine eşyanın yerini soracaktır, lakin anne çocuğunun böyle hazıra konar duruma alışmaması için hemen ''nerede çıkardıysan ordadır" sözlerini söyleyip, büyüyü devreye sokacaktır. sözler annenin ağzından çıktığı anda gerçekten de son çıkarılan yerde olan eşya görünmez hale geçecek, evlat ne kadar ararsa arasın o eşyayı bulamayıp tekrar anneye dönecek ve durumu bildirecektir. işte anne büyünün en vurucu aşaması olan bu kısımda eşyayı şıp diye bulup evlada verir. evlat ne kadar düşünürse düşünsün işin içinden çıkamaz ve sonunda düpedüz ortalıkta olan eşyayı göremediği için kendisinin dikkatsiz, dağınık ve sorumsuz biri olduğuna ve annesinin büyük bir bilge oladuğuna karar verir. işte anne ağlarını örmeye başlamıştır.
ikinci aşama ise evlatta kendine güvenin ve dikkat yeteneğinin aynı oranda artırılırken, göt seviyesinin aşağılarda tutulması açısından gayet önemlidir. anne benzer durumlarda evladın eşyayı bulmasına arada sırada izin vermeye başlar, böylece evlat yeterince dikkat ederse işlerini düzene sokabileceğine iyice inanır. büyüme tecrübe puanları yavaş yavaş dikkat ve anneye saygı skillerine dağıtılmaya başlanmıştır. ileriki yıllarda ise anne büyünün etkisini azaltmakla beraber arada sırada kendini unutturmayarak sonuca ulaşır.
3. annelerin devasa eşyaları tek bavula sığdırabilme yeteneği: cancağızı gurbette okumaya yada başka bir şehirde yaşamaya gidecek olan annelerin son 50 yılda uzun arge çalışmaları sonucu geliştirdiği çok faideli bir tekniktir. yaz sonu gelmiş; gerek yurt dışına, gerek büyük şehre okumaya gitme sezonu açılmıştır. fakat o kadar eşyanın nasıl olup normal bir insanın taşıyabileceği büyüklükte bir bavula sığdırabileceği bünyede büyük merak konusudur. eşyalara ne kadar spastik şekiller verilirse verilsin, bavulların üstüne çıkıp ne kadar tepinilirse tepinilsin o eşyalar o bavula sığmayacaktır. bu durumda sevgili evladının kış günü ihtiyaçlarını karşılamak için namerte muhtaç olması ihtimali annede artık zor kullanma zamanının geldiği hissine yol açar. siz o kadar saat çırpınmanın verdiği halsizlikle baygın bir halde yatarken anne dağlar dolusu eşyayı o bavula sığdırmakla kalmayıp, gömlekleri de kırışmayacak şekilde yerleştirme mucizesini kalp gözü açık olan tüm evlatlara göstericektir.
son dereceli faideli bu yeteneğin tek eksik yanı eve geri dönüş sürecinin düşünülmemiş olmasıdır. dönüş zamanı annesi yanında olmayan evlat tabii ki o eşyaları bavula sığdıramayıp ya bir kısmını orda terkedecek yada kargoyla yollayıp ekstra masraf yapacaktır. gidenin geri gelmediği farkeden anne ise evlattaki malına sahip çıkma duygusunun azaldığına hükmedip iki numaradaki eğitiminde gelinen seviyeyi biraz daha geriye almayı düşünecektir.
4. anne çantası: bir nevi hogwarts daki ihtiyaç odası özelliği olan ve bir evladın yetişme sürecinde ihtiyaç duyabilceği her konuda annenin lojistik destek sağlayabilmesinin anahtarı olan eşyadır.
5. anneye cevap verilmez mottosu: annenin hoşlanmayacağı bir hareket yapan evlat, annenin vermekte olduğu öğütlere karşı annenin lafını kesmeye yönelik bir hareket yaptığı anda anne, ağızdan tek kelime bile çıkmadan "sus! anneye cevap verme!" direktifiyle evladı psikolojik olarak mat edecektir. evladın bu laftan sonra söyleyeceği "peki annecim" dışındaki herhangi bir laf, -ne kadar mantıklı olursa olsun- anneye saygısızlık olarak algılanıp çevredeki aile büyüklerinin tepkisini evlada yöneltecektir. anne the magnificient bir cenk meydanından daha galibiyetle ayrılırken, evladını terbiye etmeyi de unutmamıştır.
6. ortalığı toplama laneti: evet gelelim annenin son çare olarak kullandığı yok edici özellikteki lanete. yetiştirip adam etmekle mükellef olduğu güzelim evladının efendilikten ve sorumluluktan gittikçe uzaklaşan ve zibidileşmeye yönelen bir yaşam biçiminde ilerlemekte olduğunu fark eden anne, ilk başta normal seviyedeki uyarı ve yaptırımlarla evladını doğru yola çekmeye çalışacaktır. ancak dahili ve harici bedbahtlar tarafından tüm orduları dağıtılmış, tüm tersanelerine girilmiş olan evlat "gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar" ayet-i kerimesinde belirtildiği gibi bu uyarılara kulak asmayarak sapkın halinde ısrar ederse anne son çare olarak evlat evde yokken odasını toplayacaktır. bu olayı yaşayan her bahtsız evlat gibi ben de "hassiktir" demekten kendimi alamıyorum sevgili okurlarım. evet tahmin ettiğiniz gibi sigara, munzır neşriyat tarzı illegal malzemeler içeren zulalarınız patladığı için babaya hesap verilecektir. ama sadece bu olsa yine iyidir. bilimum eşya acayip bir şekilde sınflandırılarak evin çeşitli esrarengiz noktalarına kaldırılmıştır ve bu eşyaları tekrar ele geçirmek güç yüzüğünü ele geçirmekten daha zor bir iştir. ancak ve ancak, anne zamanla yavrusunda gelişen kanser belirtileri yüzünden ona aciyip kimi cdler üzerindeki koruma büyülerini kaldıracak ve evladı ara ara mutlu edecektir. ama alınması gereken ders alınmamışsa kanserinizin üstüne birde verem oturtması işten bile değildir kutsal annelik müessesesinin.
evet bir entrynin daha sonuna gelmişken, eğer bu uzun yazıyı okuduysanız hepinizin annelere karşı her türlü mücadele ve isyandan vazgeçtiğini ummaktayım. henüz yolundan dönmeyen gafiller şu son sözümü unutmasınlar: taş olursun
Her anne de var olan bir güç mü bilmiyorum ama benim annemde fazlasıyla o güçlerden mevcut. Her zaman haklı olabilmek gibi mesela. Mesela her karşı çıktığım durumun sonunda, yine onun söylediğini yaşamış olmam. Olmaz dediği ne varsa, oldurmaya çalıştığım ama sonucunda olmayan şeyleri bilmesi gibi..
Anneler hep mi böyledir bilmem ama, Her kötü şeyin üstesinden gelebilme cesareti hissettiriyor içimde. Ben burdayım sen korkma cümlesini hissediyorum her defasında savaşa girdiğim her meydanda.