yer yüzüne sadece bir sebepten geldiklerine inandığım varlıklar. insan denmez onlara birer melektirler. yeryüzündeki görevleri tamamlandığında kanatlarını takıp tekrar sizi görecekleri günü beklerler.
allahın sonsuz sabır ve sevgi verdiği, bir insan nasıl böylesine karşılıksız sevebilir dedirten, gözleri daima şefkatle bakan, çocuklarının huzurunu ve mutluluğunu herşeyin üstünde tutan, evde yoksa büyük özlemle kapının zilini çalmasını beklediğimiz dünyanın en muhteşem varlığı.
annecim iyi ki varsın doğum günün kutlu olsun.
çocukların en çok sevdiği, hep sevdiği melake..şöyle ki bir çocuk doğduğu andan itibaren başlayarak ölene dek sever annesini, anne ise çocuğu doğduktan sonra..çocuklar annelerini daha çok sever bu durumda..hep sever..çok sever..
ferdi tayfur şarkısı.
Anne anne anne duy sesimi yalvarıyorum
Anne anne anne duy sesimi yalvarıyorum
içimde öyle bir volkan kaynıyor
Yakıyor yakıyor kavruluyorum
Sakın sorma bunu bana neyin nesidir
Bu benim gönlümün efsanesidir
Buluşurduk gizli gizli koşuşurduk kırlarda
Bu benim bu benim ömrümün hikâyesidir
Anne anne güvenme derdin her gördüğüne
Anne anne inanma derdin her duyduğuna
Kulağım sağırdı gözüm kör sanki
Ne olur ne olur bağısla beni
Bu nasıl dünyadır her şey tersine
Sevenin karşılık yok sevgisine
Inanmıştım çok sevmiştim
Biz mutluyuz sanmıştım
Ne yazık ne yazık ben aldanmışım
siz bir yerinizi bir köşeye falan vurmuşsanız, o ağlamaya başlar
hasta olduğunuz vakit kafayı size takar ve her daim gelir ateşinizi kontrol eder, doktor kesilir başınıza.
sırtınıza havlu koyacak diyelim, o havluyu gerekirse kendi koynuna sokar ısıtır ve ondan sonra sizin sırtınıza sokar.
babaya karşı hava yastığı misali, sizi korur, gözetir. bir nevi söylenmesi gereken şeylerin rahatlıkla söyleneceği tek adrestir ev ahalisi içinde.
sınavınız kötü mü geçti, kendi derdiymiş gibi durgunlaşır, üzülür. sessizleşir.
çok konuşur....ama hep haklı çıkar.
hayatta önünüzü aydınlatan fenerinizdir. %100 güvenebileceğiniz belki de tek kişidir.
korktuğunuz veya bir etki nedniyle canınız yandığı zaman ilk "anne" derseniz.
ve anne...tüm bunları tamamiyle karşılıksız yapan, karşılıksız seven tek canlıdır.
yer yüzündeki bütün bayanlara o veya bu şekilde bir saygı duyulmasının nedenidir anne.
uzun uzun ara$tırdıktan sonra formülize etmeyi ba$ardığım kutsal varlık..
form :
1 adet insan.. aslında fazlası; kalbindeki atı$ın sekonder nedenlerinden biri.
endikasyon :
anne insanı, depresyonun ve buna eşlik eden anksiyetinin, ayrıca bulimia nervosa, anorexia nervosa ve obsesif - kompülsif hastalık tedavisinde endikedir. ayrıca sevgiye ihtiyaç duyulan zamanlarda sığınılan bir liman olma özelliğine binaen; hayat denen saklambacı her zaman sizinle oynamaya razıdır. hassas mikroorganizmaların etken olduğu hırs, yapaylık, dalga geçme gibi enfeksiyonları ile nefret ve mutlak a$kın tedavisinde endikedir. gerektiğinde enfeksiyonun yerine göre gerekli cerrahi müdahale uygulanmalıdır. ayrıca spastisitenin e$lik ettiği duygu eksikliği, hüzünlenme veya gerçekleri farkedememe gibi sorunların önlenmesinde de etkili olduğu laboratuar deneyleriyle ispatlanmıştır. (isviçre bilimadamları öyle diyor!) anomali olu$umunda etken olanları tek tek siler. ak$amları çay yapar.
kontrendikasyon :
ha bire sevesiniz gelir onu. gece üstünü örtesiniz; dertlendiğinizde yaktığınız sigaraya karı$masına bile aldırmamanız.
uyarılar :
anne insanı, etkisini gösteremediği zamanlarda ki$ide minumum 2x negatif, maximum sonsuz x negatif etki yapar. üzülmek gelir elden. o kadar!
yan etkiler :
sevginizin büyük kısmını ona harcadığınız için sevgiliniz tarafından terkedilebilme ihtimaliniz yüksektir. pilav yapmayı öğretemez belki size ama; sevmeyi öğretebilir. ilk kez seversiniz birini. doğduğunuzda daha, a$ık olursunuz. her erkek ilk annesine a$ık olur, dersiniz benim gibi. duygularınızı saklarsınız ondan, ona gösteremezsiniz süveydanızı kıpra$tıran aydınlığı. ah annem, dersiniz. artık uzaktasınızdır.
etkile$im :
bir tek hayat arkada$ınıza ihtiyacınız vardır kar$ı cinsten. bulursanız; ne alâ?
doz :
bütün olarak ve tek seferde kalbin içine yerle$tirilir. anne insanı alan kalp tik tak etmeye ba$lar artık. $iir yazarken kullanmayınız!
hayatta özlenilen iki kadından biridir birinci veya ikinci olması size bağlıdır, ama özlendiği kesindir. özellikle 30'lu yaşlarına gelenler ara ara o ulu şahsiyetle olan anıları kafanın içinde canlanır 5 - 6 yaşlara dönüp kollarına atılıp kucaklayıp sevmesi hatırlanır sokakta yürürken alınan dondurmaların tadı düşer dile, işyerinde masasında harıl harıl çalışırken masanın altında yapılan haylazlıklar gelir kişinin aklına, sımsıcak elleriyle elinizi tutup yapılan eve dönüş yürüyüşleri gelir insanın aklına, sanımca kutsal varlıklardır uğurlarında gözyaşı dökülmesi layık insanlardır.
kalk anne
bugünün hatrına kalk anne
gelinmez yollardan geç
kokunu da getir gelirken
kalk anne, kalk
kanatlarını aç , uçarak gel
kalk anne, kalk
elllerini de getir ki öpebileyim
bembeyaz, öyle narin...
beline kadar uzanan saçlarını da getir
okşayayım, okşayayım...
kalk anne, kalk...
bugünün hatrına kalk,
bayram bugün...
kalk anne , kavurma yaptım.
sevdiğin kayısı kolonyasından aldım dün
kalk anne kalk , gel de ör saçlarımı bayram sabahı
kalk anne, bugünün hatrına...
lütfen anne, gel ve babama
"bu bizim kızımız mı" de, yine
kalk anne, yeter uyuduğun...
anne uyan, ağlamıyorum ben
uyan anne bayram bugün...
uyan...
dokunduğu yer aydınlanır onun. nasıl yapıyor bilmiyorum ama usulca kapattığım yemek dolabında mutlaka parmak izimi görüyor. ne onun gibi sofra toplayabiliyorum , ne de onun gibi ütü yapabiliyorum. aynı gun içerisinde 3 insana birden, o yorgun vucuduna rağmen, nasıl koşabiliyor anlayamıyorum. aynı zamanda yemekleri pişirip ,babaannemi hasta olmadığı konusunda nasıl avutabiliyor. nereden buluyor bu enerjiyi? yediği yemeği görseniz kuş kadar bişey. iki dilim ekmek bir tabak çorba içse karnı şişer. yatak yorgan ancak 50 kg gelir. evlatları dısındakilerin bile hakkını nasıl ödeyebileceklerini kara kara düşündükleri annemin hakkını nasıl öderim ben? hep düşünüyorum gözlerine bakıyorum ,eriyorum ,bitiyorum.