toprak öyle bitip tükenmez, dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız'ın ve tüm kadınlarımızın anneler günü kutlu olsun. ki onların sayesinde bu saate
entry girebiliyoruz.
Anneler gunu Amerika'nin iç Savaş yillarından sonra Julia Ward Howe tarafından annelere olan saygıyı göstermek amacıyla kutlanmaya baslanmistir. Howe anneler gunu kutlama fikrini ortaya atarken Anna Jarvis ten ilham aldi. Anna Jarvis iç Savas esnasında kadınların özellikle annelerin daha sıhhi ortamda calışmasını saglamak amacıyla buyuk çabalar gösterdi. Anna Jarvis kizina da gene kendi gibi Anna Jarvis adini vermisti. Jarvis annesinin yaptığı işlere karşı büyük hayranlık duymaktaydi. 10 Mayis 1908 tarihinde annesinin ölümü üzerine Grafton, West Virginia daki bir kilisede ilk anneler günü kutlandı. Bu günden itibaren 45 eyalete hizla yayilan anneler günü kutlamalari 1912 yilinda resmen kutlanmaya başlandı. 1914 yilinda Amerika başkani Woodrow Wilson anneler gününü ulusal gun olarak kabul etti.
Anneler gunu Turkiye'de ve genel olarak çoğu ulkede Mayis ayinin ikinci Pazar gunu kutlanmasina ragmen bazı ülkelerde farklı tarihlerde kutlanmaktadir. Bu ülkelere örnek olarak;
Norvec'de Subatin ikinci Pazar gunu, Misir, Lubnan, suriye, ürdün, Kuveyt, Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri'nde 21 Mart ta, Guney Kore de 8 Mayis ta, Hindistan, Meksika, Pakistan ve Suudi Arabistan da 10 Mayis'ta, Fransa, Sweden, Dominikan Cumhuriyeti ve Haiti de Mayisin son Pazar gunu, thailand'da 12 ğgustos ta (kralice Sirikit Kitiyakara'nin dogum gunu)
rusya' da Kasımın son Pazar gunu, Panama' da 8 Aralikta, Endonezya'da 22 Aralikta anneler gunu kutlamalari yapilmaktadir.
niyedir bilmiyorum ama ne zaman anneler günü olsa ben şu şarkıyı mırıldanır ağlarım çocuk şarkısı aslında böyle sazlı türkü falanda değil ama.. annemden ayrı 4. senemde yine ara ara söyleyip ağlamaya devam edeceğim.
Anamiz basimizda
Her ögün asimizda
Ananin emegi var
Her iyi isimizde
Gelin çiçek derelim
Yollarina serelim
Sevgi dolu türkülerle
Annemize verelim
*an itibariyle kutlanan gündür. sevgili annelerimize olan çok sevgimizi cümlelerle dile getirmeye çalışıp yeterince başarılı olamadığımız gündür. çünkü o sevgi cümlelerle ifade edilmez çoğunlukla. * uzakta olunduğundan anne telefonla aranır ve annenin işi vardır telefonu baba açar. saat 00:04tür.
b butterfly- aa baba sen misin annem nerde?
baba- işi var kızım noldu?
b bu..- çağırır mısın anneler gününü kutlucam?
baba- *babalar gününü hiç 12yi 4 geçe kutlamıyorsun ama.
b bu..- baba neden kutlamayım kutluyorumdur bak babalar günü gelsin 2 geçe kutlucam söz.
baba- tabi tabi bana palavra anlatma. yok annenin işi var yarın ararsın.
b bu..- tamam ben birazdan yine ararım.
baba- arama bu saatte yatıcak kadın, yarın konuşursunuz hadi öptüm hoşçakal.
b- aradığımı söylersin...
dıııııt telefon kapanmıştır. **
aslında antik çağlarda bile tanrıların anası kabul edilen Rhea için kutlamalar yapılıyordu ancak belirli bir tarihte herkesi toplayan olay, bir kızın annesini kaybettiği tarihtir. eksik olan tek bilgi ise aslında bahsi geçen kişinin annesini kaybettiğinde 41 yaşında olduğudur.
Asıl mesleği öğretmenlik olan 1864 doğumlu Anna Jarvis, 1902 yılında babası ölünce annesi ile beraber ABD'de, Philadelphia'da yaşamaya ve çalışmaya başladı. Üç yıl sonra 9 Mayıs 1905'de de annesini kaybetti. Sürekli annesi ile beraber yaşamasına rağmen öldüklen sonra "Ona hayatta iken gerekli ilgiyi gösteremediği"ne inanıyor ve bunun ezikliğini duyuyordu. iki sene sonra Mayıs'ın ikinci pazarında, annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine çağırdı ve bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini ilk onlara açtı.
Fikir kabul gördü, anneler memnun kaldı, babalar itiraz etmedi, Amerika'nın önde gelen bir giysi tüccarı da finansal desteği sağladı. ilk anneler günü Jarvis'in annesinin 20 yıl süresince haftalık dini dersler verdiği Grafton'daki bir kilisede, 10 Mayıs 1908'de, 407 çocuk ve annesinin katılımı ile kutlandı. Jarvin her bir anneye ve çocuğa kendi annesinin en çok sevdiği çiçek olan karanfillerden birer tane verdi. O günden sonra, temizliği, asaleti, şefkati ve sabrı ifade eden beyaz karanfil Amerika'da anneler gününün sembolü olarak kabul edildi.
Sıra anneler gününü "milli bir gün" olarak kabul ettirmeye gelmişti. Jarvis, tarihte tek bir kişi tarafından gerçekleştirilen en başarılı mektup yazma kampanyası ile gazete patronlarından işadamlarına, devlet adamlarından din adamlarına kadar ulaşabildiği herkese bu fikrini iletti. Fikir o kadar çok ve çabuk kabul gördü ki, Senato onaylamadan çok önce, bir çok eyalet ve şehirde anneler günü kutlamaları gayrı resmi olarak başlatılmıştı bile. Sonunda 8 Mayıs 1914'te Senato'nun onayı, Başkan Wilson'ın da imzası ile Mayıs'ın ikinci pazarı 'Anneler Günü' olarak resmen ilan edildi. Çok kısa sürede diğer ülkelere de yayılan bu gün çiçek ve tebrik kartı satışlarının tavana vurduğu bir gün oldu.
Anna Jarvis sonunda muradına ermiş, kampanyasını başarı ile sonuçlandırmıştı ama kendi hayatı pek mutlu sonla bitmedi. Yoğun çalışmadan evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya fırsat bulamadı. Her anneler günü onun için bu yönden acı oldu. Daha ziyade dini ağırlıklı bir kutlama olarak düşündüğü bu günden ticari çıkar sağlamaya çalışanlara karşı hukuki savaş açtı. Davaların hepsini kaybetti. Dünyadan elini eteğini çekti. Bütün gelirlerini hatta ailesinden kalan evini bile kaybetti.
Kalan hayatını adadığı, gözleri görmeyen kız kardeşi Elsinore'da 1944'de ölünce sağlığı da tehlikeye girdi. Dostları ona destek vererek son yılını sanatoryumda geçirmesini sağladılar. Bütün dünya annelerinin en azından senede bir gün mutlu olmalarını sağlayan Anna Jarvin, mutsuz, yarı görmez ve yalnız bir şekilde 1948'de 84 yaşında öldü.
annesi olmayan insanlara eziyet gibi gelen gündür.15 mayısta herkez sınıfta annesine aldığı hadiyeyi anlatırken siz mal gibi bakmak zorunda kalırsınız. **
sevene, değer verene, hergün sevgililer günüdür. anneler günüdür. ama sanırım maddi amaçtan çok, annelerimize hediye olarak verilmiş bir gündür. hatırlanmalıdır. gücünüz yettiğince ufak bir hediye almanız da koruyucu meleklerinizi sevindirecektir.
edit: annesinin öldüğü günü anneler günü olarak ilan eden kız amerikalıdır. (23. entry)
insanın canını çektiren gün.
benim de anneler günüm kutlansın istiyorumm. ne güzel bir şey, hediyelerdir, ilgidir, alakadır, radyolarda bile anneler gunu var.
babalar günü öle mi? değil. bi mesaj atar evlat "babalar günün kutlu olsun" tamam. hasktir lan anne olcam ben.
anneler gününün mimarı anna jarvis tir.çok sevdiği annesinin ölümünün üzerinden bir yıl geçmesinden sonra böyle bir günün olması gerektiğini savunur ve bu günün evrensel bir gün olmasının öncüsü olur.
bu sebebten ötürü kapitalist düzenin ticari amaç getirisi olması durumunu ortadan kaldırır.daha sonra dünyada kutlanacak olan sevgililer ve babalar günü ticari amaçlı olarak ortaya çıkarılmıştır.bu günlerin çıkarılmasında anneler günü etkili olmuştur.
yeşildir artık yüreğinde kara bulut
bugün anneler günü annem beni unut
evde acılar koynuna yangelip yatmış
inadına giyin sen de mayısa batmış
yürü sokakta çocukların düşü aksın
yürü ki saksıda çiçekler sana baksın
diline genç anılarından bir türkü seç
beş yıl büyüdüğüm okulun önünden geç
ıslanırsa anıların güneşte kurut
senin günün bugün unutma beni unut
gök mavi deniz mavi tam kıyısında dur
durma eteğinden beni bir daha savur
annem yıldız kayıyor içinden dilek tut
koşuyor sana kısa pantolunlu çocuk
gözünde gözümde gözlerinde bin umut
günü geldiğinde - belki anneler günü olmayan bir günde -
çiçeklerin para karşılığı ambalajlanmadığı , yolum üzeri yollardan topladığım bir tutam çiçek sunarım sana...
afacan bakışlarıma şefkatli bir gülüş çalarım senden...
mayıs aylarında kudurur çocukluğum,
kavgaya meyili çocukluğundandır mayıs ın....
tüm anneler mayıs ta doğmuş olmalı..!
ve her mayıs ın her günü annelerin olmalı...
hepimizin çocuğu kadar annesi de ,
kavgacı ve yaramaz olmalı...
Biz insana, annesine babasına iyi davranmasını emrettik. Zira annesi onu nice zahmetlerle karnında taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl kadar sürer. insana buyurduk ki: "Hem Bana, hem de annene babana şükret, unutma ki sonunda Bana döneceksiniz." (Lokman, 31/14)